Bir toplumun can damarı, geçmişle bugün arasında kurulan sağlam köprüdür. Bu köprü, ne kadar dayanıklı ne kadar güçlü olursa, o derece yıkılmaz, dış etmenlerden etkilenmez.
Türkiye, böyle bir toplumun oluşturduğu bir ülke... Gerek geçmişle kurulan sağlam bağ, gerekse dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen bu aile yapısı, daha düne kadar en büyük övüncümüzdü.
Ancak yıprandı, dahası yıpratıldı. Bu süreçte gençlik boşluğa düştü. İnternet ve bilgisayarın da, beyinleri etkilemesiyle, milli değerler kısmen zayıfladı.
Ekonomik koşullar, hayata farklı bakış, istemlerin değişik mecralara kayması, tarihsel bilgilerin yüzeyselleşmesi, ezbere kayan bilgi bombardımanı, gençlerin, o övünç kaynağımız aile yapısının temelini sarstı. Sadece bu da değil; Osmanlı İmparatorluğu ve ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, gurur verici bir tarihsel süreçtir. Günün koşullarında bu şanlı süreç bile zedelendi.
Tarihsel bağ kopma noktasına geldi. Türk gençliği ecdadını tanımaz oldu.
***
İşte tam da bu süreçte gündeme gelen "Dede-Torun buluşması" zedelenen tarihsel bağın kurulması ve Atatürk'ün, kurduğu Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliğin, ecdadıyla tanışması açısından, önemli ve başarılı projedir. Hedef, öğrencilerin Osmanlı döneminden Cumhuriyet'in kuruluşu ve gelişimine kadar olan süreci gezerek öğrenmesiydi...
Projeyi, hayata geçiren kurum İzmir Emniyet Müdürlüğü... İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay'ın çabaları ve İzmir Valisi Cahit Kıraç'ın liderliğinde, İzmir'in dört bir yanından buluşturulan 80 öğrenci, Kanuni Sultan Süleyman'la, Fatih Sultan Mehmet'le ve tarihte önemli bir yere sahip olan padişahlarla bir araya geldi, Çanakkale şehitliğinde, yedi düvele karşı çıkan kahraman Türk askerini yadetti, Anıtkabir'de Ata'sıyla buluştu. Her bir, kahramanı canlandıran tiyatro sanatçıları, üstlendikleri rolü başarıyla oynadı, gençleri ecdadıyla bir araya getirdi, daha yakından tanımasını sağladı.
Öğrenciler, 11 polis, 8 öğretmen ve bir doktorla birlikte Söğüt, Bilecik, Bursa, Yalova, İstanbul, Çanakkale, Afyon ve Ankara'ya gitti, "dedesiyle" buluştu.
Hiç kuşku yok ki bu projenin başarıyla yürümesinde, işin sanat boyutunu üstlenen, tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez ve ekibinin büyük payı var.
***
Projenin ödül törenini izlemek için Sabahcı Kültür Merkezi'nde gittiğimde, projenin böylesine büyük bir başarıyla yürümesindeki sırrı da öğrendim; kurumlar arasındaki dayanışma ve özverili işbirliği...
Konuklar arasında, geziye katılan öğrenciler de vardı ve hepsinin yüzü gülüyordu. Hem tarih kitaplarında anlatılan önemli şahsiyetlerle tanışmış hem de polisin sevgi yüreğiyle sarınmışlardı.
Vali Kıraç'ın şu sözleri projenin amacını anlamak ve anlatmak açısından önemliydi; "Çocuklarımıza Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne gelişin anlatıldığı bir gezi yapıldı. Avrupa'da birçok ülkenin nüfusunun yarısından fazlasının çocuk olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu çocukları iyi bir eğitim ile yönlendirmek, böylesi bir zengin coğrafyayı bu çocuklara yaşatmak gerek."
Bence bu ilk adım başarılı; umarım pes edip yarım bırakmaz geleceğe taşırız.
GÜNÜN SÖZÜ
Doğru yolda bile olsanız, eğer oturuyorsanız, sizi ezip geçerler.
Will Rogers
