'Sınavla evlenilsin!' iddiasını ortaya atan bir sosyoloji profesörü... Boşanmaların arttığını, toplum yapısının bozulduğunu filan iddia ediyor. Bunlar doğru mu? Doğru. Bu dersleri belediyeler vermeli ve ardından sınav yapmalıymış, hocamın fikrine göre. Bu çağda evlilik öncesi, ya da bebek beklerken bir takım eğitimler almayı seçen çiftler var ve bunlar hızla artıyor. Bunda bir sıkıntı yok. Gayet akıllıca olsa da, bu konular hür irade ile karar verilecek konulardır, devlet eliyle değil. Ayrıca...
Bu dersi bize kim verecek? Kim bu mükemmel insanlar? Sözgelimi, bu tezi ortaya atan hocayı da tekrar kursa yollayıp sınavdan geçirelim, eğer sınıf geçemezse, nikah cüzdanını geri alalım. Olur mu? Oluuur.
Bu boşanmalar sadece geçimsizlik ya da ahlaki çöküşten mi kaynaklanıyor, yoksa terör gibi pek çok sorunun temelinde olduğu gibi ekonomik kökenli mi? Ben size bir şey söyleyeyim mi, bize evlilik dersi verecek belediye, geçim sıkıntısına düşen çiftlere uzun vadeli faizsiz kredi versin (Her sene kaldırımları söküp takacağın ), bakın bakalım boşanma oranları yüzde yetmiş azalıyor mu, azalmıyor mu? Ama yook, illa belediye evlilik dersi adı altında ahlak namus dersi verecek bize...
Kurs bitiminde kaç sınav hakkımız olacak? Eğer sınavları geçemezsek kızı kaçırmak zorunda mı kalacağız? Kızı artık babası yerine Allah'ın emri, peygamberin kavli, başkanın imza sirküsü ile belediyeden mi isteyeceğiz?
Staj imkanı sunulacak mı? (Tövbe tövbeee, anladınız siz onu...)
Haydi diyelim bu iş fiiliyata döküldü ve belediyelerin evlilik okulları açıldı; müfredata benim de katkım olsun diye olası ders başlıklarını sunuyorum, saygılar, hürmetler efendim;
....... Belediyesi 2013- 2014 nikah öncesi yeterlilik kursu dersleri:
Evliliğe giriş (ardından yolunu bulamayış.) 101 (2 kredi)
Söz, nişan, kına adetlerimiz (kınanın yakılacağı yer muhtelif) (8 kredi.)
Dünür memnun etme sanatı. (10 kredi.)
Halay ve horon dersleri, biz biliyoruz da mı oynuyoruz yalanları. (seçmeli)
Ev ekonomisi. (10 kredi.)
Vatana millete hayırlı evlat bilgisi. 102 (5 kredi.)
Kocamdır; sever de döver de. (Temel judo ve aikido.)(Seçmeli)
Yer misin yemez misin? (Türk kadınına giriş.) (5 kredi.)
Analı Kızlı. (Türk mutfağı uygulamaları.) (10 kredi.)
Evladı manipüle etme ve klasik yalanlarla oltaya gelmeme sanatı. (10 kredi.)
Huzurevi kaçış planı. (Ve hain evlada dersini verme tekniği.) (Seçmeli.)
Tokgözlü banka
Geçenlerde kredi kartıma -zorla- para yatırdım. Evet, yanlış okumadınız. Zorla! Taksitler öde öde bitmiyor. Hep borçlu yaşamak bazen insanı huzursuz ediyor. Ben de hazır elimde para varken hepsini defaten yatırayım istedim. Yapı Kredi bankası, sağolsun, benden para almamak için bin dereden su getirdi. Taksitler haricinde borcum olmadığı için - bir de fazladan- para yatırmışım, bakiyem artı çıkıyor. Oysa harcanabilir limite bakıyorsun, eksik. En az bin lira borçluyum. Sadece o aya ait bir ödeme değil bu... 'Borcumu kapatmak istiyorum' diyorsun, 'Borcunuz yok ki. Hatta fazla para yatırmışsınız' diyorlar. 'Yahu, size ne kardeşim! Ben o zaman taksit istemişim, bugün istemiyorum. Param var, tüm borcu kapatmak istiyorum. Yook, yapamazsın. Bankodaki görevli tüm borcunu sistemden göremiyormuş. Bunu ancak merkez görebilirmiş. Arıyorsun, açan yok. Sözün özü, tüm parayı yatırmanı istemiyorlar. Sebebi soruyorsun, 'Biz tokgözlü bankayız' gibi esprili (!) bir yanıt alıyorsun. Hayır, yanlış anlaşılmasın. Ben ismi geçen bankayı severim. Sorun orada değil, bankacılık sisteminde. Zorla kredi kartı veriyor, iptal etmemen için de bin dereden su getiriyorlar. Borcunun tamamını kapatan insan olmaz diye düşünüyorlar. Kimse böyle bir salaklık yapmaz çünkü, onlara göre.. Olsa olsa kartını iptal ettirmek istiyordur, eyvah! Kredi kartının toplam borcunu kesin olarak görebilene aşkolsun bu memlekette! Nostradamus gelsin de bunu bilsin!
O kadar et dukan'maz mı sana?
Her ne kadar son zamanlarda 'Alkali diyet' modası başlamış olsa da, Dukan ve onun yerlisi olan Karatay diyetleri, 'kibrit kutusu kadar peynirden sıtkı sıyrılan etobur Türk milletinin en sevdiği, en çabuk adapte olduğu ve en hızlı kilo verdiği beslenme şekli oldu. Şimdi kadınların ellerinde kağıt helva gibi kemirdikleri şeyler görüyorum. Bir bakıyorum, ızgara biftekmiş, meğerse...
Halen yemek masalarında, Dukan'la kilo vermiş dostlar, masanın reytingi en yüksek kişileri oluyor. O diyettir ki, ete düşkün Türk erkeğinin bile gözdesi oluverdi. Belki biliyorsunuz, Dukan'da neredeyse sıfır karbonhidrat ve şeker, sınırsız protein ve sebze veriliyor. Tabii Türk milletinin en merak ettiği konu, 'Sınırsız protein'le kastedilenin ne olduğu... Hemen bir pazarlıktır başlıyor diyeti öneren kişiyle...
- Mesela bi kilo et yesem, ekmeksiz... Olur mu?
Bu mantıksız soru ve pazarlık karşısında ne diyecek diyeti öneren kişi? 'O kadar olmuyor be güzelim. Hayır, olsa... DUKAN senin.'
Komik mi şimdi bu?
Ne zaman ki bir espriyi anlamayan birine izah etmeye çalışsam o kişinin şakayı anlamamakta haklı olduğunu görüyorum. Açıklanmaya çalışılan bir espri, aynen sudan çıkarılan bir balık gibi anında ölüyor, eliniz de de artık komik bi şey kalmıyor.
Zor Ölüm
Zor Ölüm (Die Hard) filmlerinin sonuncusuna gittim. Fena değildi. Yalnız sıkıntı şu ki, Bruce Willis çok yaşlanmış. Serinin altıncı filmi için mekan olarak bir huzurevini, kötü adam olarak da hastabakıcı öneriyorum.
