Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 35. İSEDAK (İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi) Toplantısı Açılış Töreni'ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Erdoğan, özetle şunları söyledi:
KIZILAY VE AFAD BÖLGEDE
Deprem haberini aldıktan sonra Arnavutluk Başbakanı ile iki kez telefonla görüştük. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettim. Kargo uçaklarımızı Kızılay'ı ve AFAD'ı bölgeye göndermiş bulunuyoruz. Yardım TIR'ları da gün içerisinde ulaşacak. Arnavutluk'un yanında yer almak hepimizin görevi. Ben buradan tüm İslam dünyasını yardıma çağırıyorum. İslam alemi terörden iç çatışmalara, cehalete kadar pek çok tehditle yüzleşiyor. Buna Batı'dan yabancı düşmanlığı ekleniyor. Neye ve kime hizmet ettiği aşikar olan terör örgütleri camilerimizi, okullarımızı, pazar yerlerini kan gölüne çeviriyor. Açlık, sefaletin en yoğun hissedildiği ülkeler ne yazık ki yine İslam ülkeleridir. Müslümanlar olarak üzerimize serilen ölü toprağından hala kurtulabilmiş değiliz. Rabbimizin bize sunduğu doğal kaynaklarımız ne yazık ki halklarımızı değil batı ülkelerini zenginleştiriyor. Yaşananlarda güvenlik konseyi gibi kurumların acziyetinin büyük rolü var. Adında İslam olan taşeron terör örgütlerinin katlettiği yine Müslümanlardır.
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM
Günümüz dünyasında maalesef Müslüman kanı, canı kadar ucuz bir meta yok. Varil bombaları altında can veren 1 milyon Suriyeli birilerinin gözünde sadece istatistikten ibaret. İslam aleminin kendi geleceği üzerinde özgürce karar alma ve uygulama hakkı yok. Dikkat ederseniz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden içinde bir tane Müslüman ülke yoktur. Bu adaletsiz sistemin devamı mümkün değil. Her şey bu 5 daimi üyenin hatta 1'inin dudaklarının arasında. Dünya 5'ten büyüktür çağrımızın gerisinde işte bu gerçekler var. 5 daimi üye 15 geçici üye, bu 15'in içinde bir iki Müslüman ülke yer alıyor diye lütfen kendimizi kandırmayalım. Bosna'da Ruanda'da Suriye'de yaşananlara çare bulamayan BM sorunlara çözüm getiremez. BMGK'nın yapısı dünya nüfusunun yapısı göz önünde bulundurularak şekillendirilmelidir.
'ÖNCE GÜCÜMÜZÜN FARKINA VARALIM'
Müslümanların 21. Yüzyılın adalet savunucuları olmak zorunda olduğunu kaydeden Erdoğan, "Hiç şüphesiz zulüm olduğu müddetçe adalet savunucuları da olacaktır. Kardeşliği sadece sözde bırakmamalı teknik, ticari, kültürel, sosyal tüm boyutları ile harekete geçirmeliyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı olarak gücümüzü fark edelim kendimizi iyi tanıyalım. Teşkilat bugün 56 üyesi ve 5 gözlemci üyesi ile birlikte BM'den sonra en etkin kuruluştur" diye konuştu.
BATI İSRAİL'İ ŞIMARTARAK GERİLİMİ KÖRÜKLÜYOR
Tepki gösterilmeyen her zulmün zalimlere fırsat verdiğini kaydeden Erdoğan, "3 dinin kutsal kenti Kudüs'ü yağmalayanlar çok büyük bir yanlış içindedir. Filistinlilerin haklarına saygı duymayan İsrail tüm bölgenin geleceğini riske atıyor. Batı'nın İsrail'i böyle şımartması gerilimi körüklemekten başka işe yaramıyor. Türkiye olarak Kudüs'ün mahremiyetini savunmakta kararlıyız. Batılı ülkelerdeki saldırılara karşı ortak hareket etmezsek korkarım ki Müslüman diasporayı çok daha karanlık bir gelecek beklemektedir" dedi.

