BÜLENT GÜRLÜK TÜM YAZARLAR
Teşekkürler Olten...
21.10.2014 | Arşiv

Teşekkürler Olten...

bulent.gurluk@yeniasir.com.tr

Hem iş dünyasının sanata kulaklarını tıkadığı İzmir'de kültür hayatımıza hareket getiren muhteşem bir filarmoni orkestrası kurduğunuz, hem de konservatuvar mezunu genç yeteneklere istihdam sağladığınız için teşekkürler...
Ceyhan ve Fatma Olten'in güzel bir hayalden yola çıkarak İzmir'e bir sanat okulu, filarmoni orkestrası ve quartet kazandırma hikayesi, 2013 yazına dayanıyor. İşte bu rüyanın, İzmir Senfoni eski Müdürü ve timpani sanatçısı Akgün Çavuş'un koordinatörlüğünde geniş kitlelere ulaşmasının sırrı, geçtiğimiz çarşamba gecesi tınıların eşliğinde ortaya çıktı!
***
Adnan Saygun Sanat Merkezi'nin büyük salonundaki sezon açılışında, çoğunluğu gençlerden oluşan orkestranın ezgileriyle saçtığı enerji, dinamizm ve salonda kopan o heyecan fırtınasını iliklerimize dek hissetmemek mümkün müydü?
Bir kez daha, yüreklerinde notaların beslediği ışık gölgelenmediğinde, sevgili gençlerin yetenekleri, hırsları ve istekleriyle nasıl da fark yarattıklarına şahit olduk. Bu yüzden mutlaka kalıcı bir etikete dönüşmesi gerektiğini düşündüğüm 'Olten' imzasının, bu müthiş orkestranın altında ölümsüzleşmesini diliyorum.
***
O geceki konserde, tam da orkestranın ruhuyla bütünleşen yeni bir dünya yıldızıyla tanıştık. Henüz 28 yaşındaki İngiliz keman solisti Charlie Siem... İlk bölümde Mozart'ın Beş Numaralı Keman Konçertosu'nu yorumlarken, enstrümanından yükselen büyüleyici tonları kadar, sempatisi ve karizmatik duruşuyla da izleyicileri hayran bıraktı.
Şimdiye dek farklı ülkelerde birçok ünlü orkestrayla çalan, içindeki melodiyi virtüözlüğüne yansıtmadaki ustalığıyla klasik müzik dünyasında kendine has yer edinen Charlie Siem'in adını her geçen gün daha çok işiteceğimize eminim. Umarım gelecek yıllarda kendisini İzmir'de tekrar dinleme şansı bulabiliriz.
***
Olten'in açılış konserinde, sahnedeki pırıltıların tıpkı 'takım yıldızı' gibi melodik bir uyuma dönüşmesini sağlayan ünlü şefimiz İbrahim Yazıcı'yı ise zaten uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Orkestrayı bagetiyle değil, duygu yüklü yüreğiyle yöneten İbrahim Yazıcı'nın, pozitifliği, kıvraklığı, müzik zekası ve zarafetiyle dünyanın her yerinde ilgi uyandıran tarzı Olten Filarmoni'ye damgasını vurdu.
Belli ki onun dinamizmi ve kurduğu sahne iletişimi, orkestranın kendini daha güvenli, coşkulu hissetmesini sağlamış. Umarım İbrahim Yazıcı'nın başında çıktığı orkestra konserlerini İzmir'de özlemek zorunda kalmayız!
***
Konserin ardından dinmek bilmeyen alkışlar, İzmir'in sanat yaşamına nefes aldıran Olten'in oksijenine ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu kanıtlar gibiydi.
İlk yarıda Mozart'ın ardından Camille Saint-Saens'in 'Introduction&Rondo Capriccioso' ile ikinci yarıda yine Mozart'ın 'Senfoni No. 40 Sol minör K 550' adlı eserini dinlediğimiz filarmoninin dimağımızda bıraktığı tatla gülümseyerek ayrıldık salondan.
Çıkışta sohbet etme fırsatı bulduğum Ceyhan Olten'in gözlerinde, emeklerinin karşılığında en güzel hediyeyi almanın ışıltısı hala duruyordu. Filarmoniyi yaşatmak, gençlere daha çok fırsat vermek için ellerinden geleni yapacaklarını, bu çabaların İzmir'in adını sanatla markalaştırma noktasında da önemli bir yer tuttuğunu söyledi kendisi... Bu ideale ısrarla sırtını dönenlerin beyninde bir kıvılcım yakar mı dersiniz?