• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Büyümeye sevinelim mi? CAHİT SÖNMEZ Büyümeye sevinelim mi? cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 19.04.2011, 00:00
Aslında rakamların ne dediği ortada. Türkiye ekonomisi hızlı büyüyor, dünya sıralamasında büyüklük olarak 16'ncı sırada. Ama, rakamların nasıl ortaya çıktığına değinirsek, ileriye yönelik hiç de iç açıcı bir durumun olmadığını rahatlıkla görebiliyoruz. En önemlisi, "büyümenin kaynağının iç talep, iç talebin de dinamiğinin banka kredileri" olması. Yani birçok insanın gelecek gelirleri ipotek altına alındı tüketim çılgınlığı ile.

KREDİLERLE İÇ TALEP
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) verileri iç talebin bu seviyeye nasıl geldiğini açıklıkla ortaya çıkarıyor. Mart sonu itibariyle bankalar topladıkları mevduatların yüzde 90.1'ini krediye dönüştürmüş. Toplam krediler 571 milyar TL büyüklüğünde. Türkiye ekonomisinin yarısını aşmış. Krediler içinde tüketimi ilgilendiren "tüketici kredileri" ise 140 milyar TL sınırında. Geçmiş verilere de göz attım. Tüketici kredileri küresel krizin dip yaptığı noktada 80 milyar TL civarında kalmış. Ama toparlanmanın başladığı 2009 yılının son çeyreği ile beraber tüketici kredileri de roket gibi fırlamış. Herhalde, "alın verin, ekonomiye can verin" kampanyasının etkisi olsa gerek.
Vatandaşlar da öyle yapmış, ekonomiye can vermek için kredilere yüklenmişler. 5 çeyrek büyüme sonunda tüketici kredileri 86 milyar TL'den 140 milyar TL'ye yükselmiş. Yüzde 61 artış. İşte, kredilerdeki bu dramatik artış sonrasında geçen yıl büyüme geldi.
Bu durumda, tüketim yapanlar ekonomiye ne kadar can vermiş oldular?
Sorunun yanıtını da ithalat rakamları ve cari açık oranları veriyor. İthalat bir yılda yüzde 48.7 yukarı çıkmış. Böylece geçen yıl başında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 57.7'den yüzde 70.2'ye tırmanmış. Toplam ithalatın dağılımında, yüzde 14 tüketim mallarının ve yüzde 86 üretim için gerekli malların payı bulunuyor. Bu arada tüketimde önemli payı olan kara taşıtları 3'üncü, elektrikli ve elektronik cihazlar 4'üncü sırada yer alıyor. Sözün kısacası, biz kendi nihai mal veya ara mal üreticilerimize can vereceğimize yabancı üreticilere daha fazla can vermişiz.
İthalatın bu denli yükselmesi doğal olarak cari açığı da yukarı itiyor. Cari açığın bugün geldiği nokta ise milli gelirimizin yüzde 6.6'sı. Yüzde 5 tehlike sınırının üzerine çıkan cari açığı yabancı sermaye ile finanse ediyoruz. Büyük çoğunluğu ne yazık ki sıcak para. Son 7 yılda Türkiye'den yabancı sermayenin yaptığı kar transferi 35 milyar doları buluyor. Yani, kabaca cari açığın finansman maliyeti. Bu tespit, bankalar için de geçerli aslında. Kredi için başvurulan bankaların bir kısmı yabancı bankalar. Yaptığı karı ülkesine taşıyan bankalar diğer bir deyişle...

TÜKETİCİ TEMKİNLİ

Merkez Bankası yüksek borçlanma ve iç talebe bağlı ısınan ekonomi karşısında önlemler alıyor. Bunların başında zorunlu karşılıkların yükseltilmesi geliyor. Bankalar açısından mevduatların maliyetini artırıp kredi faiz oranlarının da yükselmesini sağlıyor Merkez Bankası. Geçen yılın Aralık ayından bu yana parasal sıkılaştırma ile yaklaşık 33 milyar TL'yi sterilize edecek. Tabii, ekonomiye yansımalarının kademeli olacağının önümüzdeki günlerde etkilerinin hissedileceğinin altını çizmeliyiz.
Aşırı borç ve alışveriş sarmalında başı dönmüş tüketicilerin de biraz daha bilinçli ekonomik gelişmeleri öngörmeye başladığını gösteren bir veri açıklandı TÜİK tarafından. Tüketici Güven Endeksi sonuçlarına göre mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı almak için uygunluğu sorusuna katılımcılar olumsuz yanıt vermiş. Yine, tüketiciler gelecek 3 ayda ekonomik durumun da iyi olmayacağını düşünüyor.
Kısaca büyümenin maliyetlerinin analizini yapmaya çalıştım. Ama, kafam da biraz karıştı açıkçası. Şimdi, yüksek oranlı büyüme için sevinecek miyiz? Ne dersiniz?


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN