• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

'Ayakkabılarını giyin ve yaşama yürüyün'

'Ayakkabılarını giyin ve yaşama yürüyün'

24.08.2013, 19:05

52 yaşından sonra yeni bir hayata yelken açan Timukan Karaca, bisikletle Türkiye'yi gezdi, en dik zirvelere tırmandı

FATİH ABACIOĞLU

Bisiklet ve dağcılık tutkusu sayesinde 52 yaşından sonra yeni bir hayata merhaba diyen Timukan Karaca, Türkiye'yi bisikletle karış karış gezdi, profesyonel dağcılara taş çıkarırcasına dik zirvelere tırmandı. Sporun bahaneyi kabul etmediğini kaydeden Karaca, "Mutluluğu başkasından beklemeyin, kendiniz yaratın. Kadınlar hep bahane üretir, ayakkabınızı giyin ve yaşama doğru yürüyün" diye konuştu.
İzmir'de 30 yıl boyunca ev hanımlığı yapan Timukan Karaca, boşanmasının ardından ikinci hayatına başladı. 52 yaşından sonra dağcılık ve bisiklet sporuna gönül veren ve şimdi 60 yaşında olan Karaca, Türkiye'de 70 şehre pedal bastı, profesyonel dağcıların ulaşamadığı zirvelere tırmandı. İnsanların kendilerine bahane üreterek, mutsuz olduklarını dile getiren Karaca, "Bugün yeni bir uğraşa başlayın. Kader sizi nerelere götürür çok şaşıracaksınız. Sosyal yaşama adapte olarak kendinizi güncelleyin" dedi. Karaca, 8 yılda dünyanın çevresi olan yaklaşık 13 bin kilometre yol yaptığını belirterek, hedefinin Orta Avrupa'yı bisikletle gezmek olduğunu söyledi.

16 yaşında evlendi
- 52 yaşından sonra spor yapmaya başladınız. Bu fikir nasıl gelişti?

- Hayata kaçarak başladım. 16 yaşında başarılı bir öğrenciyken liseyi bırakarak evlendim ve 17 yaşında çocuk sahibi oldum. 30 yıl evli kaldım. Boşandıktan sona komşumun önerisiyle 48 yaşında dağcılık kulübüne başladım. Çok kapalı bir yaşamım vardı. Bu kadar insanın birlikte gezdiğini ve eğlendiğini görünce çok şaşırdım. Dostlarımın önerisiyle dağcılık ve bisikletle tanıştım, bu şekilde hayata yeniden başladım.
- Peki zor olmadı mı?
- Bisiklet ve dağcılık konusunda hiçbir eğitim almadım ancak hırsım ve azmimle istediğim her yere pedal bastım, her zirveye tırmandım. Öyle bir alıştım ki kısa bir süre sonra derneğin yönetimine girdim. Önce yaşadığım yerin çevresinde, daha sonra şehir dışına bisikletle çıkmaya başladım. İlk olarak Malatya'ya gittim, bisikletle Nemrut'a tırmandım. Dağcılığı da bisikleti de yaşayarak ve tecrübe ederek öğrendim.
- Bisikletle kaç şehre gittiniz, nerelere tırmandınız?
- İzmir Bisiklet Sevenler Derneği ile Türkiye'de 70 ili pedalladım. Sadece bir kez Karaburun'da kaza geçirdim. Bisikletle yaptığım yol dünya çevresinin çapıyla eşit. Kaçkar Dağları'na, Kaz Dağları'na, Antalya Kızlar Sivrisi'ne, Kütahya Murat Dağı'na tırmandım. Sert bir yapım var, yollarda yorulmam, acıkmam. 160 kilometrelik parkurlarda durmadan pedal basabilirim. Her işimi kendim yaparım.

Avrupa'yı gezmek istiyorum
- Mesleğiniz nedir, hayallerinizi anlatabilir misiniz?
- Mesleğim yok, ev hanımıyım. Ama bana herkes idolüm der. Hayat çok kısa, ucundan tutun ve zevkini alın. Hiç mutsuz değilim. Uğraşlarım, hobilerin var. Bu tür aktivitelere katılmak için uyumlu ve hoşgörülü olmak gerekiyor. Kendi işinizi kendiniz yapacaksınız. Hayatımda hiç profesyonel anlamda mesleğim olmadı. Ama birçok işi aynı anda yaptım. Resim çiziyorum. 40 yıl boyunca terzilik ve bahçıvanlık yaptım. Kendime makyaj yapıyordum. Beğenenler sayesinde 10 yıl boyunca güzellik uzmanı olarak çalıştım. Ne yaptıysam elime yapıştı. Hayalim Yugoslavya ve Orta Avrupa'ya bisikletimle gitmektir. Yaşamayı sevmektir her şey. Sosyal bir insanım, meraklıyım ve araştırmacıyım. Bunlar beni yaşama bağlı tutuyor. Her şeyi zevk almak için yapıyorum.
- Hayata dair ne önerilerde bulunursunuz?
- Hiçbir şeyi ertelememek lazım. Bahaneler gereksiz. Bahaneler insanın ayağına taktığı prangalardır. Özellikle hanımlar yemek, ev, saç gibi o kadar çok bahane üretiyor ki, bunlara gerek yok. Hayata dair ne yapmak istiyorlarsa hemen ayakkabılarını giysinler ve çıksınlar.

Mutluluğu sadece kendiniz bulabilirsiniz
- Çevrenizdekiler yaşama sevincinize ne diyor?

- Gençlerle olan diyalog ve iletişim beni güncelliyor. Yoksa geçmişte takılı kalırsınız. Çevremdeki kadınların birçoğu mutsuz. Mutluluğun dışarıdan gelmesini bekliyorlar. Mutluluğu kendimiz istemeliyiz ve başarmalıyız. Kendimizi güncellemeliyiz. Benim 15 yaşında da 70 yaşında da arkadaşlarım var. Hepsinden farklı ve güzel şeyler öğreniyorum.
- Son söz olarak yaşıtlarınıza ne önerirsiniz?
- Hiçbir şey için geç değil. Yeter ki başlayın. Bugün bir başlarsınız, kader nerelere götürür siz bile şaşırırsınız. Ama bir hobiniz olsun. İnsanları uğraşlar ayakta tutuyor. Sosyal olmak hastalıkları atlatmaya da yardımcı oluyor. Güler yüzlü olun insanlarla sohbet edin, doğal olun.

'Ayakkabılarını giyin ve yaşama yürüyün' haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN