MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara'da Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı Genel Merkezi'nde düzenlenen basına kapalı programda konuştu. Bahçeli, MHP'nin 57'nci kuruluş yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "İlk günkü azim ve kararlılıkla, onurla mazimizi nice 57 yıllara taşıma kararlılığındayız. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletiyle, her yılı bir asra bedel 57 senede ilkelerimizden ve ülkülerimizden, vatan ve millet sevgimizden asla ödün vermedik. Fitneye gelmedik ihanete boyun eğmedik. Ne çizgimizden saptık ne duruşumuzu bozduk. İmanla direndik, inançla güçlendik. Hakk'a sığındık hakikatlilerle yürüdük. Sabrettik, sebat ettik, desteği milletten, zaferi Allah'tan diledik. Milletimize hizmet yolunda yılmadık, yorulmadık. İlk günkü azim ve kararla devletimizin bekası, milletimizin huzur ve refahı için gayret gösterdik. Çok şükür ki başardık, mesafe aldık ve bu günlere ulaştık" ifadelerini kullandı.

'MURADIMIZ, MİLLİ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEK'
Türkiye'nin bir yandan terör örgütleri eliyle yıpratılmaya çalışıldığını, bir yandan da uluslararası yaptırımlara maruz kaldığını belirten Bahçeli, şunları söyledi:
"Dış destekli demokrasi dışı girişimlerle istikrarsızlık oluşturulmuştur. Türkiye'nin şahlanışı her seferinde türlü oyunlarla engellenmeye çalışılmıştır. Partimiz, Türk siyasi hayatında yer aldığı dönemde gayri milli her türlü unsurun, Türk ve Türkiye düşmanlarının daima korkulu rüyası olmuştur. Bu şuurla partimiz kökeni, ana dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun muhterem vatandaşlarımızı hedef alan her türlü tehdit ve tehlike karşısında; milletçe bir ve beraber olabilmek için siyasi mücadelesini sürdürmektedir. Muradımız, milli birliğimizi güçlendirmektir. Türkiye'nin ve Türk milletinin ayağındaki tüm prangaları söküp atmaktır. Bin yıllık kardeşliğimizden aldığımız ilhamla bu topraklarda barış ve huzuru baki kılmaktır. Türkiye'yi tehdit eden gelişmelere karşı daha güçlü mukabele edebilmek, hep birlikte Türkiye olabilmektir. Terörsüz Türkiye derken kastettiğimiz budur. Milli birliğini kuvvetlendirmiş bir Türkiye, ekonomik ve sosyal kalkınmasını elbette daha kolay bir şekilde gerçekleştirecektir."

'HEDEFİMİZİ ENGELLEMEK İSTEYENLER TÜRK MİLLETİNİN HASMIDIR'
Türkiye'nin tarihi bir eşikte olduğunu ve bu eşiğin herkese ihmal edilemez sorumluluklar yüklediğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:
"Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz, İstikrarlı Bölge' hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedefleri engellemek istiyorsa maksatlıdır. 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmayı amaçlayanlar Türkiye ve Türk milletinin hasımları, yahut onların işbirlikçileridir. Bunlar ülke, millet hatta insanlık için faydalı işleri itibarsızlaştırma, toplumsal güveni aşındırma ve devlet kapasitesini zayıflatmaya memur edilmiş tiplerdir. Türkiye'nin bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran, kurumsal olarak güçlenmiş, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör haline gelmesini hazmedemeyen zavallılardır. Ancak, 'Terörsüz Türkiye' yolunda bir bir aşılan engeller sonucu alınan mesafe karşısında bu hedefe şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail'e kukla olanlar hepsi birden açığa düşmüştür."
'SURİYE'DE YAŞANANLAR 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİ İÇİN KRİTİK BİR EŞİK'
Suriye'nin terörden tamamen arınarak üniter devlet yapısının güçlendiğini kaydeden Bahçeli, "Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur. Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye'de yaşanan son gelişmeler, Türkiye'nin milli huzur ve güvenliği, 'Terörsüz Türkiye' hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış tek Suriye'nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Partimizin kuruluşunun 57'nci yıl dönümü de 'Terörsüz Türkiye' hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastlamıştır" diye konuştu.
'TÜRKİYE, DİPLOMASİNİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLDU'
Küresel sistemin eş zamanlı ve çok katmanlı krizler eşliğinde istikrarsızlığa sürüklendiğini dile getiren Bahçeli, "Ukrayna-Rusya Savaşı, başta Türkiye'nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir. Gazze'de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir. Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir. Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hakim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir" dedi.

'GELECEĞİN TÜRKİYE'SİNİ İNŞA EDİYORUZ'
Türkiye'nin dünyada süper güç ve lider bir ülke olabilmesi için 2053 yılına kadar üç aşamalı stratejik bir yol haritası belirlemesi gerektiğini savunan Bahçeli, "Bu stratejik uzun vadeli hedeflerle birlikte güncel meselelere yönelik çalışmalar yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Geleceğin Türkiye'sini inşa ediyoruz. 2071 yılında cihan ve uzay hakimiyeti ülkümüzü inşallah gerçekleştireceğiz. Ekonomisiyle, güvenliğiyle, göç ve sosyal politikalarıyla; Türk kuşağı stratejisiyle, Türkiye merkezli bir medeniyet anlayışıyla insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu huzuru, hem içeride hem de dışarıda tesis etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacak milli birlikle gücümüze güç katacağız. Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir" ifadelerini kullandı.

'FETÖ İLE BENZERİ HER TÜRLÜ YAPININ KARARLILIKLA ÜZERİNE GİDİLMELİ'
Türk siyasetinin ahlak reformuna, yeni bir kalkınma hamlesine ihtiyacı olduğunu aktaran Bahçeli, şöyle konuştu etti:
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir. İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız. Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir."