İnsanlık tarihi ilginç ve gizemli olaylara doludur. Günümüz koşullarına göre saçma ancak yaşandığı zamana göre ise hiç de şaşırtıcı olmayan olaylar belki de yarattığı 'kelebek etsiyle' tarihin akışını değiştirmiştir. Bazen, öyle ilginç tarihsel hikayelerle karşı karşıya kalırız ki bunun bir kurgu olabileceğinden şüpheleniriz. 'Tarih tekerrürden ibarettir' diyenlere ise bir çift sözümüz var. Anlatacağımız hikayeler lütfen ama lütfen tekerrür etmesin. İşte hepimizi şaşkınlığa uğratacak tarihsel gerçekliliğe sahip o hikayelerin bazıları...

VATİKAN, ÖLMÜŞ PAPANIN CESEDİNİ YARGILADI
Yok artık!' demeye hazır olun. Malum, Vatikan'da tarihin her döneminde oldukça tuhaf olaylar yaşanmıştır ve muhtemelen yaşanmaya devam edecektir. Bunlardan en ilginci ise halef selef iki papa arasında yaşandı. Ama biri artık yaşamıyordu... Nedendir bilinmez MS. 897'de Papa VI. Stephen, selefi Papa Formosus'u yargılamak istemişti. VI. Stephen, selefi Papa Formosus'a o kadar kinlenmişti ki cesedini ölümünden tam 1 yıl sonra mezarından çıkararak mahkeme salonun da yargıladı. Sonuç mu? Stephen, Formosus'u papalık kıyafetlerine layık olmayan bir gaspçı olmakla suçlayarak onu gözden düşürmeye çalıştı. Sonunda Stephen, kendini savunamayan bir adama karşı davayı kazandı. Yetkililer, Formosus'un çürüyen cesedini Tiber Nehri'ne atmadan önce üç parmağını kesti. Papa Stephen rahatladı mı bilinmez ama bu hareketiyle tarihe geçti.

AVUSTURYA ORDUSU KENDİSİYE SAVAŞTI
Bir başka ilginç hikaye de 1788'de yaşandı. Avusturya, Osmanlı ile kora kor bir savaşın tam ortasındaydı. Şebeş Muharebesi oldukça ilginç bir hal aldı. Tarihçi Charles Kirke'ye göre kayıtlara "kaydedilen en kötü tek olay" olarak geçti. Avusturya ordusu gece Karanşebeş kasabası yakınlarında ilerlerken, süvari ve piyadeler şarap içip sarhoş olduktan sonra ilginçtir birbirleriyle savaşmaya başladılar. Sarhoş askerlerin bazıları şakadan Türklerin kendilerine ateş açtığını haykırdılar. Tabii ki şaka gerçek sanıldı. Çok geçmeden Avusturya ordusunun düzenli yürüyüşü kargaşa ve paniğe dönüştü ve yol boyunca birbirleriyle çatışmalar başladı. Sonuç oldukça vahimdi. Avusturya ordusu kendi kendine savaşarak binlerce zayiat vermişti. Kaynaklar bu çatışmada 10.bin kadar ölü ve yaralı olduğunu kayıtlara geçti.

KOŞTUĞU MARATONU ARABA SÜREREK KAZANDI
1904 yılının Olimpiyat Oyunları'ndaki maraton yarışında inanılması güç bir olay yaşandı. Maratonu, Amerikalı koşucu Frederick Lorz kazandı. Kazanmasına kazandı ama yarışmayı saatte 10 mil hız yapan bir arabaya bindiği için kazanmıştı.

Yarış sonunda Lorz, maratonun galibi olarak kutlandı ve hatta galibiyetini kutlamak için kızı Alice Roosevelt ile bir hatıra fotoğrafı bile çektirdi. Nedendir bilinmez ancak kısa süre sonra olanları itiraf etti ve diskalifiye edildi. Adalet yerini geç de olsa buldu. Bitiş çizgisini Lorz'dan sonra geçen Tom Hicks şampiyon ilan edildi. Ne demişler yanlış hesap Bağdat'tan döner.

MANSA MUSA'NIN SERVETİ
Dünya malı dünyada kalsa da tarihin sayfalarında kendine yer bulabiliyor. Efendim, 14. Yüzyılda, Mali İmparatorluğu'nu yöneten Mansa Musa'nın serveti zamanında Hac için geçtiği Mısır topraklarında bile bu ülkenin ekonomisini allak bullak ediyor. Yaşadığı yıllarda, Mansa Musa, ülkedeki altın ve tuz rezervleri sayesinde büyük bir servete sahipti. İmparator Musa, 1324 yılında Mekke'ye hacca gitmek için yola çıktı. Hacca giderken Mansa Musa ve yanındakiler Kahire'de durdu ve Mısırlılar karşılaştıkları zenginlik karşısında adeta afalladılar. İbn Fadlallah el-Umari'ye göre, Musa ve maiyeti çok büyük bir zenginlik ile geldiler ve Kahire'de o kadar harcama yaptılar ki şehirdeki altının değeri 10 yıldan fazla bir süre boyunca hep değer kaybetti. Duy da inanma!

VOLTAİRE PİYANGODAN SERVET KAZADI
Ve son olarak ünlü yazar Voltaire'den bahsedelim. Voltaire, hatırı sayılır miktardaki servetini nasıl kazandı? Anlatalım, Voltaire, Fransız piyango sistemindeki zayıf bir noktadan yararlanmak için matematikçi Charles Marie de la Condamine ve diğer on bir tanıdığıyla birlikte piyango oynadı. Tüm sayıları takip ederlerse, kesinlikle kazanacak ve parayı kendi aralarında bölüşeceklerdi. Evet, aynen de öyle yaptılar. Grup, her piyango oynadığında milyonlarca livre (eski bir Fransız para birimi) kazanıyordu. Voltaire'in payı ise muhtemelen 500.000 livre civarındaydı. Kısadan hisse, demek ki matematikçilerle yapılan ittifak servet getiriyormuş.