Ne yazık ki tarih her zaman kahramanları yazmaz. Bazı olaylar tarihin karanlık yüzünde kalmaya mahkumdur. Yakın zaman Türk tarihi bilinen kahramanlarımızla doludur... Ancak bir o kadar da tarihin tozlu ve karanlık sayfalarına sıkışmış ve ebediyete kadar orada kalacak kahramanlarımız vardır. Adını bilmediğimiz ya da hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz kahramanlarımız... Ülkesi için bir an bile tereddüt etmeden canını tehlikeye atmış ve bu aziz vatan için kanını akıtmış kahramanlarımız...

KORKULU RÜYASI OLDU
Acımasız Emperyalizm için ne demişti vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy, "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"... İşte o canavara yakın tarihimizde korkusuzca kafa tutmuş nice kahramanlara sahip bu ülke... Özellikle erkeklerden hiç de geri kalmayan kadınlarımız... Hepsi de birer ana, bacı, eş olan kahraman kadınlarımız... İsterseniz birkaç tanesini birlikte hatırlayalım... Mesela, Fransız işgal kuvvetlerine karşı savaşan Rahime Hatun, Kurtuluş Savaşına gide yolda ilk meşaleyi yakan Halide Edip Adıvar, Sakarya Savaşı'nda, Büyük Taarruz'da savaşmış olan milli mücadele kahramanı İğneli Pembe Çavuş... Bitmedi, Milli mücadele yıllarında Aydın yöresinin kurtuluşu için mücadele etmiş Kuva-yı Milliyeci Çiftlikli Çete Kübra Efe ve daha niceleri...

TÜRK KADIN AJAN
Bugün sizlere çok özel bir kadından bahsedeceğiz. Ne yazık ki tarih hakkında çok fazla bilgi vermiyor. Başta da belirttiğimiz gibi tarihin gizli sayfalarına saklanmış kahramanlarımızdan biri o... Teşkilat-ı Mahsusa'nın bilinmeyen kahramanı. Adı, Mebruke Hanm... Türk kadın ajan... Öyle gözü kara ki, üstlerinden aldığı emrin ardından Şam'da Teşkilat- ı Mahsusa bağlı iki arkadaşı ile Fransız konsolosluğuna sızarak Osmanlı için son derece önemli belgelerin saklandığı kasayı havaya uçurdu. Operasyonda ciddi şekilde yaralandı. Kasanın yanında bulduğu bir tutam kadın saçı ise İngiliz ajanı Lawrence deliye döndürmeye yetti... O kim olduğunu araştıra dursun Mebruke Hanım belgeleri çoktan Türk makamlarına ulaştırmıştı bile...
İsterseniz, öncelikle Teşkilat-ı Mahsusa'dan bahsedelim. İttihat ve Terakki Cemiyeti bünyesinde Enver Paşa'ya bağlı olarak kurulan gizli teşkilattır. II. Meşrutiyet dönemi sonrası 1913- 1918 yılları arasında etkinlik gösteren istihbarat ve propaganda işleri yürüten bir topluluktur. İttihat ve Terakki'nin Türkçü ve İslamcı siyasi görüşleri doğrultusunda, yurt içi ve yurt dışında, karşı istihbarat, propaganda, örgütlenme, suikast eylemlerinde bulunmuştur. Oluşumun isim babası Mirliva Rasim Bey'dir. Bilgilere göre, 1911'den itibaren etkin olmuş, 17 Kasım 1913'te resmen kurulmuş ve daha sonrasında da 5 Ağustos 1914'te Harbiye Nezareti'ne bağlı resmi bir örgüte dönüştürülmüştür. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Anadolu'da oluşturulan Kuva-yi Milliye, Karakol Cemiyeti ve Müdafaa-i hukuk gruplarının önde gelen liderlerinin hemen hepsi Teşkilat-ı Mahsusa üyesi olduğu bilinen kişilerdir. Teşkilatın kurucusu ise Enver Paşa'dır... İç ve dış istihbarat, ülkelerin güvenliği açısından tarihin her döneminde öne çıkan unsurların başında gelmektedir. Cumhuriyetten önceki dönemde başarılı ve hayati operasyonlara imza atan Türk istihbarat kurumu Teşkilat-ı Mahsusa'nın gözü kara kadın ajanlarından biri de Mebruke Hanım'dır. Gözünü budaktan esirgemeyen bu kahraman ajanımız Osmanlı'yı yıkmak isteyen emperyalist güçleri alt etmeyi başarmıştır. Dönemin süper güçleri İngilizler ve Fransızlar amaçları doğrultusunda güçlerini birleştirerek ortak hareket etmeye başladılar. Hedef belliydi, Osmanlı bir an önce yıkılmalıydı... İngilizler ve Fransızlar'ın elinde Osmanlı için hayati derecede önemli gizli belgeler mevcuttu. Bu belgeler, Şam'da Fransız Konsolosluğu'nda gizli bir kasada çok sıkı bir şekilde korunuyordu. Mebruke Hanım, uzun süreden beri beklediği görevi amirlerinden almıştı. Başarısızlıkları halinde belki de hiçbir zaman geri dönemeyecekleri göreve kendisi gibi 2 arkadaşı ile birlikte hazırdı.
BOMBA İLE HAVAYA UÇURDU
Planlar yapıldı... Belgeler, Osmanlı'nın eline geçerse İngiliz ve Fransızlar büyük zararlara uğrayacaklardı. Adeta etten duvar örülen Fransız konsolosluğuna bir gece vakti 2 arkadaşı ile birlikte sızan Mebruke Hanm operasyonun startını vermişti. Öncelikle belgelerin saklandığı kasa bulundu. Güçlendirilmiş çelik kasa patlayıcılarla havaya uçuruldu. Ortalık ana baba gününe dönmüştü. Çıkan kargaşada Mebruke Hanım da ciddi şekilde yaralandı. Ancak iki ajan arkadaşı ile birlikte kaçmayı başardı... Yanındaki belgeleri en hızlı şekilde Türk makamlarına ulaştırdı. Ülkesi adına büyük bir operasyonu başarışı şekilde tamamlamıştı.
LAWRANCE DELİYE DÖNDÜ
Olay, İngilizler ve Fransızlar arasında 'soğuk duş' etkisi yarattı. Olaya ünlü İngiliz casusu Lawrence el attı. Yaptığı incelemelerde havaya uçurulan kasanın yanında bir tutam kadın saçı bulmuştu. Lawrence, o kadın saçını araştıra dursun Osmanlı için hayati belgeler çoktan İstanbul'daki yetkililere ulaşmıştı bile. Mebruke Hanm, Lawrence'ı alt etmeyi başarmış ama bu başarısı mesle- ği gereği uzun yıllar gizli kalmıştı. Mebruke Hanm operasyonda yaralanmıasına rağmen boş durmadı yeni yeni görevlere çıktı. Trablusgarp'a giderek istihbarat görevine devam etti. Ülkesi için son nefesine kadar hiçbir karşılık beklemeden çalıştı... Vatan aşkı işte böyle bir şeydi... Onlar var olma yolunda elde ettikleri her istihbaratı ilmek ilmek örerek emperyalizme karşı cesurca direndiler ve bu kutsal görevi şanla, şerefle geleceğe taşıdılar... Minnet ve saygıyla...