UNESCO tarafından 2009 yılında "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edilen dünyaca ünlü çini sanatçısı Mehmet Gürsoy, Kütahya çiniciliğinin bugün tarihinin en parlak dönemini yaşadığını söyledi. Çini sanatını dört farklı tanımla anlatan Gürsoy, "Bugün eski İznik'in yerini Kütahya almıştır. Çininin başkenti Kütahya'dır" yorumunda bulundu. Mehmet Gürsoy, yaklaşık yarım asırlık sanat yolculuğunda Türk çini sanatını dünyanın dört bir yanına taşıdı. Orijinal kuvars hamuru ve geleneksel sır altı tekniğini kullanarak ürettiği eserlerle uluslararası üne kavuşan Gürsoy, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 50'den fazla kişisel sergi açtı, yüzlerce çini sanatçısının yetişmesine katkı sağladı ve çalışmalarını halen Kütahya'daki atölyesinde sürdürüyor.
ÇİNİ, GÖZ MUSİKİSİDİR
Mehmet Gürsoy, çini sanatını yalnızca bir zanaat olarak değil, kültürel ve estetik bir medeniyet mirası olarak gördüğünü belirtti. Çiniyi dört farklı şekilde tarif ettiğini anlatan Gürsoy, ilk tanımının tamamen estetik üzerine kurulu olduğunu söyledi. "Çini bana göre bir göz musikisidir" diyen Mehmet Gürsoy, "Nasıl bir musikinin notaları varsa çininin de notaları vardır. Laleler, güller, karanfiller, sümbüller bu musikinin notalarını oluşturur. Çiniye baktığınızda yalnızca desen görmezsiniz, adeta renklerle yazılmış bir senfoni izlersiniz" ifadelerini kullandı. Çininin ikinci tanımında renklerin ölümsüzlüğüne vurgu yapan Mehmet Gürsoy, bu sanatın mercan kırmızısı, zümrüt yeşili, firuze ve lapis lazuli mavisi gibi değerli renkleri sır altına gizleyerek gelecek kuşaklara ulaştırdığını ifade etti." Asırlar önce yapılan eserler bugün hâlâ Topkapı Sarayı'nda, camilerde ve türbelerde ilk günkü canlılığıyla yaşamaya devam ediyor. İşte çiniyi eşsiz kılan da budur" diyen Mehmet Gürsoy, bu özelliğin çiniyi diğer seramik sanatlarından ayırdığını dile getirdi. "Ateşe teslim ettiğiniz eser nasıl çıkacak, bunu önceden bilemezsiniz. Göz nurunu ateşe emanet edersiniz. Fırın açıldığında adeta ateşten çiçek toplarsınız. Bazen hayal ettiğinizden de güzel olur, bazen istediğiniz sonucu alamazsınız. Çini biraz da ateşin oyunudur" dedi.
ÇİNİCİLİĞİN ALTIN ÇAĞI
Kütahya'da üretilen çinilerin bugün hem teknik hem de estetik açıdan tarihin en seçkin örnekleriyle yarıştığını söyleyen Mehmet Gürsoy, "16. yüzyılda yapılan çinilerin çok daha üzerinde eserler ortaya koyuyoruz. Kütahya çiniciliği bugün zirvededir ve gerçek anlamda altın çağını yaşamaktadır" ifadelerini kullandı. Kentteki sanatçıların artık yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın birçok ülkesinde prestij projelerine imza attığını vurgulayan Gürsoy, bu başarının Kütahya'nın çini sanatındaki liderliğini pekiştirdiğini söyledi.

