Denizli'de yaşayan 46 yaşındaki 2 çocuk babası Hazım Bozca, 2 yıldan bu yana doğadan topladığı taşları kendi tasarladığı makinede işleyip takı ve süs eşyası haline getiriyor. İnternetten uzun yıllar araştırma yaptıktan sonra iki yıl önce süs taşı işleme sanatına başladığını belirten Hazım Bozca, "Türkiye süs eşyası ve şifalı taş olarak bilinen taş türlerinden bolca bulunan bir ülke. Ülkemizde taş çeşitlerini ve türlerini bilen binlerce insan olmasına rağmen kullanılan malzemelerin çok pahalı olması, el becerisi gerektirmesi, taş işlemeciliğinin uzun ve sabır isteyen bir iş olması nedeniyle topladığı taşı sanata dönüştürenlerin sayısı çok az.

TÜRKİYE DOĞAL TAŞ DEPOSU
İnternet üzerinden kurulan guruplarla Türkiye'nin her bölgesindeki taş toplayıcılarıyla görüşebiliyoruz. Ancak bu taşların işlenip insanların kullanımına sunulmasında sıkıntı var. Ben fırsat buldukça dağlardan taş topluyorum. İnternetteki guruplardaki taş toplayıcılarından temin ettiğim taşları kendi tasarladığım makinemde işleyip çeşitli yollarla parlatmasını yapıyorum. Taşlardan kolye, bileklik, küpe, yüzük ve şimdilik tesbih üretimi yapıyorum. Bir hafta sonu dağlardan topladığım taşlardan aylarca çalışma yapacak malzeme çıkıyor" dedi.

Türkiye'de kuvars, kalsedon, opal, serpantin, jade, ametist, agad, strin gibi taşların yoğun bulunduğunu hatırlatan Bozca, "Bu taş türleri ağırlıklı olarak Bursa, Ankara, Kastamonu civarlarında bulunuyor. Denizli'de de Acıpayam ilçesi değerli taşların yoğun olarak bulunduğu bir bölge. Bu doğal taşlar aynı zamanda insan sağlığına da faydalı. Mesela yoğun olarak işlediğim kuvars taşı, beyni uyarır, negatif enerjiyi yok ederek pozitif enerjiye çevirir. Kıskançlık, korku ve öfkeden koruduğu bilinir. Yatıştırıcı etkisiyle bilinen ametist bağışıklık sistemini de kuvvetlendirir ayrıca meditasyon içinde kullanılabilecek bir taştır. Enerjisi çok yüksek olduğundan bulunduğu ortamdaki bütün kötü enerjiyi pozitife çevirir" dedi.
HASAN DURNA

