iZMİR'İN Menderes ilçesine bağlı Değirmendere Mahallesi'nde, Tahtalı Barajı havzasında kaldığı gerekçesiyle İZSU tarafından yıkım kararı çıkan evi, şehit ailesi ile yerel idareyi karşı karşıya getirdi. 1998 yılında Kıbrıs'ta vatani görevini yaparken hayatını kaybeden Murat Ocak'ın annesi Meral Ocak ve demans hastası eşine ait olan yapının yıkım kararı, aile tarafından "haksız ve idari yönden usulsüz" olarak nitelendirildi. Aile, sundukları resmi belgelere rağmen evlerinin yeni bir kaçak bina muamelesi görmesine ve tebligatsız yıkım kararına tepki gösterdi.

'KAÇAK DEĞİL 40 YILLIK BİNA'
Ailenin damadı Burak Kahraman, evin 1980-1985 yılları arasında yapıldığını, Değirmendere Mahallesi Muhtarlığı'nın imzalı yazısı, eski uydu görüntüleri ve mahalle sakinlerinin beyanlarıyla İZSU'ya sunduklarını belirtti. Evin sonradan yapılmış kaçak bir bina olmadığını ve uzmanlarca yerinde incelenmesini istediklerini vurgulayan Kahraman, idarenin sunulan kanıtları ve inceleme taleplerini görmezden gelerek haksız bir karar aldığını savundu. Adrese su saati bağlandığını ve Meral Ocak adına kayıtlı Kurudere Sokak adresli abonelik üzerinden 5 adet vidanjör hizmet formu düzenlendiğini gösteren aile, kamu hizmeti verilen bir yapının geçmişinin sorgulanmadan yıkılma kararının çıkarılmasının mağduriyet yarattığını ifade etti.

DEVİR OYUNUYLA YIKTILAR
Yıkım kararına karşı idare mahkemesine başvuran ancak ilk dava sürecinde istedikleri bilirkişi incelemesini yaptıramayan aile, sürecin devamında bürokratik bir yönlendirmeyle karşı karşıya kaldıklarını öne sürdü. İZSU yetkililerinin "şehit ailesinin evi yıkılıyor" algısının önüne geçmek amacıyla taşınmazı devretmelerini önerdiğini iddia eden Burak Kahraman, "Kamuoyu tepkisinden kaçınmak için taşınmazı Meral Hanım'dan devralmamı önerdiler. Mülkiyeti üzerime alıp 'yeni malik' sıfatıyla dilekçe verdim. Amacım, tarafıma yapılacak yeni tebligatın ardından tekrar dava açıp binanın yapım tarihi için bağımsız bilirkişi incelemesi istemekti. Ancak yeni malik olarak bana hiçbir resmi tebligat yapılmadan, hak arama yolumuz kısıtlanarak doğrudan yıkım kararı verildi" sözlerini sarf etti.

İZSU: MUTLAK KORUMA ALANI
İZSU Yönetim Kurulu'nun 11 Mayıs 2023 tarihli kararına göre ise taşınmaz, Tahtalı Barajı havzasındaki mutlak koruma alanında kalıyor. Kurum, 9 Haziran 2022'de yaptığı tespitte yapıyı izinsiz alan olarak değerlendirirken, sunulan 2019 tarihli Yapı Kayıt Belgesi'nin mutlak koruma alanlarında hukuki geçerliliği bulunmadığını savunarak yıkım kararı verdi. Evi yıkılmak istenen aile ise sundukları muhtarlık yazısı ve İZSU hizmet formlarının neden dikkate alınmadığının ve mülkiyet devrinden sonra yeni malike tebligat yapılmadan yıkım kararlarının nasıl uygulandığının açıklanmasını bekliyor. İZSU yetkilileri ise devir yönlendirmesi ve tebligat iddialarına ilişkin henüz resmi bir yanıt vermedi.