İzmir'in kalbindeki Kemeraltı Çarşısı'nı adım adım gezerken, aslında ayaklarımızın altında tarih fısıldıyor olabilir. Kent efsanelerine göre, çarşının bazı sokaklarının altında sadece antik taş döşemeler değil, eskiden denizle bağlantılı su kanalları ve rıhtımlar yer alıyor. Tarihi kaynaklar, Kemeraltı'nın aslında deniz doldurularak kazanıldığını, bu sayede bölgenin yüzyıllar boyunca liman kenti kimliğini koruduğunu anlatıyor. Fakat en büyüleyici kısmı, 19. yüzyıldan gelen bir rivayet: Bazı dükkân sahipleri, yer altındaki mahzenlerden kayıklarına binip doğrudan denize açılıyormuş! Gerçek mi, efsane mi? Kim bilir... Ancak, Kemeraltı'nda yapılan restorasyon ve altyapı çalışmaları sırasında ortaya çıkan su kanalları ve taş rıhtımlar, bu hikâyelerin tamamen boş olmadığını düşündürüyor. Zamanla doldurulan deniz ve mahzenler, çarşının sadece ticaret merkezi değil, aynı zamanda denizle kurulan gizli bir şehir olduğunu gözler önüne seriyor. Tarihçiler, bu tür efsanelerin İzmir'in liman kenti geçmişini anlamak için ipuçları sunduğunu söylüyor. Bugün binlerce kişinin adım attığı çarşının sokakları, aslında denizin sessizce fısıldadığı bir geçmişi taşıyor. Belki de bir gün, o eski kayıkların izlerini yeniden görebiliriz...