Türkiye'nin petrol ve doğal gaz aramaüretim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Şırnak'ın Gabar bölgesinde 2021'de gerçekleştirilen keşif, Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçmişti. Cudi-Gabar bölgesinde 2021'de Şehit Esma Çevik, 2022'de Şehit Teğmen Akdeniz, 2023'te Şehit Aybüke Yalçın, 2024'te Mehmet İrfan Güler ve Mehmet Salih Bülent Sadioğlu, 2025'te ise Ağaçyurdu sahasında ham petrol üretimine başlandı. 2021'den bu yana bölgede toplam 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretildi.
ÖNEMLİ KONU BAŞLIKLARI MASADA
TPAO'nun 2025 yılı ham petrol üretimi yaklaşık 44 milyon varille rekor seviyeye ulaşırken, bunun 27,6 milyon varillik kısmı Gabar sahalarından karşılandı. Böylece Gabar'ın Türkiye'nin enerji arzına katkısı daha da arttı. Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu tarafından 22 Mayıs'ta düzenlenecek olan 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde de enerji konuları masaya yatırılacak. Açılışını Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın yapması beklenen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın da katılacağı zirvede, enerji yatırımları ile doğal gaz üretim ve arama faaliyetlerine ilişkin konular kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek. Zirvede 3 ayrı oturum düzenlenecek. Zirvenin en önemli konu başlıklarından biri 'enerji güvenliği' olacak. Bu kapsamda, "Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği" başlıklı bir Bakanlar Oturumu gerçekleştirilecek.
YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARI ARALANDI
Söz konusu oturumda Bayraktar'ın yanı sıra Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrıvıshvılı, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Khalifa Rajab Abdulsadıq, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Katı Mineraller Geliştirme Bakanı Oladele Henry Alake ile Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed yer alacak. TPAO'nun yurt içi ve yurt dışındaki toplam üretimi günlük 280 bin varil seviyesine ulaştı. Toplam üretimin yüzde 63'ü, yani 174 bin 928 varil eşdeğeri petrol, yurt içi sahalardan sağlanırken, bunun yüzde 44'ü Gabar sahalarından karşılandı. Türkiye, ankonvansiyonel yöntemlerle kayaların içine sıkışmış petrol ve doğal gazın üretimine yönelik yeni bir döneme hazırlanıyor. Bu kapsamda Diyarbakır'da 4 saha belirlenirken, önümüzdeki 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma yapılması planlanıyor. TPAO'nun orta vadede günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üretimine ulaşma hedefi doğrultusunda yurt dışındaki arama ve üretim faaliyetleri de hız kazandı. Bu kapsamda Somali'de önemli bir adım atıldı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 Ekim 2024'te İstanbul Boğazı'ndan Somali'ye uğurlanan Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, 234 gün süren çalışmalar kapsamında üç ayrı deniz blokunda toplam 4 bin 464 kilometrekarelik alanda veri topladı. Elde edilen verilerin analiz edilmesinin ardından belirlenen bir noktada sondaj çalışması yapılmasına karar verildi.
ÇEŞİTLİ TESTLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Somali'de gerçekleştireceği sondaj çalışmaları için 15 Şubat'ta Mersin Taşucu Limanı'ndan yola çıktı. Akdeniz, Cebelitarık Boğazı, Atlas Okyanusu ve Ümit Burnu güzergahını takip eden gemi, 53 günlük seyrin ardından Somali'ye ulaştı. Çağrı Bey için 10 Nisan'da Mogadişu Limanı'nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın katılımıyla karşılama töreni düzenlendi. Kuyu lokasyonunda konumlanma işlemlerini tamamlayan gemide, sondaj öncesi çeşitli testler gerçekleştirildi. Çağrı Bey'in yapacağı çalışma, "Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajı" olma özelliğini taşıyor. Hava ve deniz koşullarının elverişli olması halinde operasyonun 6 ila 9 ay içinde tamamlanması planlanıyor. Adını Somali dilinde "ailede doğan ilk bebek" anlamına gelen "Curad" kelimesinden alan CURAD-1 kuyusunda, 3 bin 495 metre su derinliğinde, deniz tabanından itibaren 4 bin 5 metre daha kazılarak toplam 7 bin 500 metre derinliğe ulaşılması hedefleniyor. Bu derinlikle CURAD-1'in dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması amaçlanıyor.
ANLAŞMALAR İMZALANDI
ÇAĞRI Bey'in Somali'de yürüteceği sondaj operasyonunda, 4 bin metreye dalabilen su altı robotu kullanılacak. Operasyon, bu tür robotların söz konusu derinlikte görev aldığı nadir çalışmalardan biri olacak. Sondaj faaliyetlerine enerji filosundaki Altan, Korkut ve Sancar destek gemileri eşlik ederken, çalışmalarda toplam 500 personel görev yapıyor. Güvenlik ise TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra tarafından sağlanıyor. Türkiye, yurt dışındaki enerji arama faaliyetlerini de genişletiyor. Bu kapsamda Pakistan'da bu yıl içinde sismik çalışmalara başlanması planlanırken, Libya ve Suriye'de petrol ve maden alanındaki çalışmalar sürüyor. Kuzeydoğu Suriye'de ilgilenilen bazı sahalara ilişkin ülke yönetimiyle temas kurulduğu belirtildi.TPAO'nun küresel büyüme stratejisi kapsamında ise 2026'nın ilk aylarında ExxonMobil, Chevron, BP, Shell ve TotalEnergies ile stratejik anlaşmalar imzalandı. Anlaşmalar çerçevesinde yurt içi ve yurt dışındaki deniz sahalarında ortak arama ve üretim faaliyetleri yürütülmesi hedeflenirken, Shell iş birliğiyle Bulgaristan'ın deniz yetki alanındaki Khan Tervel Sahası'nda da arama çalışmalarına ortak olundu.
ALTERNATİF ROTALAR
TÜRKİYE, küresel enerji piyasalarında yaşanan Hürmüz Krizi'nin yeni ittifaklar ve enerji rotalarını gündeme getirdiği bir dönemde, alternatif enerji koridorlarına yönelik önerilerini sürdürüyor. Bu kapsamda Türkiye, teknik ve ticari açıdan uygulanabilir çeşitli projeleri gündeme taşıyor. İlk olarak, yıllardır gündemde olan Türkmen doğal gazının Hazar Denizi üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya ulaştırılmasını sağlayacak boru hattının hayata geçirilmesi öneriliyor. Bu hattın, Türkiye için alternatif bir kaynak oluşturmasının yanı sıra Avrupa'nın enerji arz güvenliğine de katkı sağlaması hedefleniyor.
STRATEJİK ÖNEMİ ARTTI
İkinci olarak, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya kadar uzatılması planı öne çıkıyor. Son krizle birlikte bu hattın küresel piyasalar açısından önemi yeniden gündeme gelirken, söz konusu projenin hayata geçmesi halinde Irak petrolünün Hürmüz Boğazı'na bağımlı olmadan Türkiye üzerinden dünya piyasalarına ulaşabileceği ifade ediliyor. Üçüncü proje ise Katar'dan Türkiye'ye uzanacak bir doğal gaz boru hattı. Küresel enerji piyasalarında yaşanan arz ve fiyat dalgalanmalarının, bu projenin stratejik önemini artırdığı belirtiliyor. Türkiye'nin enerji vizyonu yalnızca petrol ve doğal gazla sınırlı kalmıyor. Kıtaları birbirine bağlayan elektrik iletim hatları da gündemde. Geçtiğimiz yıl Bakü'de imzalanan Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye- Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti Anlaşması ile Azerbaycan'da üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa'ya taşınması hedeflenirken, benzer şekilde Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye uzanacak bölgesel bir elektrik iletim hattı üzerinde de çalışmalar yürütülüyor. Bu projelerin hem Türkiye hem de Avrupa için yeni bir enerji koridoru oluşturması amaçlanıyor.

