TCMB Başkanı Karahan, Boğaziçi Üniversitesi tarafından 'Belirsizlik Çağında Finansal Dönüşüm' temasıyla düzenlenen 'Finans Zirvesi 2025'te Türkiye Ekonomisinde Para Politikası ve Enflasyon Görünümü' başlıklı konuşma yaptı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin, teknolojik dönüşümün ve değişken finansal koşulların para politikası üzerinde etkili olduğunu dile getiren Karahan, son dönemde özellikle küresel ticaret politikalarına ilişkin gelişmelerin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki belirsizlikleri artırdığını söyledi.
ANA EĞİLİMDE GERİLEME
Karahan, 2024 Haziran'dan bu yana dezenflasyon sürecinin devam ettiğini, gelinen noktada enflasyonun ana eğiliminin gerilediğini, hizmet enflasyonundaki düşüşün belirginleştiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü; "Mal enflasyonu düşük seviyelerde seyrediyor. Uyguladığımız politikalar sonucunda talepte oluşan dengelenme enflasyondaki düşüşe katkı verdi. Enflasyon beklentileri gerileme eğilimine girdi. Mart ayında finansal piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında proaktif bir biçimde gerekli tedbirleri aldık. Önümüzdeki dönemde de para politikasındaki kararlı duruşumuzu sürdürerek, dezenflasyonun devamını sağlayacak şekilde hareket edeceğiz." TCMB Başkanı Karahan, enflasyonda yaşanan düşüşe işaret ederek "Medyan enflasyona baktığımızda, bu göstergeler yıllıklandırılmış enflasyonun yüzde 30'un biraz üzerinde olduğunu ima ediyor. Bu da bize dezenflasyonun süreceğini gösteriyor" diye konuştu.

ENFLASYON BEKLENTİLERİ
Hizmet enflasyonundaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, nisanda aylık temel mal enflasyonun yükseldiğini, hizmet enflasyonundaki artışın görece sınırlı olduğunu söyledi. Fatih Karahan, enflasyon üzerindeki yukarı ve aşağı yönlü etkilere değinerek, sözlerini şöyle tamamladı; "Emtia fiyatları daha ılımlı seyrederek dezenflasyona katkı sağlıyor, yurt dışı talep zayıflıyor. Para politikasında aldığımız önlemler sayesinde yurt içi talep de zayıflamakta. Diğer taraftan belirsizliklerin geçmiş döneme göre daha yüksek olduğunu da göz önünde bulundurarak ihtiyatlı ve sıkı bir para politikası duruşu sergiliyoruz. Sıkı para politikası duruşumuz enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar da sürecek. Bir kez daha vurgulamak isterim ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur. TCMB olarak dezenflasyon sürecinin devamını sağlayacak, enflasyonu belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde düşürmek için kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
RİSK DEĞERLENDİRME
Türkiye'deki para politikası uygulamalarına ve son dönemdeki makroekonomik gelişmelere değinen Karahan "Sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere kullandığımız araçları 3 ana grupta özetleyebiliriz. Mevduata yönelik düzenlemeler ile Türk lirası mevduatın payını artırmayı ve KKM'yi kademeli olarak azaltmayı hedefliyoruz. Kredi büyümesine yönelik düzenlemelerle kredi talebindeki dalgalanmaların önüne geçiyoruz. Üçüncü olarak da likiditeye ilişkin adımlarımız ile sistemdeki fazla Türk lirası likiditeyi yönetiyoruz. Mart ayından bu yana finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri değerlendirerek parasal sıkılığı artırıcı adımlar attık" dedi.

