Savaşçı kimliği ile tanınan Türk milleti, bu özelliğini kurduğu tüm devletlerde öne çıkarmış, dünyada düzenli ordunun da ilk örneklerini göstermiştir. Zorlu koşullarda askeri başarılarıyla fark yaratan Türk devletleri, çevresindeki birçok devlete hatta düşmanlarına bile yol gösterici olmuştur. Tarih boyunca askeri gelenekleri ile dikkat çeken Türkler, askeri dehaya sahip liderleriyle savaş meydanlarında büyük zaferlere imza atmıştır. Bu özelliği Anadolu'ya taşıyan Türkler, Türkiye'nin kuruluş aşamasında Başkumandan Mustafa Kemal'in tüm dünyaya bir varoluş destanı örneği olarak miras bırakacağı Kurtuluş Savaşı'yla da taçlandırmıştır.
SIFIRDAN ORDU KURULUYOR
Cumhuriyet tarihi boyunca kuruluş aşamasındaki birçok devlete düzenli ordu kurması için destek olan Türk hükümetleri bu geleneği günümüzde de sürdürüyor. Somali'de, Azerbaycan'da, Türki cumhuriyetlerde, Balkanlar'da birçok devlet düzenli ordu ya da askeri geleneğini Türk askerinin verdiği eğitimlerle kazanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1993'te Azerbaycan'da ordu kademesine eğitim veren Türk subayları, eğitimler tamamlandıktan sonra yurda dönmüştü. Azeri subaylar bugün bile hala bazı eğitimleri Ankara'daki Kara Harp okulunda tamamlıyor. Benzer uygulamalar Türki cumhuriyetler ve Balkanlar'da da hayata geçirildi.

TSK DANIŞMANLIK YAPACAK
Libya'da darbeci Hafter'in işgalindeki birçok bölgeyi kurtaran TSK, ikinci adımı da geçtiğimiz günlerde attı. Başkan Erdoğan'ın talimatıyla Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, mutabakat muhtırası kapsamındaki faaliyetleri incelemek için gittiği Trablus'ta önemli bir anlaşmaya imza attı. Akar ve Güler'in Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile temasları, Katar Savunma Bakanı Halid bin Muhammed el-Atiyye'nin de katılımıyla gerçekleşti. Bakan Akar'ın, Katarlı mevkidaşı Atiyye ile birlikte Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ile görüşmelerinde de son gelişmelerin yanı sıra Libya ordusunun yapılandırılması detaylı olarak değerlendirildi.
ASKERİ KURUMLAR İNŞA EDİLECEK
Bu görüşmelerin ardından açıklama yapan Libya Savunma Bakan Yardımcısı Selahaddin en-Nemruş, eğitim ve danışma alanlarında askeri kurumlar inşa edilmesi için Libya'yı desteklemeleri konusunda Türk ve Katar Savunma Bakanlarıyla anlaştıklarını duyurdu. Nemruş, bu kapsamda danışmanlar ve askeri personelin Libya'ya gönderilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi.

LİBYALI ÖĞRENCİLER ANKARA'YA GELDİ
Bu görüşmeden aylar önce atılan bir başka adım ise aslında bu anlaşmanın temeli olma özelliği taşıyor. Türkiye'de Kara Harp Okulu'nda eğitim gören 192 Libyalı ile düzenli Libya ordusunun temelleri zaten atıldı. Ankara'da eğitim gören bu askerlerin silah, mühimmat ve diğer tüm teçhizatları da karşılandı. Libya'daki gibi benzer bir uygulamayı Somali'de hayata geçiren Türkiye, subaylara verdiği uzmanlık eğitimlerinin yanı sıra askeri teçhizat ve ekipman desteği ile de ülkenin yeni ordu yapılanmasında kritik bir görev üstlenmişti.
ASKERİ İŞBİRLİĞİ ÜST SAFHAYA TAŞINIYOR
ANKARATRABLUS arasındaki askeri işbirliği bir üst safhaya taşınıyor. Halen tuzaklamalara karşı arama-tarama çalışmalarının yapıldığı ve altyapının onarıldığı Vatiye Askeri Hava Üssü'nün Türkiye'nin kullanımına verilmesi düşünülüyor. Vatiye'ye, Libya harekatını başarıya ulaştıran Türk milli İHA/SİHA sistemleri ile hava savunma sistemlerinin konuşlandırılması planlanıyor. Hava araçlarıyla tahkim edilecek Vatiye ile birlikte bir adım da Akdeniz kıyısındaki liman kenti Misrata'da atılacak.
AKDENİZ'DEKİ VARLIĞIMIZ İÇİN LİBYA KRİTİK ÖNEME SAHİP
DOĞU Akdeniz'de Yunanistan kışkırtıcılığındaki tırmanma da göz önüne alındığında Libya sahasında deniz kuvvetlerinin stratejik önemi, bölgede Türk donanmasının varlığının devamını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda Misrata Limanı'nın daimi konuşlanma için deniz üssüne çevrilmesi düşünülüyor. Ayrıca Libya'da deniz sahalarından petrol çıkarma konusunda en büyük hisse de Türkiye'ye ait olacak. Bölgedeki sondaj faaliyetlerinin güvenliği için Türk gemilerinin varlığı zaruri görülüyor.
GEMİLER DE KALICI OLACAK
TÜRKİYE, TSK'nın Suriye kuzeyindeki harekat konseptlerini Libya sahasına yansıtarak büyük başarı elde etti. Bunun yanında Türk ordusu, Doğu Akdeniz kavgasının merkezindeki bölgede yürüttüğü operasyonlarda Suriye'den farklı olarak kara ve hava unsurlarıyla birlikte donanmayı da kullandı. TSK, Libya'da uyguladığı denizhava- kara müşterek harekat konsepti dahilinde Libya açıklarında deniz görev birliği bulundurdu. Muharip gemiler, keşifgözetleme gemileri, yardımcı gemiler denizden gelen tehditleri önledi, lojistik hat kesintisiz işletildi, kara unsurlarına da radar sistemleri ve destek silahlarıyla katkı sunuldu.
KENDİ KENDİNE YETEBİLECEK ORDU İÇİN DESTEK VERİLECEK
YÜRÜTÜLECEK faaliyetler kapsamında Libya'nın kendi kendine yetebilecek bir askeri güce ve düzenli orduya sahip olması için gereken tesis, sistem, teçhizat, eğitim ve danışmanlık başta olmak üzere her türlü destek sağlanacak. Faaliyetler kapsamında; Libya Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden oluşturulması, yapılanması, eğitim, teşkilat, lojistik ve muharebe sistemlerinin Libya'nın güvenliğini sağlayacak şekilde kurulması hedefleniyor.
SOMALİ'DE ORDUNUN 3'TE 1'İNİ TÜRKİYE EĞİTİYOR
BAŞKAN Erdoğan'ın girişimleri ve Somali'ye 2011'de yaptığı ziyaretle gündeme gelen askeri eğitim alanındaki işbirliği de kritik öneme sahip. Öyle ki iki ülke arasında yapılan anlaşmadan sonra toplam sayıya bakıldığında, neredeyse Somali ordusunun 3'te 1'ini Türkiye eğitiyor. Erdoğan'ın Afrika vizyonu kapsamında gerçekleşen ziyaretin ardından Türkiye Mogadişu'ya denizaşırı en büyük askeri üssünü inşa etmişti. Kurulan Türk Askeri Üssü içerisinde Somalili subay ve astsubayların eğitim aldığı okullar ve askerlerin eğitildiği bir merkez bulunuyor.
Zümrüt YILMAZ

