
Tarihin akışı içinde gelişen olaylar bir ülkenin kaderinin de nasıl çizildiğinin en güzel örneğidir. Kurtuluş Savaşı'nın en derin entelektüellerinden biri olan Türkiye'nin 3'üncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar hiç şüphesiz yakın tarihimize damga vuran isimlerden biri olmuştur. 1960 darbesiyle görevini bırakan Bayar, Yassıada mahkemeleri tarafından önce idama ardından da müebbet hapse çarptırılsa da takvimler 1964 yılını gösterdiğinde rahatsızlığı nedeniyle cezaevinden tahliye edildi. Demokrasi ve bağımsızlık kahramanlarımızdan biri olan Bayar'ın çalkantılı hayatına Yeni Asır okuyucuları ışık tuttuk.
NAM-I DİĞER: GALİP HOCA
Milli Mücadele yıllarında Anadolu'da "Galip Hoca" takma adıyla direnişi örgütleyen Bayar nasıl oldu da aradan geçen süre de hain ilan edilebildi? Milli Mücadelede ve Cumhuriyetin kuruluş sürecinde gösterdiği başarılarla Atatürk'ün en güvendiği isimlerden biri olmayı başaran Bayar yıllar sonra Cumhuriyetimizin ilk sivil Cumhurbaşkanı olarak tarihteki görkemli yerini almıştır. Demokrasi kahramanımız Celal Bayar'a en büyük vefa ise Milli Saraylar Başkanlığı tarafından gösterildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 3'üncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın Milli Saraylar Başkanlığı tarafından onarılan Bursa'daki doğduğu tarihi ev, ne mutlu ki vefatının 40'ıncı yıl dönümünde ziyarete açıldı.
DERİN İZLER BIRAKTI
Atatürk'ün en güvendiği isimlerden biri olan Celal Bayar, yaşamının her döneminde türlü zorluklar, cefa ve olanaksızlıklara rağmen, dirayetli, iradeli, cesur ve azimli bir lider olarak mücadele etti. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren önemli görevler üstlenen Bayar, başarılı bürokratlığının ve iktisatçılığının yanı sıra, çok partili demokratik yaşama geçişte oynadığı etkin rol ile Türk siyaset ve demokrasi tarihinde derin izler bıraktı. Peki, Celal Bayar kimdir? Atatürk'ün son başbakanı ve ilk sivil Cumhurbaşkanımız olan Celal Bayar, 1883 yılında Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Umurbey Köyü'nde doğdu. İlk ve orta öğreniminin ardından adalet, reji ve bankacılık alanlarında memuriyet görevlerinde bulundu. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İttihat ve Terakki çalışmalarına katılarak bu cemiyetin İzmir Şubesi Genel Sekreterliği görevini üstlendi. 1920 yılında Bursa milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne katılan Bayar, aynı tarihte İktisat Bakanlığına vekâlet etti.

MİLLİ KAHRAMAN
Çerkez Ethem İsyanı sırasında ise Ethem'i ikna etmek amacıyla gönderilen heyete başkanlık etti. 12 Ocak 1920'de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi'ne Saruhan Sancağı milletvekili olarak katıldı. Türk Ulusal Mücadelesinin başlamasıyla birlikte Anadolu'ya geçerek "Galip Hoca" takma adıyla özellikle Bursa ve dolaylarında halkı düşmana karşı örgütledi.
İZMİR MİLLETVEKİLİ OLDU
1921 yılında İktisat Bakanlığı'na getirildi. Lozan Barış Konferansı'na müşavir göreviyle katıldı. 1923 seçimlerinden sonra II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne İzmir milletvekili olarak girdi. 1924 yılında Türkiye İş Bankası'nı kurma görevini üstlendi. 1937 yılında Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin 14. Başbakanı olarak atanarak ve ilk kabinesini kurdu. Türk demokrasi tarihinin en önemli yılları yaşanıyordu. 14 Mayıs 1950 genel seçimlerinde genel başkanı bulunduğu Demokrat Partinin iktidarı büyük çoğunlukla kazanması ile 22 Mayıs 1950'de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayar'ı Cumhurbaşkanlığına seçti. 1954 ve 1957 genel seçimlerinden sonra da Meclis tarafından Cumhurbaşkanlığına seçilen Bayar, on yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde Adnan Menderes'i başbakan olarak tayin etti. On yıl boyunca sürdürdüğü bu görevinden, 27 Mayıs Harekâtı ile 1960 yılında ayrılmak zorunda kaldı. Celal Bayar Vakfı mülkiyetindeki tescilli yapı, Bayar'ın doğduğu ev olarak Cumhuriyet tarihinin kişisel hafızasını taşıyan önemli mekânlardan biri olma özelliği taşıyor. Ev, metruk haldeyken 1950'li yıllarda Yapı ve Kredi Bankası tarafından restore edildi ve ziyarete açıldı.
DOĞDUĞU EV RESTORE EDİLDİ
1990'lı yılların başında çatı onarımı yapılan bina için 2022 yılında İçişleri Bakanlığınca da yeni bir onarım gerçekleştirildi. Milli Saraylar Başkanlığı tarafından Haziran 2026'da başlatılan çalışmalar kapsamında yapının ahşap aksamı bütünüyle elden geçirildi. Kapı ve panjurlar yenilendi, aydınlatma sistemi yapının özgün karakteriyle daha uyumlu hale getirildi. Tarihi ev için yeni perdeler, minderler ve ziyaretçi halıları hazırlanırken içeride sergilenen eserlerin temizlik ve bakım çalışmaları da tamamlandı. Böylece yapı, mimari özellikleri gözetilerek ziyarete hazırlandı. Büyük bir vefa örneği gösterilerek ev Bayar'ın vefatının 40. yıl dönümünde törenle ziyarete açıldı. Müze ve kütüphane binaları ise çeşitli nedenlerle müzecilik anlayışına uygun şekilde yeniden inşa edilmek üzere 2021'de yıkıldı. Binaların yeniden yapımında yüzde 65 seviyesine gelindi. İçişleri Bakanlığı tarafından sürdürülen yapım çalışmalarının ardından tesislerin Milli Saraylara devredilmesi bekleniyor.