BÜYÜKŞEHİRLERDE konut tercihleri, son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Şehir merkezine yakınlık ve rezidans yüksekliği uzun süre lüksün göstergesi olarak kabul edilirken, yeni dönemde doğaya yakın, yeşil alanlarla iç içe ve sakin yaşam sunan projeler öne çıkıyor. Günümüzde beyaz yakalı çalışanlardan çocuklu ailelere kadar geniş bir kesim, evine döndüğünde beton yapılaşma yerine doğayla temas edebileceği yaşam alanlarını tercih ediyor. Balkonundan yeşil alan görebilmek, yürüyüşe çıkıldığında trafik yerine doğal ortamla karşılaşmak ve daha sakin bir çevrede yaşamak, konut talebini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Sektör değerlendirmelerine göre konut alım kararlarında artık yalnızca metrekare büyüklüğü ve lokasyon değil, ulaşım ağlarına erişim ile yeşil alanlara yakınlık da belirleyici rol oynuyor. Özellikle uzaktan veya hibrit çalışan profesyoneller ile çocuklu aileler, şehir merkezine erişimi koparmayan ancak doğayla iç içe bölgeleri daha fazla tercih ediyor. Metro hatlarıyla desteklenen, orman ve geniş yeşil alanlara yakın konut projeleri, son dönemin en çok talep gören segmentleri arasında yer alıyor.

