Uluslararası veri sağlayıcıların analizlerine göre, son 150 yılın en şiddetli El Nino sürecinin yaşandığını belirten uzmanlar, atmosfer ısısındaki yükselişin gelecek dönemde taşkın, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi ekstrem olayların sıklığını artıracağını ifade etti.

Paris İklim Anlaşması'nda hedeflenen 1,5 derecelik küresel ısınma sınırının aşıldığına ve önümüzdeki 10 yıl içinde bu rakamın çok daha üst seviyelere ulaşabileceğine dikkat çeken uzmanlar, Dünya Meteoroloji Örgütü ve Amerikan Ulusal Atmosfer ve Okyanus İdaresi gibi birçok uluslararası kuruluş tarafından sağlanan verilerin, bu yılki El Nino'nun kayıtlardaki son 150 yılın en şiddetli El Nino'su olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Uzmanlar, El Nino'nun Büyük Okyanus'un doğusunda Ekvator çevresindeki deniz suyu sıcaklıklarının normalin üzerine çıkması anlamına geldiğini, okyanus sıcaklıklarındaki artışın atmosfer ısısını yükselterek meteorolojik ve hidrolojik olayların sayısı ile sıklığında artışa yol açabileceğini kaydetti.
2015 Paris İklim Anlaşması gereği hava sıcaklıklarının 1,5 dereceyle sınırlı kalmasının hedeflendiğini hatırlatan uzmanlar, son üç yıllık ortalamalara bakıldığında bu sınırın fiilen aşıldığını, küresel ısınma ve El Nino'nun etkisiyle önümüzdeki 10 yıl içinde sıcaklıkların 1,5 derecenin çok daha üzerine çıkabileceğini değerlendirdi.

7-8 DERECEYE KADAR ARTIŞ
Türkiye kıyılarındaki deniz suyu sıcaklıklarındaki aşırı artışın kıyı kesimlerde şiddetli yağışlara, iç bölgelerde ise şiddetli kuraklığa yol açabileceğini belirtilirken, bu durumun ekstrem hava olaylarını da beraberinde getirebileceğini ifade etti.
İklim değişikliğinin taşkınlar, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları üzerindeki etkisinin yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, küresel ölçekte yapılan tahminlerin yanında yerel ölçekte de ciddi çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Bilim insanları ve yerel yöneticilerin bu etkilere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirten uzmanlar, Akdeniz'de temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıkların ekstrem seviyelere ulaştığını, uydu verilerinin deniz suyu sıcaklıklarının Akdeniz'in batı kesiminde 7-8 dereceye kadar arttığını gösterdiğini aktardı. Bu durumun kıyı bölgelerinde şiddetli yağış, iç bölgelerde ise kuraklık riskini artırabileceği ifade edildi.

BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR
Yeni gelişmelere hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulanırken, Akdeniz'de deniz canlılarının çeşitliliğinde ve turizm faaliyetlerinde değişimlerin gözlemlendiğini belirtti.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde iklim etkilerinin öngörülerek kentsel altyapının buna uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, kentlerde taşkın ve sıcak hava dalgalarına, kırsal alanlarda ise kuraklık ve buna bağlı ekonomik faaliyetlerde yaşanabilecek sorunlara karşı önlem alınmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.