İzmir'de 2004 yılında öldürülen Hasan Bayarsan'ın ev ve dükkanlarını üzerlerine geçiren iki kız kardeş, cinayetten ömürboyu hapis istemiyle yargılanırken, mahkeme servetini 6 yıl sonra 3 kız kardeşine verdi
ALİ EYCE (HABER MERKEZİ)
İzmir Küçükyalı'da 7 daire ve 3 dükkan ile bankada 2 milyon lirası olan ve çevresinde tutumluluğu nedeniyle "Varyemez Amca" olarak tanınan Hasan Bayarsan 2004 yılında, 78 yaşındayken vahşice öldürülmüştü. Cinayet kurbanı Bayarsan'ın serveti 6 yıl sonra mahkeme kararıyla kızkardeşlerine verildi.
Milyoner Bayarsan'ın ev ve dükkanlarını üzerlerine geçiren iki kız kardeş cinayetten ömürboyu hapis istemiyle yargılanıyor.
Bayarsan'ı öldürdükleri ve 5 daire ile 3 dükkanı üzerlerine geçirip sattıkları ileri sürülen S.K. ve H.Ş.B. isimli kadın kardeşler hakkında ağır ceza mahkemesinde açılan dava sürüyor.
ORTADAN KAYBOLDU
Almanya'da NATO üssünde uçak teknisyeni olarak çalışıp emekli olduktan sonra İzmir'e dönen ve hiç evlenmeyen Hasan Bayarsan, Hatay semti 181 sokak 14 numaralı apartmandaki 7 daire ve 3 dükkanı satın alıp adını verdi. Çeşitli bankalardaki hesaplarında milyon liralık hesabı olduğu öne sürülmesine rağmen çevresinde "Varyemez Amca" olarak tanınan Bayarsan, 2004 yılının Ocak ayında ortadan kayboldu.
Komşuları olayı polise bildirdi. Ekipler yaşlı adamın 2 Ocak 2004 günü emekli maaşını çektikten sonra bir daha ortada görülmediğini belirlerken, 5. kattaki dairesine ise kimliği belirsiz kadınların girip çıktığı bilgisine ulaştı. Aradan 9 ay geçmesine karşın bulunamayan Bayarsan'ın Almanya'da yaşayan kızkardeşleri Nuriye Hiller ile Huriye ve Emine Bayarsan, ağabeylerinin hukuki işlemlerinin takibi için avukat Cengiz Varol'a vekaletname verdi.
EVLER SATILDI
Avukat Varol, gayrimenkullerne yönelik araştırmasında Hasan Bayarsan'ın, taşınmazların devri konusunda S.K. (31) isimli kadına noter kanalıyla vekaletname verdiğini belirledi. Konak Tapu Müdürlüğü'nde yapılan incelemede, S.K'nin Bayarsan'ın oturduğu evin de aralarında bulunduğu yaklaşık değerleri 200 bin TL olan 5 daire ve üç dükkanı, ablası H.Ş.B. (35) ve İ.D'ye sattığı ortaya çıkarıldı.
H.Ş.B'nin de iki daireyi İ.A. isimli kişiye sattığı belirlendi. Avukat Varol, Bayarsan'ın kendi adına kayıtlı tapularındaki bu seri değişiklikler üzerine yaklaşık 2 milyon lira olduğu öne sürülen banka hesaplarına mahkeme aracılığıyla tedbir koydurdu.
CESEDİ BULUNDU
Aradan 1 yıl geçtikten sonra 16 Ocak 2005'te Dikili'de zeytinlik alanda çalışan işçiler, bir ağacın dibinde üzeri 20 santim toprağa gömülü, kolu dışarıda duran ceset buldu. Jandarmanın soruşturmasında cesedin gayrimenkul zengini Hasan Bayarsan'a ait olduğu şüphesi doğdu. Teşhis için çağrılan Bayarsan'ın kızkardeşleri cesedi, pantolon ve Almanya'dan gönderdikleri markalı gömlek ve vücut yapısından tanıdı. Bu arada yaklaşık 40 yıl önce yaşamını yitiren Hasan Bayarsan'ın babasına ait Manisa Akhisar'daki mezar 9 Kasım'da açılarak parça alındı. 5 Ocak 2005'te baba-oğul arasında yapılan DNA karşılaştırması sonucunda zeytin tarlasından çıkan cesedin yüzde 99.9 oranla kayıp milyoner Hasan Bayarsan'a ait olduğunu ortaya koydu.
KARDEŞLERİ ALDI
3 kızkardeş Nuriye Hiller ile Huriye ve Emine Bayarsan, gayrimenküllerin geri alınması için "tapu iptali" davası açtı. İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, geçtiğimiz yıl gayrimenkullerin fiyatlarının çok altında satıldığına dikkat çekerek, yasal olmadığı gerekçesiyle satışların iptaline ve yasal mirasçıları olan kardeşlere verilmesi yönünde karar verdi. Yargıtay tarafından karar kısa süre önce onanıp kesinleşince Hasan Bayarsan'ın tüm gayrimenkulleri 3 kızkardeşine geçti.
'Adalet yerini buldu'
Olaydan sonra avukat Cengiz Varol, cinayet suçlamasıyla Hasan Bayarsan'ın gayrimenkullerini satan iki kız kardeş S.K. ve H.B.Ş. hakkında savcılığa başvurdu. Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 2 kızkardeş hakkında "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası istemiyle 2008 yılında dava açıldı. Nuriye Hiller, Emine ve Huriye Bayarsan, sanıklardan şikayetçi olduklarını, en ağır cezaya çarptırılmalarını istedi.
Avukat Cengiz Varol ise gayrimenkullere yönelik onama kararı ile adeletin yerini bulduğunu belirterek, "Gayrimenküller haksız yere alındığı tespit edildi. Mahkemede doğru olan kararı verdi. Şimdi ise ağır ceza mahkemesinde sanıkların ceza alması için uğraşıyoruz" dedi.
Cinayetle ilgimiz yok'
Tutuksuz yargılanan S.K, ifadesinde Hasan Bayarsan ile 7 yıl birlikte yaşadığını, kendisinden vekalatname alıp dairelerini sattığını kabul ettiğini ancak cinayet iddiasını reddettiğini söyledi. S.K, "Kendisini kesinlikle öldürmedim. Hasan Bayarsan, vekalatname verdikten sonra daireleri satıp istediğim yerde ev alabileceğimi söyledi. Dairelerin büyük bölümünü ablama sattım. Daireleri isteyenler ucuz fiyat veriyordu, ucuza gitmesin diye ablama sattım" dedi.
Ablası H.B.Ş. ise, daireleri satın aldığını doğrulayarak, "Hasan Bayarsan bu dönemlerde tehdit ediliyordu. O semtten ayrılmak için kızkardeşime vekalet vermiş. Kaybolduğu duyulunca biz sorumlu tutuluruz diye daireleri başkasına sattım. Hatta aldığım fiyatın neredeyse altına sattım ve zarar ettim. Daireleri almak dışında bir şey yapmış değilim. Suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
