İzmir Konak Pier'de basın mensuplarıyla bir araya gelen Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü, Yüksek İnşaat Mühendisi Batuhan Tozburun İzmir'de kentsel dönüşüm, deprem, zemin güvenliği ve sağlıklı yapılaşmaya ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Tozburun, İzmir'in hem kara hem de deniz içi faylarla çevrili bir deprem havzasında yer alması, yumuşak alüvyon zemin yapısı, eski yapı stoku ve yoğun yapılaşmanın kentin deprem riskini artırdığını belirterek, "İzmir'in birinci önceliği kentsel dönüşüm olmalı" diye konuştu.
'DEPREM DALGALARI BÜYÜDÜ'
30 Ekim 2020'de meydana gelen Samos Depremi'nin, merkez üssüne uzaklığına rağmen İzmir'de ağır hasar yarattığını hatırlatan Tozburun, "Yerel zemin etkileri deprem dalgalarını büyüttü. Özellikle 1980 öncesi yapılar ciddi hasar aldı. Orta katlı binalarda rezonans etkisi görüldü. Aynı sokakta farklı temel sistemlerine sahip yapıların farklı performans göstermesi, zemin-yapı etkileşiminin ne kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Kentsel dönüşüm artık bir imar konusu değil, doğrudan yaşam güvenliği meselesi" dedi. İzmir'deki binaların yaklaşık yüzde 40'ının 1980 öncesi inşa edildiğini belirten Tozburun, 1.5 milyondan fazla kişinin risk altında olduğunu ifade etti. Tozburun, "50 binden fazla konut öncelikli dönüşüm kapsamında. Tahmini yatırım ihtiyacı 25-30 milyar TL. Doğru planlanan dönüşüm, can kayıplarını yüzde 80'e kadar azaltabilir. Bu süreçte zemin mühendisliği kritik rol oynuyor" diye konuştu.

