"Hayat sürprizlerle doludur" demişler büyüklerimiz... Ne kadar da haklılar değil mi? Doğu Anadolu'nun güzeller güzeli Ağrı dağının eteklerinde kurulu derme çatma küçük bir çay ocağı bir anda nasıl oluyor da dünyada tanınır ve bilinir bir lokasyon haline geliyor. Sorunun yanıtı elbette sosyal medyanın gücünde gizli. Aslında, Anadolu insanımızın ticari zekası olayı bir anda çok değişik bir boyuta taşıyor. Ahmet amcanın bu ilginç hikayesini Yeni Asır okuyucuları için derledik.

BİR ANDA FENOMENE DÖNÜŞTÜ
Aslında her şey Ahmet amcanın, Ağrı dağını ziyaret eden yerli ve yabancı ziyaretçiler için yörede geçiş noktalarından birine inşa ettiği derme çatma bir çay ocağının hikâyesiyle başlıyor. İçinde ancak birkaç misafirini ağırlayabileceği büyüklükteki kulübesini bin bir zorluklarla inşa eden Ahmet amca yörede tanınıp bilinmesine rağmen açtığı çay ocağından ancak geçimini sağlayacak kadar para kazanırken bir gün sosyal medyada gördüğü dünyaca ünlü ve Türkiye'de de şubeleri olan bir kahve markasının adını işyerinin duvarına yazınca bir anda sosyal medyada tanınan bir fenomene dönüştü. İlk şubesini 1971 yılında Amerika'nın Seattle kentinde açan bu kahve devi ismini Herman Melville'in ünlü Moby Dick romanındaki "Starbuck" karakterinden aldığı dünyaca bilinmektedir. Türkiye'de, ilk şubesini 2003 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açan firmanın adı böylece resmiyetten uzak da olsa Ahmet amcanın derme çatma kulübesinin ön duvarını süslemeye başlar. Kısa sürede, sosyal medyada "Starbucks Doğubayazıt 04" tabelasıyla fenomen olan Ağrı'daki mütevazı çay ocağı sonunda dünya kahve devinin dikkatini çekmeyi başardı.
REKLAM FİLMİ ÇEKTİLER
Genelde marka adının izinsiz kullanılmasından dolayı hukuksal yaptırımlar yolunu seçen firma, herkesi şaşkına çeviren bir karar alır. Firma yetkilileri, Ağrı Dağı manzaralı çay ocağını ziyaret ederek ödüllü baristasıyla özel bir reklam filmi hazırlamayı tercih eder. İşin sonunda "Semaver ve Espresso" yan yana gelerek harika bir reklam filmine imza atılır. Markanın ödüllü baristası Gürkan Kumak da reklam filminde rol alır. Sosyal medyada büyük beğeni toplayan filmde, lüks kahve zincirlerinin konsepti ile Anadolu'nun semaver çayı kültürünün samimi buluşması işlenince ortaya son derece samimi bir reklam filmi çıkar. Tabii ki filmde Ahmet amca da rol alır ve bir anda ününe ün katar. Ahmet amcanın Iğdır karayolu üzerindeki mekanı ise ziyaretçilerle ağzına kadar dolup taşmaya başlar.
SADECE ÇAY İKRAM EDİYOR
Şu an yerli ve yabancı turistler ile Van ve çevre illerden gelen yolcuların uğrak noktası olan Ahmet amcanın çay ocağı, tabelasında dünyaca ünlü kahve markasının adını taşımasına rağmen müşterilerine sadece semaver çayı sunuyor. Müşteriler, dünyaca ünlü kahve devinin amblemi altında, Ağrı Dağı'nın eşsiz manzarasına karşı çay içip hatıra fotoğrafı çektirmek için burada mola vermeyi tercih ediyor. Ahmet amca ise artan müşteri potansiyelinden son derece memnun olduğunu belirterek, "Hey şey o tabelayı şaka yollu oraya asmamla başladı. Sosyal medyanın gücü karşısında şaşkına döndüm. Bu kadar ünlü olacağım kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi" dedi.

