İç Hastalıkları Uzmanı Dr. N. Vedat Erten, hepimizin mutlaka bir kez olsun yediği fast food gıdalara ilişkin konuştu. Dr. Erten yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi: "Yoğun iş temposu ve zaman baskısının sıradanlaştığı günümüzde, fast food beslenme tarzı pek çok kişi için kolay ve cazip bir çıkış yolu sunuyor. Ancak bu hızlı çözümler, modern yaşamın görünmez bir bedeli olarak sağlığımızdan eksiltmeye devam ediyor. Parlak ambalajlar içinde sunulan bu lezzetli pratiklik, kısa vadede doyurucu görünse de uzun vadede obezite, kalp-damar hastalıkları ve metabolik bozuklukların kapısını aralayan bir alışkanlığa dönüşüyor. Günlük koşuşturmaca içinde fark edilmeyen bu sessiz tehlike, toplumun beslenme alışkanlıklarını giderek daha derin bir çıkmaza sürüklüyor. "Fast food" genellikle derin yağda kızartılmış veya hızlı hazırlanmış, önceden üretilmiş, paketlenmiş ya da seri üretimle sunulan yiyecekleri ifade eder. Hamburger, pizza, kızarmış patates, sandviçler, hazır tavuk-balık ürünleri, kızartmalar gibi. Hazır yemek sistemi; yüksek yağ, şeker, tuz; düşük posa, vitamin ve mineral içeriğine sahiptir. Günümüzde fast-food tüketiminin yaygınlığı oldukça artmıştır. Genel nüfusun farklı yaş gruplarında kullanımı yaygındır. Yani fast food, modern, hızlı ve pratik yaşam tarzıyla birlikte neredeyse tüm dünyada - Türkiye dahil - günlük beslenmenin bir parçası haline gelmiştir.
TÜRKİYE'DEKİ YAYGINLIĞI
Türkiye'de fast food yaygınlığı ile ilgili yapılmış olan belli başlı araştırmalar ve bulguları: 2023 yılında yayımlanan bir çalışma: 19-64 yaş aralığındaki yetişkin 400 kişiyle yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 56,3'ü fast food tükettiğini belirtmiş. Araştırmada, ortalama fast food tüketim sıklığı haftada yaklaşık 3.7 kez olarak raporlanmış. Bölgesel bir inceleme olan ve 515 kişiyle yapılan araştırmada: Sivas il merkezinde yaşayan bireylerin %81,6'sının fast food tükettiği saptanmış. 2022'de 1.100 kişi ile dijital panel şeklinde yapılan bir başka ankete göre: halkın en çok tercih ettiği fast-food ürünleri arasında hamburger, pizza ve tavuk döner gelmiş. Gençlerde hamburger; orta-yaş ve üzerindekilerde ise lahmacun ve döner gibi seçenekler öne çıkmış. Bir diğer 2006 tarihli kapsamlı bir çalışmaya göre: Türkiye'de "fast-food tüketim sıklığını" etkileyen sosyo-ekonomik ve demografik faktörler analiz edilmiş. Bu araştırmaya göre, yaş, gelir, eğitim düzeyi, hane halkı büyüklüğü gibi pek çok değişken fast food tüketiminde önemli bulunmuş. Gençlerin, yüksek gelirli ve daha eğitimli bireylerin fast food tüketme eğiliminin daha yüksek olduğu görülmüş. 2019 yılında İzmir'de, Fast food ürünlerine yönelik tüketici davranışları ile yaşam tarzı ilişkisi başlığında bir araştırma yapılmış. 271 fast food tüketicisi alınmış. Tüketim desenleri, sıklıkları ve yaşam tarzı analizi yapılmış. Sonuçta: Kentli yaşam, modern yaşam tarzı ve değişen aile yapısının fast-food tercihlerini artırdığı gözlenmiş.
NE ANLAMA GELİYOR?
Fast food Türkiye'de yalnızca "arama anında tek seferlik" bir tercih değil; birçok kişi düzenli olarak tüketiyor. Bu alışkanlık, özellikle genç nüfus, şehirli yaşam, yüksek gelir ve eğitim düzeyi gibi demografik profillerde daha yaygın görünüyor. Son yıllarda sadece damak zevki ve tadı değil; kolaylık ve erişilebilirlik (hazır, hızlı, pratik) nedeniyle fast food tercihleri artmış; bu da genel diyet kalitesinin düşmesine, obezite ve benzeri sağlık sorunlarının artma riskine dair çalışmaların sayısını artırmış durumda. Fast-food tüketimi hem gençlerde (özellikle üniversite öğrencileri), hem genel yetişkin nüfusta oldukça yaygın. Tüketim yalnızca büyük şehirlerle sınırlı değil İç Anadolu, İzmir, Sivas, Tekirdağ gibi farklı coğrafyalarda da fast-food yaygın. Sosyo-ekonomik faktörler (eğitim, gelir, aile yapısı, kentleşme/şehir yaşamı, çalışan kadın oranı vs.) fast-food tüketiminde belirleyici. Fast-food tüketimi, diyet kalitesinin düşmesi, beslenme alışkanlıklarının bozulması, potansiyel sağlık riskleri (örneğin obezite) ile ilişkilendiriliyor.
DÜNYADAKİ DURUM
Dünyadaki En Büyük Çalışma: Global Burden of Disease (GBD) - Beslenme ve Risk Faktörleri Analizi: Fast-food doğrudan tek başlık olarak araştırılmamış olsa da, dünyada beslenme alışkanlıkları ve obezite/sağlık etkileri üzerine yapılan en büyük ve en kapsamlı çalışma budur. Global Burden of Disease Study (GBD) 200'den fazla ülkeden, 10.000'den fazla araştırmacı üzerinde veriler toplanmış. 30 yılı aşkın süredir devam etmekte. (1990'dan günümüze) Burden of Disease Collaborators tarafından yürütülen dev bir küresel sağlık projesi. Beslenme kalıpları, işlenmiş gıda tüketimi, yüksek sodyum, düşük meyve-sebze tüketimi, obezite ve diğer risk faktörlerini inceliyor. Çalışma fast-food tüketimini doğrudan ölçmese de, fast-food tüketiminin yol açtığı obezite, yüksek sodyum alımı, yüksek trans yağ tüketimi, işlenmiş gıda alımı gibi ölçümleri içeriyor. 2017 versiyonu: Diyet kaynaklı risk faktörleri nedeniyle, dünyada yılda yaklaşık 11 milyon ölüm ve 255 milyon DALY (özgür yaşam yılı kaybı + hastalık yılı) oluştuğu hesaplanmış. En öne çıkan diyet riskleri: yüksek sodyum (tuz) alımı; tam tahıl, meyve/sebze, kuruyemiş gibi sağlıklı besinlerin yetersiz tüketimi olarak raporlanmış. Yani: Bu çalışma, sağlıklı olmayan beslenme (fast-food / işlenmiş gıda tarzı beslenme dahil) ile kronik hastalıklar/ölüm ilişkisini küresel ölçekte net biçimde göstermektedir."

