Prof.Dr. Himmet KONUR
himmet.konur@deu.edu.tr
Bazı ilmihal kitaplarında ibadetler beden ile, mal ile ve hem beden hem de mal ile yapılanlar olmak üzere üç grupta ele alınır. Namaz ve oruç beden ile, zekat mal ile, hac ise hem mal hem de beden ile yapılan ibadetler olarak değerlendirilir.
Bu tür sınıflandırmalar, bir takım faydaları olmakla birlikte, bazen işin özünü kaçırmaya yol açabilmekte; ibadetlerin beden hareketlerinden veya mali bir yükümlülükten ibaretmiş gibi algılanmasına sebep olabilmektedir.
İbadet denilince öncelikle Allah'a karşı, sevgi, saygı, samimiyet ve kulluk bilinciyle yapılan işler hatıra gelmelidir. İçinde bu duyguların bulunmadığı ibadet adı altında yapılanların Allah katında bir değeri yoktur.
Gösteriş için ibadet yapmayın
Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Gösteriş için, insanlar 'Ne kadar dindar' desinler diye veya çıkar sağlamak amacıyla yapılan şeyler ibadet niteliği taşımadığı gibi günah kazanmaya da sebep olur.
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde bu konuda uyarılarda bulunulmuştur. Allahu Teala gösteriş için namaz kılan, namaz kıldığı halde iş ucundan tutmayan ve kimseye yardıma yanaşmayan kimseler için "Yazıklar olsun" (Maun, 107/4-7) ifadesini kullanmıştır. Hz. Peygamber de "Nice oruç tutanlar var ki, aç kalmaktan başka bir kazançları yoktur. Yine nice namaz kılanlar var ki, yorgunluktan başka namazından elde ettiği bir şey yoktur."(İbn Mace, Sıyam,21) buyurmuştur.
Zekat, sadaka, hacc ve kurban ibadetleri için de aynı durum geçerlidir. Ayet-i kerimede kurbanlar için "Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvız ulaşır" (Hacc, 22/37) denilmiştir.
Sadakayla ilgili olarak, "Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı hinsanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın" (Bakara, 2/264) uyarısında bulunulmuştur.
Hac ile ilgili ayet-i kerimede de "Haccı ve umreyi Allah için ifa edinAllah'a karşı takvalı olun/sorumluluk bilinciyle hareket edin" buyrulmuştur. İbadetlerin bizi kötülüklerden uzaklaştırması, iyiliğe yönlendirmesi de beklenir. Nitekim ayet-i kerimede namazın çirkin işlerden ve kötülüklerden alıkoyacağı/alıkoyması gerektiği (Ankebut, 29/55) bildirilmiş, hadis-i şerifte de "Kim yalan söylemeyi, cahilliği ve cahillikle amel etmeyi (günah işlemeyi) terk etmezse, Allah'ın onun yemesini, içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur."(İbn Mace, Sıyam,21) denilmiştir.
Davranışlarımız önemli
Değerli okurlarım, içerisinde kalbin olmadığı; takva, ihlhürmet gibi kalbhasletlerin bulunmadığı ibadetler gerçek anlamda ibadet olma niteliği kazanamaz. Bu duygulara sahip olduğumuzu düşünüyorsak davranışlarımıza bakalım; kötü ve çirkin işlerden uzak durmayı başarabiliyor muyuz? Başarabiliyorsak iyi yoldayız, başaramıyorsak ibadetlerimizin boşa gitmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız demektir.
AYET-İ KERİME
"Ve sana yak(ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!" (Hicr, 15/99)
HADİS-İ ŞERİF
Ebu Hureyre (r.a)'den Ras(s.a.v.) şöyle buyurdular:
"Kıyamet günü Allah Tekulları arasında hüküm vermek için onların yanına gelecektir. Bütün toplumlar o gün dizüstü çökmüş durumdadırlar. Allah'ın çağıracağı ilk kimseler Kur'ı bilen ve ezberleyen kişi, Allah yolunda öldürülen kişi ve mal varlığı çok olan kişiler olacaktır.
Allah (c.c) Kur'ı bilene diyecek ki: 'Resulüme indirdiğim kitabı sana öğretmedim mi?' O kişi de: 'Evet ya Rabbi.' diyecek Allah (c.c): 'Öğrendiğin Kur'nasıl yaşadın neler yaptın?' diyecek. Adam: 'Gece ve gündüz Kur'ı elimden bırakmadım' diye cevap verecek. Bunun üzerine Allah (c.c): 'Yalan söylüyorsun.' buyuracak. Melekler de: 'Yalan söylüyorsun.' diyecekler. Sonra Allah (c.c)'ta şöyle buyuracak: 'Sen Kur'falan okumadın. Bilakis falan kişi Kur'okur, Kur'bilir desinler diye okudun ve böyle de denildi.'
Sonra mal mülk sahibi kimse getirilecek ve Allah (c.c) ona: 'Senin rızkını genişletip hiçbir kimseye muhtaç etmeden yaşatmadım mı?' Zengin kimse: 'Evet ya Rabbi.' diyecek. Allah (c.c): 'Sana verdiğim mal mülk ile neler yaptın?' diyecek. Zengin kişi: 'Yakınlarımı yoklar yoksullara yardım ederek infak ederdim.' diyecek. Allah (c.c)'ta: 'Yalan söyledin.' diyecek ve Melekler de: 'Yalan söyledin.' diyecekler. Allah(c.c) şöyle buyuracak: 'Sen söylediğin gibi yapmadın fakat falan kimse cömerttir desinler diye tüm bu dediklerini yaptın neticede o da denildi.'
Sonra Allah yolunda öldürülen kişi getirilecek Allah (c.c) ona diyecek ki: 'Ne uğrunda öldürüldün?' O kişi: 'Uğrunda cihedilmesini emrettin, ben de cihedip şehit oldum.' diyecek. Allah (c.c): 'Yalan söylüyorsun.' diyecek ve Melekler'de: 'Yalan söylüyorsun.' diyecekler. Bunun üzerine Allah (c.c): 'Hayır, sen falan kimse ne cesurdur denilmesini istemiştim bu da sana denildi.' diyecek. Sonra Ras(s.a.v.), dizime vurdu ve şöyle dedi: "Ey Ebu Hureyre bu üç kişi kendi konularında Allah'ın yarattığı ilk kimselerdir. Kıyamet günü Cehennem ateşi bunlarla tutuşturulacaktır." (TirmizZühd, 48, Müslim, Imara: 27; NesCih86)
