• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Türkiye’nin deniz jeopolitiğinde stratejik hamleler

BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye’nin deniz jeopolitiğinde stratejik hamleler

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14 Haziran 2026

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin bir ay içinde yürüttüğü deniz jeopolitiğinde 3 stratejik hamlesiyle Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'e çökmeye çalışan ülkelere derin mesajlar verildi. Türkiye'nin deniz jeopolitiğinde son 3 hamlesiyle attığı stratejik adımların anlam ve önemi çok büyük: Kıbrıs Rum kesimi üzerinde İsrail ve Fransa'nın sinsi-kirli planlarına Erdoğan-Türkiye'nin karşı hamleleri, Mavi Vatan yasası, EFES 26 ve Denizkurdu 26 tatbikatları oldu. Katil-siyonist Netanyahuİsrail ve Fransa, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'e gerilimi artıran sinsi faaliyetler içindeler. Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) yürürlüğe sokuldu. Bu kapsamda Fransa'nın adadaki askeri varlığını ve altyapısını kalıcı kılarken, Rum Milli Muhafız Ordusu'nu modernize etmek amacıyla füze ve hava savunma sistemleri temin ediyor. Siyonist İsrail de savunma sanayii ve lojistik projeleriyle Rumlarla askeri iş birliklerini artırdı. Barak MX ve Tamnava roketatarları gibi İsrail yapımı sistemlerin Rum kesimine teslimatı bölgedeki savunma kapasitesini değiştiren başlıca unsurlar oldu.

YANIT SERT OLUR
Fransa ve İsrail'in adadaki
sinsi hareketliliğine karşı Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çarşamba günü yaptığı açıklamada Kıbrıs'ta gerilimi artıracak gelişmelere karşı sert uyarıda bulunarak şöyle dedi: "Şimdi Akdeniz'de, özellikle Kıbrıs adasında bir fitne ateşi yakılmak istendiğini görüyoruz." Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin Doğu Akdeniz'deki haklarının hedef alınması halinde Ankara'nın sessiz kalmayacağını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin hakları ve hukuku tehdit edilirse yanıtımız ÇOK NET VE ÇOK SERT olur."Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 6 F-16 savaş uçağı bulundururken, Akdeniz kalkanını tahkim etmeyi sürdürüyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, vatan stratejisini, Mavi Vatan Yasası ile tahkim ediyor. Mavi Vatan çalışmaları denizlerindeki hak ve menfaatlerini sadece askeri olarak değil hukuki, diplomatik ve stratejik düzeyde de kırmızı çizgileri tahkim edecek. Türkiye'nin Mavi Vatan Yasa taslağı, devletin deniz jeopolitiği ile alakalı stratejik vizyon ve doktrinini siyasi ve hukuki zeminde belirleyecek. Tahkimat bağlamında, Doğu Akdeniz, Adalar Denizi (EGE) ve Karadeniz'de Türkiye'nin karşılaştığı enerji, güvenlik ve egemenlik meselelerini mutlak ve kırmızı çizgilerle belirlenme potansiyeli taşıyor. Yasayla, ağırlık merkezinde Kıbrıs adası ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin eşit statülü, egemen devlet olarak tanınması ve Ada çevresindeki hukuki haklarına kavuşması hedefleniyor. Adalar Denizi'nde (Ege) Lozan dengesini koruyarak kara sularının 6 mil esasına göre belirlendiği ve adalarının münhasır ekonomik bölge (MEB) sahası olamayacağı görüşü, Türkiye'nin kırmızı çizgisi ve "casus belli" yani savaş sebebi olarak yasa taslağında yer alıyor. Bilindiği gibi, Mavi Vatan doktrini, Türkiye'nin "denizlerdeki Misak-ı Milli sınırlarının" ilanıdır. Doğu Akdeniz'deki enerji diplomasisi ve rekabeti oldukça önemli bir hale geldi. Petrol-gaz rezervleri, enerji hatları ve münhasır bölge çerçevesinde Türkiye, bölgeye çökmeye yeltenenlere stratejik hamlelerle müdahale ediyor. "Mavi Vatan Yasası" ile Doğu Akdeniz ve Ege'de stratejik hatların kurumsallaştırılması söz konusu olacak. Bu perspektif dahilinde Türkiye denizlerinde askeri kapasite ve kabiliyetlerini arttırıyor. Deniz altı projeleri, insansız silahlı ve silahsız deniz araçları, yerli savaş gemileri, amfibi hücum kapasitesi ile deniz-hava unsurlarındaki modernizasyonu, Türkiye'nin sadece kara merkezli değil, deniz odaklı bir güvenlik paradigması inşa ettiğini gösteriyor. Türk Deniz Kuvvetleri, mayısta İzmir Seferihisar'da EFES 26, haziranda Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de Denizkurdu-2/2026 tatbikatları gerçekleştirdi. Tatbikata kara, deniz, hava, jandarma, sahil güvenlik ve özel kuvvetler komutanlıklarından toplam 125 deniz unsuru, 60 hava vasıtası ve 18 bin personel katıldı. Küresel ve bölgesel ülkelerin komutanları-kurmaylarının çok yakından takip ettiği Efes ve Denizkurdu tatbikatlarıyla Türkiye, dünyaya derin mesajlar verdi. Verilen mesajlar, kahraman Türk ordusunun, karadan, denizden ve havadan icra edilen operasyonel gücünü, yerli ve milli sistemlerle kusursuz bir şekilde harmanlanmasını gösterdi.

BÖLGESEL BARIŞ
EFES 2026'nın şokunu atlatan uluslararası çevreler, Denizkurdu Tatbikatı'nda en üst seviyeye çıkan caydırıcılık mesajıyla karşılaştı. EFES 2026'da kendini kanıtlayan yerli teknolojiler (LUMTAS, KARAOK, MİDLAS vb.), Denizkurdu ile Mavi Vatan'a entegre edildi. Farklı katmanlardaki hava savunma sistemleri, "Çelik Kubbe" mimarisiyle tatbikat sahasında birleştirildi. Deniz ve hava unsurlarının ortak harekat kabiliyeti zirveye taşındı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, gerçekleştirilen Denizkurdu-26 Tatbikatı faaliyetlerine katıldı. Güler, Ege ve Akdeniz'de icra edilen dev tatbikat çerçevesinde Deniz Kuvvetleri'nin operasyonel gücünü ve harekat hazırlıklarını yerinde denetledi. Tatbikatı'nın seçkin gözlemci günü faaliyetleri Antalya Körfezi'nde yapıldı. MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, ANADOLU uçak gemisinde haftalık basın bilgilendirme toplantısında çok önemli açıklamalar yaptı: "Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır." Sonuç: Erdoğan'ın "Kahraman Türk ordusu, dostları için müşfik, düşmanları için kahredicidir" önemli ve anlamlı sözlerinden birisidir. Erdoğan'ın bu ifadesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgesel barışı koruma misyonunu ve Türkiye'ye yönelik tehditler karşısındaki caydırıcı gücünü özetlemektedir. Evet, Türkiye, dostlar için müşfiktir. Türkiye'nin insani yardım operasyonlarına, barış misyonlarına (NATO, BM) ve müttefikleriyle olan ilişkilerine işaret eder. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gittiği bölgelerde istikrar ve güven unsuru olmaktadır. Türkiye, düşmanları için kahredicidir (caydırıcı): Terörle mücadele operasyonlarına (hudut ötesi harekatlar) ve Türkiye'nin milli güvenliğini hedef alan tehditlere karşı Türk ordusunun sahip olduğu askeri gücü, kararlılığı ve caydırıcılığı ifade etmektedir. Bunlar büyük Türkiye'nin devlet ve ordu politikasının kökenini, ordunun hem diplomaside barışçıl hem de sahada tavizsiz duruşunu sergileyen jeopolitik doktrini göstermektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.