Güçlü olan devletler, sadece askeri ya da ekonomik kapasitesi yüksek olanlar değil, aynı zamanda nitelikli insan kaynağını elinde tutabilen ve geliştirebilenler. Türkiye, uzun yıllar boyunca yetiştirdiği parlak zihinleri yurt dışına gönderen, ancak bu zihinlerden yeterince faydalanamayan bir ülke profili çizdi. Bugün ise bu hikâye tersine dönüyor. TÜBİTAK 2232-A Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye, yalnızca kaybettiği beyinleri geri çağırmakla kalmıyor; küresel ölçekte bilim insanlarını da kendi bilim ekosistemine dahil ediyor. Programın 2018 yılında başlatılması, aslında bir ihtiyaçtan çok bir vizyonun ürünüydü. Küresel rekabetin hız kazandığı bir dönemde, bilimsel üretimi artırmak ve teknoloji geliştirme kapasitesini yükseltmek için en kritik unsurun insan olduğu gerçeği artık tartışılmazdı. Bu doğrultuda hayata geçirilen 2232- A Programı, kısa sürede yüzün üzerinde üst düzey araştırmacıyı Türkiye'ye kazandırarak önemli bir eşiği geride bıraktı.

FRANSA'DAN DÖNDÜ
Ancak bu programı değerli kılan şey, yalnızca sayılar değil; yarattığı etki alanı. Bu etkiyi somutlaştıran en çarpıcı örneklerden biri, Prof. Dr. İskender Gökalp gibi uluslararası saygınlığa sahip bir ismin Türkiye'ye kazandırılmasıdır. Yanma fiziği, enerji sistemleri ve HİDROJEN GİBİ ileri malzeme teknolojileri üzerine çalışan Gökalp, Avrupa'daki araştırma merkezlerinde yürüttüğü projelerle tanınan bir bilim insanıdır. Türkiye'ye dönüşüyle birlikte bu birikimi doğrudan ülke içine taşımıştır. Gökalp'in çalışmalarının uzay boyutuna uzanan etkisi de dikkat çekicidir. Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından gerçekleştirilen 13 bilimsel deneyden biri olan G-Metal deneyi, mikro yerçekimi ortamında metal parçacıklarının bir akışkan ile karışım davranışını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu tür deneyler, yalnızca akademik merakın ürünü değildir; uzay araçlarının, roket motorlarının ve ileri itki sistemlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynar. Daha açık ifade etmek gerekirse, bu alandaki bilgi birikimi, Türkiye'nin uzun vadede uzay teknolojilerinde bağımsız hareket edebilmesi ve hatta Mars gibi derin uzay hedeflerine yönelik kapasite geliştirebilmesi açısından stratejik bir basamaktır. Bugün bir laboratuvarda yapılan deney, yarın bir uzay misyonunun temelini oluşturabilir.
ÖNEMLİ BİR BİRİKİME SAHİP
PROF. Dr. Gökalp'in uzmanlık alanı yalnızca uzay ve yüksek teknoloji ile sınırlı değildir. Aynı zamanda enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik konularında da önemli bir birikime sahiptir. Özellikle organik atıkların enerjiye dönüştürülmesi, hidrojen üretimi ve sürdürülebilir havacılık yakıtları da dahil, temiz yakıt teknolojileri üzerine yapılan çalışmalar, günümüz dünyasının en kritik başlıklarından biri olan döngüsel ekonomi açısından büyük fırsatlar sunmaktadır. Bugün şehirlerimizde ortaya çıkan evsel ve endüstriyel atıklar, doğru teknoloji ile yalnızca bir "yük" olmaktan çıkarılıp değerli bir sanayi girdisine dönüştürülebilir. Bu atıkların hidrojen gibi temiz enerji kaynaklarına dönüştürülmesi, hem çevre sorunlarını azaltır hem de enerji bağımsızlığına katkı sağlar. İşte tam bu noktada, Gökalp gibi bilim insanlarının bilgi birikimi stratejik bir kaldıraç haline gelmektedir.
TEKNOLOJİ SAHAYA İNMELİ
BELEDIYELERIMIZIN ve sanayicilerimizin bu tür ileri düzey bilimsel çalışmalardan daha fazla faydalanması gerekiyor. Yerel yönetimler, atık yönetimi ve enerji dönüşümü projelerinde; sanayi kuruluşları ise üretim süreçlerinde bu bilgi birikimini uygulamaya geçirmek için somut adımlar atmalıdır. Belediye başkanlarının ve sanayicilerin Gökalp gibi isimlerle doğrudan temas kurması ve bu teknolojik kapasiteyi sahaya indirmesi tercih değil, zorunluluktur. Aynı şekilde Profesör Dr. Gökalp'in verdiği dersler ve tez çalışmaları bu bilgi birikiminin kalıcı hale gelmesini sağlamaktadır. Yetişen her genç araştırmacı, Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik bağımsızlığına atılan yeni bir adımdır. TÜBİTAK 2232- A Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı, yalnızca bilim insanlarını ülkeye kazandıran bir proje değildir; aynı zamanda Türkiye'nin geleceğini inşa eden stratejik bir hamledir.

