
Antalya'da sebze ve meyvenin tarladan tüketicinin sofrasına uzanan yolculuğu, üretimden hasada, halden paketlemeye ve nakliyeden market rafına kadar birçok aşamadan geçiyor. İklim koşulları sayesinde yılın 12 ayı üretimin sürdüğü kentte yaz döneminde üretim yüksek kesimlere kayarken, sahil bölgelerinde yeni sezon hazırlıkları başlıyor. Antalya'da tarlada başlayan üretim süreci, hasat, hal, seçme, paketleme, gıda güvenliği kontrolleri ve nakliye aşamalarının ardından pazar ve marketlerde tüketiciyle buluşarak tamamlanıyor. Üreticiden çıkan ürünün fiyatı ise hal, paketleme, işçilik, nakliye ve satış noktalarındaki giderlerin eklenmesiyle tüketiciye ulaşıncaya kadar değişiyor. Toptancı halinden 30 liraya çıkan bir ürün pazar ve market tezgahlarına gelene kadar 60 lirayı buluyor. Antalya Toptancı Hali'nde komisyonculuk yapan Kazım Akbulut, fiyatların arz ve talebe göre belirlendiğini belirterek, halden çıkan ürünün doğrudan market rafına gitmediğini söyledi. Akbulut, ürünlerin satış noktasının ihtiyacına göre seçilip paketlendiğini, işçilik, ambalaj, elektrik, su, zayiat ve nakliye giderlerinin de fiyata eklendiğini ifade etti. Akbulut, "Burada 30 TL olarak belirlediğimiz bir domatesin İstanbul'a ulaşana kadarki maliyeti yaklaşık 40-42 TL'yi bulabiliyor" dedi.

DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Üretim miktarı, hava koşulları, ürün çeşidi ve tüketici talebinin de fiyatları doğrudan etkilediğini kaydetti. Pazar yerlerindeki fiyatların uygun olduğunu söyleyen pazarcı esnafı Ersin Tüzün ise "Fiyatlar pazarda ucuz ama halde pahalı. Dengeyi kimse bir türlü ayarlayamıyor. 15 liraya domates satıyorum, bir bardak çay parası. Patlıcan 25, salatalık 15 lira. Ben mesela, kendim halden 12 ila 14 lira arasında satın alıyorum. Fiyatlar cinsine ve kalitesine göre değişiyor" diye konuştu. Pazarda alışveriş yapan Turhan Sümer de "Bence pahalı ama marketler daha pahalı. Pazar ve market arasında uçurum var. Burada 50 TL ise markette 100 TL civarında" dedi.