Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Servisi'nde çalışan 44 yaşındaki Nazife hemşire, 11 yıl önce yaşamını aynı hastanede tekniker olan Gürdal Demir ile birleştirdi.

Atahan, Metehan ve Masal ismini verdikleri üçüz çocuklarını 7 yıl önce kucağına alan anne Demir, yoğun hastane mesaisini ara vermeden sürdürüyor.
Hemşire Demir, birinci sınıf öğrencisi üçüzlerini okula gönderdikten sonra yoğun bakım servisindeki mesaisine başlıyor.

Gününün bir bölümünde genç meslektaşlarına tecrübelerini aktaran 22 yıllık hemşire Demir, kalp ameliyatı olan hastaların yaşam mücadelesinde onları yalnız bırakmıyor.
Hastanedeki mesaisinin bitmesinin ardından üniformasını çıkaran Demir, evde üçüzleriyle ilgileniyor. Demir, çocuklarıyla oyun oynadıktan sonra onlara ders çalıştırıyor.
"KADINSIZ HİÇBİR ŞEY OLMAZ"
Nazife Demir, AA muhabirine, hem mesleğini hem de anneliği çok sevdiğini söyledi.

Hemşireliği ve anneliği başarılı şekilde yaptığına inandığını anlatan Demir, şöyle konuştu:
"Hemşirelik çok kutsal ve emek gerektiren bir meslek. Hastalarımızın iyileştiğini görmek, onlardan dualar almak açıkçası mutlu ediyor. Bunun yanında annelik var, üçüzlerimi büyütüyorum. Annelik çok güzel bir duygu. Kadın olmak zaten başlı başına çok özel bir duygu çünkü hayat veriyoruz. Kadınsız hiçbir şey olmaz. Kadının dokunduğu her şey zaten güzelleşiyor. Kadın berekettir. Var oluşumuzun kaynaklarıdır. Kadın olmanın güzel ve ayrıcalıklı olduğunu düşünüyorum."
Demir, Türk kadınlarının özverili bir yapıya sahip olduğunu, yaşadıkları birçok zorluğun altından başarıyla kalktıklarını dile getirdi.
"KENDİMİ TAKDİR EDİYORUM"
Kendisinin hem işte hem de evde gösterdiği özveriyi en çok üçüzlerinin fark ettiğini belirten Demir, şunları kaydetti:
"Bana 'Hiç işin bitmiyor anne.' diyorlar. Onlar oyun oynamak ya da farklı aktiviteler yapmak istiyor. 'Sen neden hep iş yapıyorsun?' diyorlar çünkü evde hep bir telaş halinde oluyorsunuz. Yetişilmesi gereken işler oluyor. Bir yandan insanların yaşamı ve sağlığı için koştururken, bir yandan da evde çocuklarımın geleceği için koşturuyorum. Onların daha iyi eğitim alabilmeleri için, başarılı olmaları için gerekli desteği sağlıyorum. Zaman zaman kendimi de takdir ediyorum. 'Bravo bana.' diyorum. 3 çocuğu aynı anda belirli seviyelere getirince ve onunla ilgili pozitif geri dönüşler alınca 'Aferin bana.' diyorum."
Demir, hem hastanede hem de evde geçen yoğun mesai sürecinde en büyük desteği eşinden gördüğünü ifade etti.

GÜRDAL DEMİR: O BENİM ŞANSIM
Gürdal Demir ise eşinin mükemmel bir insan olduğunu söyledi.
Evde eşine destek olmaya çalıştığını anlatan Demir, "Çocuklarımızı büyütürken günlerce uykusuz kaldığı zamanları bilirim. Çok yorulduğunu, cefa çektiğini bilirim. Artık okul dönemleri başladı. Kendisini ailesine adamış bir kadın, kesinlikle benim kahramanım ve şansım." diye konuştu.