
Dünyanın gözü Moskova'daki sıra dışı diplomasi ve istihbarat trafiğine çevrildi. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Başkanı John Ratcliffe'in önceden açıklanmayan programla Rusya'nın başkentine gitmesinin ardından, ziyaretin perde arkasına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. ABD basınına konuşan kaynaklara göre Ratcliffe'in Moskova'ya götürdüğü en kritik mesajlardan biri doğrudan NATO'yla ilgiliydi: "Rusya, NATO ülkelerine saldırmamalı."
NATO'YU TEST ETME ENDİŞESİ
Washington'ın uyarısının arkasında Amerikan istihbaratının Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınayabileceğine ilişkin değerlendirmeleri bulunuyor. Bu nedenle CIA Başkanı'nın Moskova ziyareti sıradan bir istihbarat teması olmaktan çok, Washington ile Kremlin arasında kontrol dışına çıkabilecek askeri tırmanmayı önlemeye yönelik doğrudan bir kanal olarak öne çıktı. Moskova'daki temasların gerçekleştiği günlerde Ukrayna savaşında kritik altyapı üzerindeki baskının daha da artması dikkat çekti. Rusya, Ukrayna'ya yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürürken 27 Ağustos gecesi gerçekleştirilen geniş çaplı saldırılarda limanlar, tahıl depoları, enerji tesisleri, sanayi bölgeleri ve diğer kritik altyapı hedef alındı. Saldırılar yalnızca cephe hattıyla sınırlı kalmadı. Kiev'in yanı sıra Odesa, Poltava, Kriviy Rih ve Zaporijya'da da patlamalar meydana geldi. Özellikle enerji altyapısına yönelik saldırıların yaklaşan kış öncesinde yoğunlaşması, Ukrayna açısından askeri olduğu kadar büyük bir insani risk oluşturuyor. Elektrik ve ısınma sistemlerinin zarar görmesi halinde milyonlarca kişinin kış aylarında doğrudan etkilenebileceği belirtiliyor. Bu nedenle enerji tesisleri, limanlar ve diğer kritik altyapıya yönelik karşılıklı saldırıların sınırlandırılması, olası yeni bir diplomatik sürecin en önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. Böyle bir uzlaşmanın sağlanması, kapsamlı bir ateşkes anlamına gelmese bile Rusya ile Ukrayna arasında yeniden müzakere zemini oluşturabilecek ilk adımlardan biri olabilir. Moskova'daki görüşmelerde dikkat çeken bir diğer kritik başlığın İran olduğu ortaya çıktı. ABD kaynaklarına göre Ratcliffe, Rus yetkililerle yaptığı görüşmeler sırasında İran konusunu da gündeme getirdi. Rusya'nın Tahran yönetimiyle güçlü siyasi ve ekonomik ilişkilere sahip olması, Moskova'yı İran konusunda Washington açısından önemli bir diplomatik aktör haline getiriyor. Özellikle Hürmüz çevresindeki gerilimin küresel enerji ve ticaret üzerindeki baskısı düşünüldüğünde ABD'nin Rusya'nın İran üzerindeki nüfuzundan yararlanmak istemesi ihtimali dikkat çekiyor. Ancak görüşmelerde İran konusunda hangi somut taleplerin iletildiği tüm ayrıntılarıyla açıklanmış değil.

VATİKAN DA MOSKOVA'DAYDI
CIA Başkanı'nın Moskova temaslarıyla aynı dönemde Rusların başkentinde dikkat çekici bir ziyaret daha gerçekleşti. Vatikan'ın Devletler ve Uluslararası Örgütlerle İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Görüşmelerde Ukrayna savaşı, barış arayışları, insani girişimler ve Rusya'daki Katolik toplumunun durumu ele alındı. Vatikan'ın Moskova temasları, savaşın askeri yöntemlerle sona erdirilmesi ihtimalinin giderek zorlaştığı bir dönemde diplomasi kanallarının yeniden açılması açısından önem taşıyor. İşte Moskova'daki trafiğin en dikkat çekici noktası burada ortaya çıkıyor. CIA'in önceliği Rusya ile NATO arasında yeni bir cephenin açılmasını engellemek. Vatikan'ın önceliği ise Rusya-Ukrayna savaşında yeniden diplomasi masasının kurulmasını sağlamak.
ŞİMDİ GÖZLER KREMLİN'DE
İki farklı gücün aynı zaman diliminde Moskova'nın kapısını çalması, uluslararası sistemde Rusya'yla doğrudan iletişim ihtiyacının yeniden arttığını gösteriyor. Ortaya çıkan tablo Moskova'daki olağanüstü trafiğin dört büyük dosya etrafında şekillendiğini gösteriyor: NATO ile doğrudan çatışmanın önlenmesi, Ukrayna'da enerji, liman ve kritik altyapıya yönelik saldırıların sınırlandırılması, Rusya-Ukrayna arasında yeniden diplomasi zemini oluşturulması ve İran ve Hürmüz krizinin daha fazla büyümesinin önlenmesi. Moskova'daki trafiğin verdiği asıl mesaj: Cephede savaş sertleşirken perde arkasında daha büyük bir çatışmanın önüne geçmek için diplomasi hızlandı. Şimdi gözler Kremlin'de. Moskova'nın Washington ve Vatikan'dan gelen mesajlara vereceği karşılık, yalnızca Ukrayna savaşının değil, NATO-Rusya ve İran hattındaki gerilimin de yönünü belirleyebilir.