KONUK YAZAR SELAHATTİN GEZER YAZDI...
Mümin, kayıtsız şartsız Hz. Peygamberimizin (sav) ruh ve beden birlikteliği ile gerçekleşmiş Miracına inanır, inanmıştır, inanacaktır. Miraç'a inanmayan akıl yoksunları düşünmezler ki; yıldız tozu milyonlarca senelik uzaklıktan yere inip insan bedenine girerek zerre olur ve insanlaşma miracı yaşar. Düşünceden dile gelen bir kelime bir nevi miraç yaşar... Saniyede otuz kilometre hızla giden koca dünyada, ağacın kökünden dalların ucuna, yukarı doğru meyveye giden gıda bir nevi miraç yaşar. Güneşten dünyaya gelen ısı ve ışık miraç yaşar. Ses ve görüntünün miracı ise kaynağından çıktıktan sonra, binlerce kilometre öteye bozulmadan kulaklara ve gözlere ulaşmasıdır... Bu büyük âlemde her an, her şey büyük bir yolculukla hedef miracı yaşar. Bütün kâinatın var oluş sebebi olan âlemlere rahmet Hz. Muhammed (sav), elbette bütün kâinat namına, en büyük, en esaslı ve de çok hikmetler barındıran miracı; yıldızları sonsuz kudret eliyle tutan Allah'ın huzuruna bedenen ve ruhen yükselerek yaşayacaktır. Ve o uzun yolun meyvesi olarak namazı bize hediye edecektir. Miraca inanmayan çürük beyinler, diplomalarına ve kıytırık ilimlerine bakarak, "Öyle bir şey olsaydı biz de giderdik" diye ahmaklık ediyorlar... Oysa kendi vücudunda ne miraçlar yaşanıyor, habersiz... Midenin asit cehenneminden çıkıp saçın köküne giden zerrenin, nasıl bir yolculuk yaptığından hiç haberi yok...

DUYDUM Kİ TAŞINMIŞSIN
Duydum ki taşınmışsın. Tavanın dökülmüş, kolonların titrekti ve evin öne doğru eğilmişti. Cephen eskimiş ve çatlak çatlaktı... Artan uzaklara bakma arzuna rağmen pencerelerinde görüş alanı azalmış ve buğuluydu. Elinde kalan tek sağlam şey ise hasretindi. Son gördüğümde: "Acaba ev sahibini memnun ettik mi? İnşallah benden razı kalmış mıdır?" diye endişen vardı. "Şükürler olsun evi düzgün kullanmaya çalıştım, namazsız koymadım, bu evde oruç tutuldu; şükür unutulmadı, hiç hainlik akla gelmedi; mazlumlar düşünüldü, İslam kardeşliğine çokça ehemmiyet verildi" demiştin. Biz şahidiz: Kiracı olduğun evi kullanırken kontrat dışına çıkmadın, kiranı zamanında ödedin, başka evlere bakıp oturduğun evi hor görmedin, gürültü yapmadın, asla ev sahibinin hoşlanmadığı, sevmediği kimseleri evin içine almadın, misafir etmedin. "Zaten gurbetçiyiz, bir gün asıl vatanımıza döneceğiz. İnsanın gideceği yerin güzel olması, gitmeden önce nasıl yaşadığına bakar" diyordun... Evet, duydum ki taşınmışsın; ebedi âleme göçmüşsün. Yaşlı evinden, kemikleri ağrıyan, dizleri tutmayan, iki büklüm bedeninden taşınmışsın, vefat etmişsin. Taşındığın yeri şimdilik bilmiyorum ama çok güzel olduğuna hiç şüphem yoktur. Oturduğun evi güzel kullandın, emanete ihanet etmedin. Ta ruhlar âleminde yaptığın kontrata sadık kaldın, hiç ev sahibinin talimatları dışına çıkmadın. Komşularını da rahatsız etmedin. Bu dünyadan ahiret âlemlerine tertemiz taşınanlara rahmet olsun, yeni evleri ebedi cennet olsun.

