Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sapanca'da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) açılışında yaptığı konuşmada, savaşın "büyük bir şok" olduğunu söyledi. Geçmişe oranla bakıldığında bugün yaşanan savaşın enerji piyasalarına etkisinin gerçekten büyük olduğunu vurgulayan Şimşek, "Çünkü Hürmüz Boğazı kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol açısından değil, gübre ve doğal gaz açısından da öyle. Dolayısıyla, bu şokun büyüklüğünün farkındayız" diye konuştu.
'KIRILMALAR VAR'
Şimşek, küresel ekonomideki gelişmelere de değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Savaşın getirdiği yıkım ve bunun rehabilitasyonu biraz zaman alacak. Bugünkü ateşkes devam etse dahi bunun etkileri hissedilecek. Jeopolitik olarak da ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek. Büyük kırılmaların olduğu bir dönemdeyiz. Ticaret savaşları ve getirdiği parçalanmalar, demografik dönüşüm, iklim krizi, yapay zeka ve otomasyonun dönüştürücü ve yıkıcı etkileri... Aslında birçok boyutla zorlu bir dönemden geçiliyor." Şimşek, savaşın etkilerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Savaşlar diğer şoklara oranla çok daha kalıcı ve büyük sonuçlar doğuruyor. Türkiye'nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz. Bunu da geçen sene ispatladık, bu sene de ispatlayacağız. Ayrıca, Orta Doğu'daki çatışmaların özellikle enerji ve doğal gaz kanalı üzerinden Türkiye'ye yansıması, sınırlı bağlantısallık nedeniyle görece daha düşük kalıyor. Türkiye, mevcut jeopolitik şoklara karşı daha yüksek bir dayanıklılık sergileyebilecek ülkeler arasında yer alıyor" değerlendirmesinde bulundu. Petrolde hemen hemen neredeyse bağımlılığın olmadığına işaret eden Şimşek, "Bu, önemli. Çünkü ateşkes devam etmezse, bu savaş uzarsa birçok ülkede enerji arz güvenliği sorunu yaşanacağı için, bu sadece doğal gaz ve petrol değil bütün türevlerini de etkiliyor. Türkiye'nin orada bir avantajı olur. Çünkü Türkiye dediğim gibi çok daha az oranda o bölgeye bağımlı" dedi.
'RAHAT BİR NOKTADAYIZ'
ŞİMŞEK, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Dayanıklılığımızın en önemli alanı ve kaynağı maliye politikasının geçmişe oranla bugün de sağlam bir yapıda olması. 2023'te büyük bir deprem yaşadık, ona rağmen biz bütçe açığını milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına düşürdük. Bizim bütçe açığımız ve borcun milli gelire oranı düşük. Bu da bize politikada manevra alanı tanıyor, şoklara daha güçlü tepki vermemizi sağlıyor" dedi. Şimşek, dış açığın kritik bir kırılganlık alanı olmaya devam ettiğini vurgulayarak, petrol fiyatlarındaki artışın cari açığa doğrudan yansıyacağını ifade etti. Şimşek, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ve bölgeye yakın ülkeler açısından en temel riskin cari dengedeki bozulma olduğunu belirtti.

