NALAN MİRİ SÖZER sizler için yazdı...
Anadolu'nun kadim medeniyetlerinin yüzyıllarca ayak bastığı bir durak Kayseri. Bir tarafı kayak tutkunlarının uğrak noktası heybetli Erciyes, diğer tarafı vadiler ve gizemli hikayelerle dolu Nevşehir... Kayseri'de her sokak geçmişten bir iz taşır, her lokma ise hafızaya kazınır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan Kayseri Kalesi, kentin en önemli tarihî yapılarından biridir. Cumhuriyet Meydanı çevresindeki saat kulesi ve tarihî yapılar, Kayseri'nin geçmişten bugüne uzanan şehir kimliğini yansıtıyor. Kayseri'nin ticaret geleneğinin kalbi olan Kapalı Çarşı, yüzyıllardır kentin ekonomik ve sosyal hayatının merkezi. Sabah erken saatlerde şehrin kalbine, Kayseri Kalesi çevresine yürümeden önce sokakta küçük masada, bir pastırmacı önünde Kayseri usulü esnaf kahvaltısı edin. Katmer, Pastırma, tulum peyniri ve gül reçeli bu kahvatının olmazsa olmazıdır. Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan bu yapı, şehrin hafızasının tam ortasında duruyor. Kalenin etrafındaki çarşıda dolaşırken bakırcıların sesi, baharat kokuları ve esnafın samimiyeti seni hemen içine çekiyor. Biraz ileride, zarif taş işçiliğiyle dikkat çeken Hunat Hatun Külliyesi karşılıyor. 13. yüzyıldan kalan bu yapı; camisi, medresesi ve hamamıyla adeta küçük bir şehir gibi...

MİMAR SİNAN'IN MEMLEKETİ
Mimar Sinan'ın Kayserili olduğunu biliyor muydunuz? Kayseri'nin Ağırnas Köyü'nde doğmuş, 22 yaşına kadar burada yaşamış. Günümüzde hala ayakta duran ve korunan Mimar Sinan Evi de bu köyde bulunuyor. Köye geldiğinizde en popüler duraklardan biri olan Mimar Sinan Evi'ni ziyaret edebilirsiniz. Evin ilk katları evin ilk zamanlardaki hali, sonradan ise üst katlarında yeni bir yapılanma olmuş. İşin enteresan kısmı, hem bu evin hem de tüm köyün altında tüneller olduğu düşünülüyor. Evin alt katlarına doğru indiğinizde, bodruma yapılmış odaları görebiliyorsunuz. Eve giriş ücretsiz, kapıda sizi Mimar Sinan'ın soyundan gelen bir amca karşılıyor. Kendisi evin bakımından sorumlu. Kendisiyle sohbet edip belki biraz daha fazla bilgi de alabilirsiniz. Ağırnas Köyü en eskisi 18. Ve 19. yüzyıldan kalma yapılarla dolu. Tarihi evler, camiler, kiliseler yol boyunca karşınıza çıkıyor. Bir deprem yarığı olan Koramaz Vadisi'nde bulunan bu köy, uzun bir yürüyüşle keşfetmek için ideal. Köye şehir merkezinden araçla ortalama kırk dakikada ulaşabilirsiniz.

TALAS MAHALLESİ
Talas Mahallesi, taş evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, hediyelik eşya satan dükkanları, camii ve kilisesi ile Kayseri şehir merkezindeki en turistik noktaların başında yer alıyor. Erciyes Dağı'nın eteklerinde bulunan mahalle aşağı ve yukarı Talas olarak ikiye ayrılmış durumda. Yukarı Talas bölgesi Rum ve Ermenilerin yaşadığı bölüm imiş. Yukarı Talas'ta yer alan kiliseyi yukarıdaki fotoğrafta görüyorsunuz. Kayseri merkezinde bu listeye ek olarak pek çok türbe, kümbet, camii, medrese yer alıyor. Hepsini tek tek saymadan Kayseri şehir merkezinde gezilecek yerler arasında en önemli olanlara yer vermeye çalıştım. Ayrıca Kayseri merkezine 5km mesafede bağ evleri var. Şehirde yaşayanlar yaz döneminde bağ evlerine taşınıyorlar. Bir tanıdık bulursanız bağ evi keyfi de yapabilirsiniz.

LEZZETLİ SOFRALAR
Kayseri'de bol bol hamurişi ve et yemeği yenir diye özetleyebilirim. Bol yağlı, lezzetli mi lezzetli, mis gibi yemekler. Kayseri'de yemeden dönmemeniz gereken yemekleri sıralayayım önce; mantı, tepsi mantısı, yağlama, sarma, sucuk ve sucuk içi, pastırma, etli yaprak sarma, başta kete olmak üzere her türlü hamurişi, Konya'da meşhur olan bamya çorbası Kayseri'de de çok güzel ve lezzetli yapılıyor, Develi cıvıklısı (bir çeşit etli pide). Yazarken bile ağzım sulandı. Bu listeye bir de pöç kebabı eklenebilir.
KÜLTEPE'DE TARİHE YOLCULUK
Kayseri 6000 yıllık bir geçmişe sahip. Şehirdeki ilk yerleşim, Kültepe mevkiinde Anadolu'daki ilk medeniyetlerden olan, Hititlerin ataları Hattilere ait. Kayseri'nin bilinen en eski adı Mazaka. Mazaka, Kapadokya Krallığı'nın başkenti olmuş. M.S.17 yılında ise şehir Roma İmparatorluğu'nun yönetimine geçiyor ve Kaisareia (Kayzer) adını alıyor. Kültepe, Anadolu'da yazının ilk kez kullanıldığı yer olarak kabul edilir. Ancak burayı bu kadar özel kılan yalnızca çivi yazılı tabletler değildir. Bu topraklarda yaşayan insanların ne ürettiği, ne yediği ve yiyeceklerini nasıl sakladığı da bugün bize ulaşan en güçlü kültürel miraslardan biridir. Kazılarda ortaya çıkarılan buğday ve arpa taneleri, öğütme taşları ve zahire küpleri bize şunu gösterir: Bu coğrafyada sofralar yalnızca karın doyurmak için kurulmamıştır.

ŞEHİRDEN DAĞIN ZİRVESİNE
Erciyes kayak tutkunlarının Türkiye'deki sevdiği adreslerden biri. Türkiye'nin en gelişmiş kayak merkezleri burada bulunuyor. Toplam 102 km pist uzunluğu var. Bu bölgenin bir diğer özelliği de "toz kar"a sahip olması. Yani özellikle snowboard ve snowkite sporları için çok uygun. Yeni başlayanlar için Tekir Kapı bölgesindeki geniş ve eğimi düşük pistler ideal. Orta seviye için Hacılar Kapı tarafı daha uzun ve keyifli inişler sunuyor. İleri seviye için de Develi Kapı'da daha dik ve teknik pistler bulunuyor. Şehir merkezinden yaklaşık yarım saatte Erciyes kayak merkezine ulaşabiliyorsunuz. Dilerseniz tesise yakın olan otellerde de konaklayabilirsiniz. Pazar sabahı biraz daha ferah bir rota için Erciyes Kayak Merkezi diyorum. Kış olmasa bile Erciyes'in temiz havası ve manzarası insanı dinlendiriyor. Eğer zamanınız varsa kısa bir yürüyüş yapabilir veya sadece manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.