İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesi'ne yönelik yürütülen büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında, şüphelilerin dijital materyallerinden elde edilen şok bulgular davanın seyrini değiştirecek nitelikte bir organize çarkı ortaya çıkardı. Mahkeme kararıyla (CMK 134/1) incelenen cep telefonları ve bilgisayarlardan çıkan WhatsApp yazışmaları ile dekontlar; ihaleye fesat karıştırmadan rüşvete, usulsüz imar işlemlerinden "bankamatik memurluğu" itiraflarına kadar belediyedeki iddiaları somut delillere dönüştürdü.
ÇAĞDAŞ KAYA'NIN ADI GEÇİYOR
Dijital inceleme raporundan sızan çarpıcı detaylar, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman başta olmak üzere belediye bürokratları ve firma sahipleri arasındaki gizli trafiği deşifre etti. İncelemelerde Duman'ın, belediye personeliyle ilgili birçok kritik konuda Çağdaş Kaya'dan talimat aldığı belirlendi. Ayrıca Başkan Duman'ın, şüpheliler arasında yer alan Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla ilgili personelden özel bilgi topladığı ve şüpheli Mustafa Genç ile yaptığı bir görüşmede kendisine 400 bin TL para gönderildiğine dair bir dekont iletildiği saptandı. Soruşturmanın en dikkat çekici itirafı ise Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü görevlisi Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinden çıktı. Güçerek'in telefon görüşmelerinde kendisinin de "bankamatik memuru" olduğunu açıkça kabul ettiği kayıtlara geçti. Bu itirafı destekleyen bir diğer bulgu da Kültür Müdürü Asiye Avcı ile Özlem Ak arasındaki görüşmelerde ortaya çıktı. Belediyede yaşanan SGK müfettişi paniğinin yansıdığı diyaloglarda, müfettişlerin belediyeye gelerek bankamatik memurlarıyla ilgili tahkikat yürüttüğü ve bu şahısların doğrudan "başkanın talimatıyla" işe gelmeden maaş aldıkları bilgisi yer aldı. Bucamar büro işçisi Akın Erkan Kalmaz'ın ise WhatsApp grubunda belediye başkanının gözaltına alınma haberine "puantajdan dolayı" şeklinde yorum yaptığı ve Özel Kalem Müdürlüğü'nün yapacağı çikolata ihalesine yönelik görüşmeler yürüttüğü görüldü. Kadın ve Aile Müdürlüğü personeli Mergül Şen'in de operasyonlar üzerine, "İnşallah evlendirmede çalışan kişi de bu şekilde alınır" temennisinde bulunduğu kayıtlara yansıdı.
SORUŞTURMA BÜYÜYEBİLİR
Şirket sahipleri ile belediye çalışanları arasındaki para trafiği ve rüşvet ağı da dijital analizlerle adım adım belgelendi. Örgün İnşaat'ın sahibi Hakan Ördek'in, Bucamar ve belediye büro işçileri Çağrı Ongun ile Faruk Korkmaz'a defalarca para gönderdiği belirlenirken, Romega firması sahibi Rıdvan Demir'in çalışanı Selami Demir ile yaptığı mesajlaşmada "son rüşvet parası Çamlıca" ifadesini kullandığı ve şüpheli Emrullah Baykut'un hesabına 50 bin TL transfer ettiği saptandı. Taşçılar İnşaat'ın sahibi Mehmet Taşçılar'ın ise tapu dairesindeki rüşvet çarkına atıfta bulunarak, "Tapuda çalışan Ayhan'ın Buca Belediyesi'nden daha beter çıktı, doymak bilmiyor" dediği sitem dolu mesajları incelemeye takıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dijital verilerden elde ettiği bu yeni ve somut deliller ışığında, Buca Belediyesi'ndeki soruşturmanın kapsamının daha da genişletilmesi ve yeni gözaltı dalgalarının yaşanması bekleniyor.
İMAR VE İHALE USULSÜZLÜKLERİ
Belediyedeki imar ve ihale usulsüzlüklerinin nasıl organize edildiği de teknik detaylarıyla rapora yansıdı. Sıfır Atık İklim Müdürü Aykut Doğan'ın, Bucamar personeli Mahsun Deniz Kanat ile bazı ihalelerin teknik şartnamelerini ve detaylarını önceden paylaştığı tespit edildi. Harita Müdürü Taygun Varol'un ise "Çağdaş başkan istiyor" diyerek aldığı usulsüz talimatları yerine getirdiğine dair yazışmalar bulundu. İmar Durum Şefi Aras İş'in dijital materyallerinde, gizli tanık beyanlarında adı geçen usulsüzlük iddiasına konu 624 ada 10 parsel ile ilgili özel notlar ele geçirilirken, Dönemin İmar Müdürü Hakan Okutucu'nun cep telefonunda ise 313 ada 6 parseldeki usulsüzlük iddialarına dair bir gazetecinin sorularına yönelik görüşmeler yaptığı saptandı. Son olarak Bucamar Muhasebecisi Burcu Altınçekiç ile İzbel Gıda Satın Alma Görevlisi Sinem İnanç arasındaki görüşmelerde, Çağdaş Kaya'dan "başkan" olarak bahsedilerek otel masraflarının belediye bütçesinden ödendiği ve "Erhan başkanın" kartının başka bir şahıs tarafından usulsüz kullanıldığına dair diyaloglar tespit edildi.

