Muğla'nın tarihi evleriyle özdeşleşen, dört tarafı açık ve kiremit saçaklı özgün baca sistemi, kentin yağışlı ve rüzgârlı iklimine karşı geliştirildi. Kalın taş duvarları ve özel tasarımıyla dumanın tahliyesini kolaylaştıran Muğla bacası, kültürel miras olmasının yanı sıra doğru kullanıldığında can güvenliğine de katkı sağlıyor.

Yağmur suyunun bacaya girmesini sınırlandıran, farklı yönlerden gelen rüzgârlara karşı hava akışını destekleyen sistem, kentin iklim koşullarına uygun bir çözüm olarak öne çıkıyor. Yüksek Mimar Ertuğrul Aladağ, Muğla bacasının bugünkü biçiminin, kentte kiremitli çatıların kullanılmaya başlanmasıyla ortaya çıktığını belirtti. Muğla'da daha önce toprak damlı yapıların yaygın olduğunu anlatan Aladağ, bu yapılarda ters çevrilmiş küp veya "keleter" adı verilen sepet biçimli baca çözümlerinin kullanıldığını söyledi.

Kiremitli çatılara geçişle birlikte baca sisteminin de değiştiğini aktaran Aladağ, geleneksel Muğla bacasının haçvari tonoz biçiminin kiremitlerle oluşturulmuş stilize bir yorumu olduğunu ifade etti. Bacanın büyüklüğüne göre kullanılan kiremit sayısının değiştiğini belirten Aladağ, ana gövdede yaklaşık 16 kiremit bulunduğunu, köprü ve kırık kiremitlerle birlikte toplam sayının 26-28'e ulaşabildiğini kaydetti. Muğla bacasının en önemli özelliği, dört tarafının açık olması sayesinde hava akışının sürmesini sağlaması. Kiremitlerle oluşturulan saçaklar yağmur suyunun içeri girmesini sınırlandırırken, kalın taş duvarlar da baca içerisindeki ısının korunmasına katkı sağlıyor.