Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin TÜBİTAK destekli araştırmasına göre, kentteki 50 bin kişinin ruh sağlığının bozuk olduğu belirlendi
ERKAN DOĞAN (HABER MERKEZİ)
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı tarafından 3 yıl boyunca yürütülen TÜBİTAK destekli Ruh Sağlığı Araştırması'nda İzmir kent merkezinde yaşayan 50 bin kişinin hayatının bir döneminde veya tamamında ruhsal bir hastalık yaşadığı ortaya çıktı. EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Elbi tarafından yönetilen ve 3 yıldır süren "İzmir'in Ruh Sağlığı Araştırması"nda, 15-65 yaş arası 4 bin 11 kişiyle yüzyüze görüşüldü.
Araştırmada, İzmir kent merkezinde büyüyenlerin, kır ve köylerde yetişenlere göre psikolojik rahatsızlıklar açısından iki kat daha fazla risk altında oldukları saptandı. İzmirliler arasında "piskoz benzeri yaşantı" da yaygın olduğu görüldü. Prof. Dr. Elbi, Türkiye'de söz konusu hastalıkların yaygınlığının İzmir'de ilk kez belirlendiğini belirterek, "Türkiye'de psikotik bozuklukların genel toplumdaki yaygınlığı konusunda ciddi bir boşluk vardı. Yoğun bir çaba harcayarak çok önemli bir veri elde ettik. 2 milyonluk bir nüfusun araştırılması amacıyla 6 bin ayrı adres tek tek ziyaret edildi. Diğer ülkelerde yapılan araştırmalara göre İzmir'de psikoz benzeri yaşantının biraz daha fazla olduğu belirlendi.
Prof. Dr. Elbi, "Psikotik belirti tanımlanmış bir durumdur. Bir hastalık belirtisidir. Psikoz benzeri yaşantılar ise bir belirti olmaktan çok, kısa süreli olan ya da tekrarlayıcı olsa bile bir hastalık tablosuna yol açmayan deneyimlerdir. Sokaktan geçerken 'komşular benim hakkımda konuşuyor gibi geldi' dersiniz. Böyle bir algıya kapılır ancak daha sonra normal hayatınıza devam edersiniz. İşte bu tür yaşantılar araştırmamızda biraz daha yüksek çıktı. Hastalıklarla ilgisi olmayan ama hastalık belirtilerine benzeyen bu yaşantıların yüksek çıkması aslında önemli bir gösterge. Bizlere psikotik bozuklukların İzmir de yüksek olduğunu anlatıyor" diye konuştu.
KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
Prof. Dr. Elbi, "Homojen bir dağılım yok. İzmir kent merkezinde en az 50 bin kişi bu hastalıklardan az ya da çok muzdarip olmuş. Komşuluk ilişkilerinin zayıf, sosyal destek ağlarının yetersiz olduğu semtlerde risk yine 2 kat daha fazla. Bu semtlerin bir kısmı kıyı şeridinde yer alıyor. Herkesin izole yaşadığı, kimsenin kimseyle ilişkisinin olmadığı ortamlarda kişiler bu hastalıklar açısından daha riskli" dedi.
Psikoz benzeri yaşam nedir
İzmir'de sıklıkla görüldüğü tespit edilen 'piskoz benzeri yaşamda', kişi bir ses duyduğunu, izlendiğini, komşularının arkanızdan konuştuğunu düşünür. Ancak 'geçer nasıl olsa' der. Bu durumu takıntı haline gitirenlerde, örneğin komşularıyla ilişkilerini bozanlarda piskoz rahatsızlığı oluşur ve kişinin psikiyatriste başvurması gerekir.
