Her gün milyonlarca kişinin kullandığı Telegram uygulaması, çetelerin gizli sığınağı haline geldi! Şantajdan tehdite, yasa dışı satışlardan organize suçlara kadar her şey burada dönüyor. İşte mesajlaşma uygulamasının perde arkasındaki korkunç gerçek...

TEK BAĞLANTIYLA GRUPLARA DAHİL OLUYORLAR
Özellikle sosyal medyada ya da mesaj yoluyla gönderilen bağlantılar üzerinden kullanıcıların çeşitli Telegram gruplarına yönlendirildiği belirtiliyor. Kullanıcılar, çok sayıda kişinin bulunduğu gruplara isim veya kimlik bilgisi paylaşmadan dahil olabiliyor.
TEHDİT VE ZORBALIK İÇİN KULLANIYORLAR
Adli Bilişim Uzmanı Ahmet Topçu, Telegram'ın anonim kullanım imkanının bazı suçlarda kötüye kullanılabildiğini belirterek "Herkes erişebilir buna. Anonim olarak bile erişebiliyorsunuz. Kimliğini gizleyerek isteyen oraya erişebiliyor. Kişileri tehdit etme ya da zorbalık yöntemi için bu uygulama daha çok kullanılıyor." İfadelerini kullandı.

ONLARCA SUÇ BAŞLIĞINDA ADI GEÇTİ
Telegram yıllarca bireysel silahlanmayla gündem oldu. Yasa dışı ürünlerin satışı, örgütlere eleman devşirilmesi ve daha onlarca suç başlığında adı geçti. Manisa'daki son okul saldırısında da çeteler gün yüzüne çıktı. Hem saldırgandan hem de saldırıdan övgüyle bahsettiler, tehdit savurdular.
"VERİLER OTOMATİK OLARAK SİLİNİYOR"
ATV Haber'den İremnaz Aksoy'un haberine göre, Telegram'ın bu kadar popüler olmasının en büyük nedenlerinden biri de kişisel verilerin girişinin zorunlu olmaması gruplara girerken kolaylık sağlıyor.

Telegram'da gönderilen bazı içeriklerin belirli koşullarda otomatik olarak silinebildiğine de dikkat çeken Topçu "Gönderilen verilerde yok etme özellikleri var. Mesela herhangi bir suçlu ya da şüpheli veri gönderdi. Bu kendi kendine uçuyor. Yani telefona ya da herhangi bir yere kaydolmuyor. Hepsi genelde bulut ortamında oluyor. Telegram sonuçta yurt dışı kaynaklı bir uygulama ve bizim sunucularımızda barınmıyor. Çok büyük dosya, boyutlu dosyalar gönderilebiliyor." dedi.
"ERİŞİM ENGELİ GELEBİLİR"
Siber suçlarla mücadele ekipleri farklı platformlarda yürüttükleri operasyonlarla suç unsuru taşıdığı değerlendirilen grupları ve hesapları takip ederken, uzmanlara göre dijital platformlarda paylaşılan içeriklerin hızlı şekilde silinmesi soruşturmalar açısından yeni zorluklar oluşturabiliyor.
Topçu, olası erişim engelinin daha çok önleyici bir yöntem olabileceğini belirterek, "Telegram'a da gelebilir. Bunda da servis sağlayıcılar tarafından gelebilir. Yani Telegram IP'lerini engelleyerek buna erişim engeli getirebilir. Daha çok önleyici bir yöntem" dedi. Uzmanlara göre platformların denetlenmesinin yanı sıra özellikle çocukların ve gençlerin hangi gruplarda bulunduğunun takip edilmesi de önem taşıyor.

"İHBAR MEKANİZMASI OLUŞTURULABİLİR"
Topçu, suç unsuru taşıyan içeriklerin tespit edilmesi halinde ihbar mekanizmalarının oluşturulabileceğini belirterek, "Herhangi bir suçla ilgili bir şey konuşuluyor mu, konuşuluyorsa müdahale edilmesi ya da bununla alakalı bir ihbar hattı oluşturulabilir. Bu gruplar sürekli denetlenerek önlenebilecek bir faaliyet oluşturulabilir" ifadelerini kullandı.

"ERKEN FARK ETMEK ÖNEMLİ"
Çetelerin sosyal medya, oyun platformları ve kapalı iletişim grupları üzerinden çocuklara ulaştığını belirten Adli Bilişim Uzmanı Mustafa Sansar "Bu yapılar çocuklara genellikle sosyal medya, oyun platformları ve kapalı iletişim grupları üzerinden ulaşıyor. Önce arkadaşlık ve güven ilişkisi kuruyor, daha sonra manipülasyon, tehdit ve şantaj yöntemleriyle kontrol sağlamaya çalışıyorlar. Özellikle yalnızlık veya sosyal izolasyon yaşayan çocuklar daha kırılgan hale gelebiliyor. Burada önemli olan, çocuğu suçlamak değil, bu manipülasyon mekanizmasını erken fark edebilmek" bilgisini paylaştı.

EYLEMİN KENDİSİNDEN DAHA BÜYÜK ETKİ!
Suç çetelerinin kitleleri etkileyecek eylemleri özellikle gerçekleştirdiğini belirten Mustafa Sansar, "Çünkü bu tür içerikler toplum üzerinde çok güçlü bir psikolojik etki oluşturuyor. Aynı zamanda korkutma, şantaj ve grup içerisinde statü oluşturma aracı olarak kullanılabiliyor. Dijital ortamda bir eylemin görüntüsü çok hızlı şekilde yayılabildiği için, yapılan eylemin kendisinden çok daha büyük bir etki oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, dijital platformlarda çocukların maruz kalabileceği tehdit, zorbalık ve suç içeriklerine karşı ebeveynlerin daha dikkatli olması gerektiğine işaret etti.