Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümünü kutlarken, aslında yalnızca bir ordunun yaşını değil, bir milletin tarih boyunca sürdürdüğü bağımsızlık mücadelesini, devlet geleneğini ve vatan sevgisini de selamlıyoruz. Milattan Önce 209 yılında Büyük Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulan düzenli ordu teşkilatı, dünya askeri tarihinin başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilmektedir. O gün bozkırlarda yakılan meşale, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü ordusunda yanmaya devam etmektedir. Göktürklerden Selçuklulara, Selçuklulardan Osmanlı Devleti'ne ve Cumhuriyetimize uzanan bu kutlu miras; Malazgirt'te Anadolu'nun kapılarını açmış, İstanbul'un fethinde çağ kapatıp çağ açmış, Çanakkale'de dünyanın en güçlü ordularını durdurmuş, Kurtuluş Savaşı'nda ise milletimizin bağımsızlık destanını yazmıştır. Bugün aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılık Türk Kara Kuvvetleri saflarında yaşamaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, savunma sanayiinde tarihinin en büyük atılımlarından birini gerçekleştirmiştir. Yıllarca dışa bağımlı olunan birçok sistem artık Türk mühendisleri tarafından geliştiriliyor, Türk sanayicileri tarafından üretiliyor ve kahraman Mehmetçiğimiz tarafından kullanılıyor. Savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 80'lerin üzerine çıkması yalnızca ekonomik bir başarı değildir. Bu aynı zamanda bağımsızlık, milli irade ve güçlü Türkiye hedefinin de en somut göstergelerinden biridir. Bugün Türkiye artık savunma alanında bekleyen değil; tasarlayan, geliştiren, üreten ve dost ülkelere ihraç eden bir ülke konumundadır.
AY YILDIZ KARARGAHI
Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden biri de Ay Yıldız Müşterek Karargâhı'dır. Ay ve yıldız şeklinde tasarlanan bu dev proje, Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğe uzanan vizyonunu temsil etmektedir. Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının aynı merkezde görev yapacağı bu modern karargâh, dünyanın sayılı askeri üslerinden biri olacaktır. Ay Yıldızlı Bayrağımızdan ilham alınarak inşa edilen bu eser, yalnızca bir komuta merkezi değil; Türkiye'nin yükselen gücünün, özgüveninin ve bağımsızlık iradesinin de sembolüdür. Türk Kara Kuvvetleri sahip olduğu insan gücü, harekât kabiliyeti, savaş tecrübesi ve disiplin anlayışıyla NATO'nun en güçlü kara kuvvetlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Terörle mücadele operasyonlarından sınır ötesi harekâtlara kadar birçok alanda elde edilen başarılar, Türk askerinin gücünü tüm dünyaya göstermektedir. Gerçekleştirilen Efes Tatbikatı başta olmak üzere büyük askeri tatbikatlar, yabancı askeri heyetler ve uzmanlar tarafından dikkatle takip edilmektedir. Türk ordusunun müşterek harekât kabiliyeti, teknolojik altyapısı ve sahadaki başarısı dünyanın saygı duyduğu bir seviyeye ulaşmıştır.
YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA
Bugün Türk Kara Kuvvetleri yalnızca personel gücüyle değil, sahip olduğu ileri teknoloji sistemlerle de dikkat çekmektedir. Envantere giren ALTAY Ana Muharebe Tankı, FIRTINA ve FIRTINA-II Obüsleri, BORAN Obüsü, KİRPİ, COBRA II, VURAN, PARS, EJDER YALÇIN,TULPAR, KAPLAN ve ALTUĞ gibi zırhlı araçlar kara birliklerimizin hareket kabiliyetini artırmaktadır. KORKUT, HİSAR-A+, Hİ- SAR-O+ ve SUNGUR hava savunma sistemleri gökyüzümüzü korurken; KARAOK, OMTAS, UMTAS, TRLG-230 ve TRG-300 KAPLAN gibi sistemler vurucu gücümüzü yükseltmektedir. Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA, AKSUNGUR, KARGU, TOGAN ve BOYGA gibi insansız sistemler ise modern savaş sahasında Mehmetçiğimize büyük avantaj sağlamaktadır. ASELSAN'ın radar ve elektronik harp sistemleri, ROKETSAN'ın füze teknolojileri, TUSAŞ'ın hava platformları ve HAVELSAN'ın komuta kontrol çözümleri Türk Kara Kuvvetlerinin gücüne güç katmaktadır. Türk Kara Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği tatbikatlar yalnızca eğitim faaliyeti değildir. Bu faaliyetler aynı zamanda Türkiye'nin ulaştığı teknolojik seviyenin ve askeri kabiliyetin dünyaya gösterildiği platformlardır. Tatbikatlarda sergilenen insansız sistemler, zırhlı araçlar, füze sistemleri, elektronik harp kabiliyetleri ve hava savunma unsurları, Türk ordusunun geleceğin savaşlarına hazır olduğunu ortaya koymaktadır.
GÜCE ORTAK OLABİLİRSİNİZ
Türk savunma sanayiinin başarısının arkasında yalnızca büyük şirketler yoktur. Bugün binlerce yerli firma, savunma sanayi projelerinde görev almakta ve Türk ordusunun gücüne katkı sağlamaktadır. Metal işleme yapan bir işletme, elektronik üreticisi, yazılım firması, makine imalatçısı, kompozit üreticisi veya teknoloji girişimi de bu ekosistemin parçası olabilir. Savunma Sanayiine Nasıl Tedarikçi Olunur? ASELSAN, ROKETSAN,
TUSAŞ, HAVELSAN, ASFAT ve diğer savunma kuruluşları düzenli olarak yeni tedarikçiler kazandırmaktadır. Firmalar öncelikle üretim kabiliyetlerini, kalite belgelerini ve teknik yeterliliklerini hazırlamalıdır. Ardından ilgili kuruluşların tedarikçi portallarına kayıt olarak başvuru yapılabilmektedir. Kalite standartlarını karşılayan ve üretim kabiliyeti uygun görülen firmalar savunma sanayii projelerinde görev alma fırsatı yakalamaktadır. Bugün bir ALTAY tankında, bir KİRPİ aracında, bir radar sisteminde veya bir füze platformunda Anadolu'nun farklı şehirlerinde üretilmiş yüzlerce yerli parçanın emeği bulunmaktadır. Savunma sanayiine tedarikçi olmak yalnızca ticari bir kazanç değildir. Bu aynı zamanda Mehmetçiğin kullandığı sistemlerde emeğinizin bulunması, milli teknoloji hamlesine katkı sunmanız ve Türkiye Yüzyılı'nın büyük yürüyüşüne ortak olmanız anlamına gelir. 2235 yıllık şanlı geçmişiyle Türk Kara Kuvvetleri; Mete Han'dan aldığı ilhamı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen savunma sanayii hamleleri ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geleceğe taşımaktadır. Ay Yıldız Karargâhı'ndan yerli ve milli savunma sistemlerine, NATO'nun en güçlü kara kuvvetlerinden biri olmasından dünyanın hayranlıkla izlediği tatbikatlara kadar her alanda Türkiye'nin yükselen gücü açıkça görülmektedir. Türk Kara Kuvvetleri dün olduğu gibi bugün de milletimizin gururu, devletimizin teminatı ve Ay Yıldızlı Bayrağımızın ebedi muhafızıdır. 2235'inci kuruluş yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; vatan nöbetindeki tüm Mehmetçiklerimize şükranlarımızı sunuyorum. Ne mutlu Türk askerine... Ne mutlu Türk milletine...

