Filiz İçke Önal

Meme estetiğinin ideal yaşı yok

Meme dokusunun hiç gelişmemesi veya çok az gelişmesi durumunda estetik operasyonlar 18'li yaşlardan itibaren yapılabiliyor. Hamilelik ve emzirmeden sonraki deformasyonların giderilmesi için ise operasyon daha ileri yaşlara ötelenebiliyor
Tarih boyunca doğurganlık ve dişilik sembolü olarak öne çıkan meme dokusunun, kadının özgüven oluşturma sürecinde en önemli belirleyici olduğunu dile getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Çağhan Baytekin, "Bu nedenle diğer estetik operasyonlardan daha farklı olarak, meme estetiğini kadınlar genelde başkaları için değil, kendileri için isterler. Meme estetiği derken, memenin ideal boyutuna kavuşması veya memenin daha feminen bir özellik taşımasından bahsediyoruz. Memenin feminenlik ötesinde önemli bir özelliği de çocuk emzirmedeki fonksiyonudur. Bu nedenle estetik görünümün yanı sıra korunması gereken fonksiyonları da düşünülmelidir" diyor. Özel Ege Sağlık Hastanesi'nden Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Çağhan Baytekin'le meme estetiğini konuştuk.
-Kadında sağlıklı meme gelişimi ne zaman tamamlanır ve gerekiyorsa estetik operasyonlar en erken hangi yaşta gündeme gelir?
Kadınlarda meme gelişimi normalde çok uzun bir sürece yayılır. Adolesan çağda başlar, 17 yaşına kadar belli bir seviyeye gelir ve tam olarak tamamlanması doğum ve emzirme ile olur.
Yine de ergenlik döneminden itibaren memenin hiç gelişmemesi veya çok az gelişmesi söz konusu olabilir. Meme küçüklüğü, normalde hayatı tehdit eden bir unsur değildir. Memeleriniz küçük olsa bile normal şekilde süt verebilme şansınız vardır. 'Memesi daha iri kadınlar daha iyi süt verir' diye bir kural yok. Ama özellikle bizim gibi Akdeniz ülkelerinde bu durum ciddi bir özgüven sorunu yaratır. Bu hastalara 18-21 yaş aralığında işlem yapılabilir.

AİLE TAMAMLANINCA
-Daha ileri yaştaki hanımlarda meme estetiği için önerdiğiniz ideal zaman aralığı nedir?

Doğuştan gelen meme gelişim bozuklukları dışında en ideali aileyi tamamladıktan sonra bu tür işlemlerin yapılmasıdır. Mesela hastamız evli ve "Biz iki yıl sonra çocuk düşünüyoruz, biraz daha büyük meme istiyorum" diyorsa yaklaşımımız "Çocuktan sonra yapalım" şeklinde oluyor.
Çünkü ne olursa olsun meme gelişimi, doğum ve emzirme ile birlikte tamamlanıyor. Protez konulduktan sonra da emzirme dönemi bittiğinde memenin şeklinde yine bir miktar değişiklik olacaktır. Operasyonun hamilelik ve emzirme sonrasına bırakılması bu süreçteki deformasyona da çözüm sunacaktır.
-Doğumdan ne kadar süre sonra meme protezi takılabilir?
Meme şeklinin tam olarak oturması için, emzirme süreci bittikten sonra 3-6 ay beklenmesi uygun olacaktır. Emzirme bittikten hemen sonra meme normal şekline gelmiyor. Kimi kadınlarda meme bir miktar toparlanabiliyor, kimisinde sarkma devam ediyor. Bu nedenle sonucu görmek için 3-6 ay beklemek gerekecektir.
-Önceden takılmış meme protezi hamilelik sürecinde sıkıntıya neden olur mu?

Hepimiz biliyoruz ki hamilelik döneminde göğüsler büyürken kesinlikle bir miktar sızı yaratıyor. İçerde eğer bir protez varsa, meme dokusu daha dar bir alanda genişliyor ve bu durum hissedilen sızıyı bir miktar artırabiliyor. Ancak bilinmelidir ki bu, proteze bağlı bir sızı değil, memenin büyümesine bağlı bir sızıdır ve hamilelik sonrasında ortadan kalkacaktır.
EMZİRMEYİ ENGELLEMİYOR
-Protezler emzirme sürecini nasıl etkiler?

Uygun şekilde yerleştirilmiş bir protezin süt vermeye, sütün kalitesine ve sütün miktarına hiçbir etkisi yoktur.
-Hamilelik ve emzirme sürecinde istenirse bu pqrotezler çıkartılabilir mi?

Meme protezlerini çıkarmak çok kolaydır ve en büyük avantajı da budur. İstenirse lokal anestezi altında 15 dakikada çıkartılabilir ve hamilelik sonrası tekrar takılabilir.
ÖMÜR BOYU GARANTİ
-Meme protezlerine tamamen güvenebilir miyiz?

Meme protezleri dünyada 1952 yılından bu yana kullanılıyor ve şu an 5. kuşak meme protezleri ile karşı karşıyayız. ABD'de her yıl 2 milyon insan meme protezi uygulatıyor. Dünya üzerinde yılda yaklaşık 3-3 buçuk milyon meme protezi kullanıldığı söyleniyor. Bunlar zaman içerisinde kendilerini iyileştirerek, geliştirerek geldiler. Bu protezlerin içerisinde, birbirine kendi içerisinde de yapışan bir jel formu var. Siz bunu kesseniz bile içindeki jel, yer ve şekil değiştirmiyor. Böylece memenin anatomik şeklini koruma ve istediğimiz şekli verme şansımız oluyor ve artık meme protezlerini çok daha güvenli bir şekilde kullanabiliyoruz.
-Artık patlamıyor yani...
Bir meme protezini patlatabilmek için 765 kiloluk bir güç uygulamanız veya sivri bir cismin vücuda girmesi gerekir. Bunun dışında üretici pek çok firma, protezden kaynaklanabilecek sızdırma, patlama ve benzeri sorunlara karşı hayat boyu garanti verebiliyor.

KANSERE YOL AÇMAZ
-Meme protezleri kansere yol açar mı?

50 yılı aşkın süredir ve bu kadar yaygın kullanılan protezlerle ilgili elimizde pek çok bilimsel veri var. Yapılan çok sayıda çalışmaya göre rahatlıkla söyleyebiliriz ki meme protezi kansere yol açmaz.
-Memeye yerleştirilen protez, kanser taramalarını engeller mi?
Normal koşullarda meme protezi, deneyimli bir göz bakıyorsa eğer, kanser dokusunu gizlemekten ziyade tespit etmeyi kolaylaştırır. Çünkü meme dokusunun altına yerleştiği için kitle çok daha dar bir alanda ve çok daha net olarak görülebilir.
Ayrıca meme protezinde biz daima şunu öneriyoruz: Deneyimli bir radyologla çalışın. Meme protezi konusunda deneyimli olsun. İlk baktığında 'Ben bunu bilmiyorum, buna bir şey diyemem' demesin. Meme protezi taktırıyorsanız, mammografilerinizi mutlaka deneyimli bir merkeze çektirmelisiniz. Bu çok önemli.

'Kişiye en uygun olanı daima en iyi yöntemdir'

-Meme protezleri kaç değişik yerden yerleştirilebiliyor?

Göbek deliğinden protez yerleştirilmesi, çok sık kullanılmayan bir yöntemdir. Göbek deliğinden yaklaşık bir buçuk santimlik kesiden girilir. Protez katlanmış şekilde yerine konulduktan sonra sıvı doldurularak açılması sağlanır. Bunun dışında meme protezi yerleştirmek için en sık kullanılan üç yöntem;
* Koltuk altı,
* Meme başının etrafı
* Meme oluğunun altıdır.
Bunların her birinin avantaj ve dezavantajları vardır. Örneğin protezin koltuk altından yerleştirilmesi, Kuzey Avrupa'da çok tercih edilen bir yöntemdir. Yaz kış kollu kıyafetler giyildiği için ameliyat izi dışarıdan görülmez. Ama Akdeniz bölgesinde ilk düşünülen yöntem değildir. Örneğin Ege bölgesinde Mayıs'tan Ekim'e kadar kolsuz giyilebiliyor ve hanımlar kollarını kalydırdıklarında iz görünecek olmasını tercih etmiyor. Meme başı, en az iz bırakan yöntem. Ama meme başından girişim yapıldığında his azalabilir ve süt vermede sorun olabilir. Bu yüzden bu yöntem daha çok, hafif bir dikleştirme yapılacak ve protez yerleştirilecek, ailesini tamamlamış hastalarda tercih edilir. Protezin meme oluğunun altından yerleştirilmesi ise dünyada en çok tercih edilen yöntemdir. Bu yöntemde meme dokusuna neredeyse hiç dokunulmaz. Böylece süt verme ve duyu fonksiyonları ile ilgili hiçbir sorun yaşanmaz. Meme oluğunun altı da çok rahat iz saklanacak bir bölgedir. Kolunuzu kaldırıp göğsünüzü göstermediğiniz sürece kimse o izi görmez. En önemlisi de tüm bu yöntemlerin arasında "en iyi yöntem" diye bir şey olmadığını, hastaya uygun yöntem seçilmesi gerektiğini unutmamak gerekiyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.