YUNUS KARAKAYA TÜM YAZARLAR
Cemiyetin zararını da sorar mısınız?
17.2.2017 | Arşiv

Cemiyetin zararını da sorar mısınız?

yunus.karakaya@yeniasir.com.tr

CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, bir gün TRT'nin, bir gün PTT'nin zarara uğratıldığı iddiasıyla açıklama yapıp gündeme geliyor.
Merak ediyorum Atilla Sertel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti'ni ne kadar zarara uğrattığı veya uğratıldığı konusunda açıklama yapacak mı?
Biliyorsunuz geçen dönem İGC Genel Sekreteri Fahrettin Dokak, Yardımcısı Zeynep Gürel ile İGC Yönetim Kurulu Üyeleri Abdi Karagözoğlu, Erkut Şahin, Mustafa Yılmaz, Suavi Yardımoğlu, cemiyetin zarara uğratıldığını gerekçe göstererek istifa etmişlerdi.
O yöneticiler, İGC'nin 2015 yılı gelirinin toplam 778 bin TL olduğu, aynı dönemde giderin ise 1 milyon 47 bin TL olduğunu belirterek şu bilgilere yer vermişti:

"Cemiyet'e ait araçların satışından elde edilen 92 bin TL de gelir hanesinde gözüküyor. Dolayısıyla 2015 yılında zarar 360 bin TL'yi buluyor. İGC'nin bir iktisadi teşekkülü olan 9 Eylül Gazetesi'nde bu yılın ilk iki ayındaki zarar 144 bin TL.
9 Eylül Gazetesi'nin İGC'ye 29 Şubat 2016 tarihi itibariyle 1 milyon 184 bin TL borcu bulunuyor. İşin daha acı tarafı bu kadar büyük zarara, bizim bütün uyarı ve önerilerimize rağmen ağır sorunların yaşandığı bir dönemde gazetecilikle ilgili neredeyse hiçbir faaliyetin yapılmamış olması."

GAZETEDE 100 BİN LİRA ZARAR

Yine 6 üyenin verdiği rakamlara göre, 2015'te 55 bin liralık araç satışı ve İGC'den gelen 28 bin lira destek düşüldüğünde 9 Eylül Gazetesi'nin gelirleri giderlerini sadece 55 bin lira geçti. Ancak, 2015'te kar edildiği gerekçesiyle gazete çalışanlarına 63 bin lira prim dağıtıldığı için gazete 8 bin lira zarara geçti.
Gazete, bu yılın ilk 2 ayında ise, toplam 100 bin lira zarar etti.
Ayrıca, gazetenin 29 Şubat 2016 tarihi itibariyle İGC'ye 1 milyon 184 bin TL'lik de borcu bulunuyordu.

O ŞOFÖRÜN İŞİNE SON VERDİLER

Bir süre önce (30.01.2017) "ESHOT ve İZELMAN'da sahte dilekçe bilmecesi" başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
ESHOT yetkililerinin yazımda adı geçen Mustafa Taner Dinç'in işine son verdiğini üzülerek öğrendim.
Önce (sahte) dilekçeniz var sonra pardon yanlış olmuş.
Daha sonra hatta çıkın, ee adam ölümlü kazaya karışmış hat şoförlüğü yapamaz kalsın.
Yeni Asır'da "ESHOT'ta sahte dilekçe bilmecesi" yazısı sonra adamı ver disipline, haberi kim yaptırdı diye, adam alakam yok dese de hemen çıkışını ver.
KAHRAMANIMIZ MI SOSYALİST GÖRÜNÜMLÜLER... MAĞDUR MU ODA EMEKÇİ MUSTAFA TANER DİNÇ... RAPORU VAR...
Şimdi ESHOT yetkililerine şunu sormak istiyorum.
Birincisi sahte dilekçe olayı doğru mu?
Eğer olay doğru ise emekçi kardeşimiz doğruyu söylediği için mi işten çıkartınız?
Yok, sahte dilekçe olayı doğru değilse, doğru olmayan bir olay için emekçi kardeşimizi neden işten çıkartınız?
Peki, Mustafa Taner Dinç'in hatta çıkmasını istediniz mi?
Yoksa istemediniz mi?
Yoksa Mustafa Taner Dinç için düşündüğünüz veya hazırladığınız planlarda onun daha önce karıştığı ölümlü bir trafik kazasından dolayı, sefere çıkamaz raporu olduğunu sonradan mı farkına vardınız?
Bu arada dikkatinizi çekerim, köşe yazımda kaynağımı da açıklamıştım.
Sizin yaptığınız minare, kılıf olayı sanırım.

ADRESE TESLİM HİKAYE

İki sosyalist iki horoz..
İki sosyalist arkadaş oturmuş konuşuyorlardı:
- Arkadaşım senin iki araban olsa birini bana verirdin değil mi?
- Elbette verirdim.
- İki evin olsa birini verirdin değil mi?
- Verirdim tabi.
- İki horozun olsa birini verirdin değil mi?
- Hayır, vermezdim.
- Neden?
- İki horozum var da ondan Av. Galip Us'a teşekkür ederim...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.