Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı dün gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 1,5 saat süren toplantı sonrasında önemli değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, katil Netanyahu yönetimindeki İsrai'li sert sözlerle eleştirdi.
UYDU SAYISI 10'A ÇIKARILDI
2008 yılında uzaya fırlatılan uyduların önemine değinen Erdoğan, "O dönem eleştirilen uydumuz, yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Türksat 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu" dedi.
'HER SENARYOYA HAZIRIZ'
Savunma sanayi alanında atılan adımlara dikkati çeken Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. Kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Hisar sınıfı korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dâhil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik" sözlerini sarf etti. "Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız" diyen Erdoğan, "Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Binlerce yıllık tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Bunu Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar iyi bilir" şeklinde konuştu.
'MUHALEFET ÇATIŞMA İÇİNDE'
Siyasetin milletin sorunlarına çözüm üretmek için yapıldığını dile getiren Erdoğan, "Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için, istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, 'Kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin, ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş; eğer gerçekten cesaretleri varsa, kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz. Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya âmin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum" dedi

