• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İşgücü piyasası için de reform gerekli CAHİT SÖNMEZ İşgücü piyasası için de reform gerekli cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22.06.2018, 00:00

Ekonomiyi değerlendirirken belirleyici parametrelerin genel olarak matematiksel değerlerini analiz etmeyi tercih ediyoruz. Büyüme rakamının yükselmesi, enflasyon oranının veya faiz oranlarının düşmesini olumlu karşılayıp nedenlerini ya da kalıcılığını sorgulamayı düzeysel düzeyde bırakıyoruz. İşte bu palyatif bakış açısı sorunların kronikleşmesine neden olduğu gibi gerekli reformların yapılmasını da geciktiriyor. Geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan işgücü verileri ile bu argümanımızı derinleştirmeye çalışalım.
İşsizlik oranı yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşmiş Mart ayında. Kısa bir bilgi; bazı veriler gibi işsizlik oranı da gecikmeli geliyor. Ne yazık ki bir buçuk yılı aşkındır işsizlik oranı tek hanelere inemedi geçen sene ve bu yılın ilk çeyreğinde yüksek büyüme hızı yakalanmasına rağmen.

İŞGÜCÜNE KATILIM

Şu gerçeği atlamayalım; bazen ekonomiler istihdam yaratmasına rağmen işgücüne yeni katılımlar yüzünden işsizlik oranı yükselebiliyor. Mart ayında yarım milyonun biraz üzerinde birey işgücüne katılmış.
Şu anda Türkiye'de işgücüne katılım oranı yüzde 52,6 seviyesinde... OECD ortalaması yüzde 65'ler civarında. İzlanda yüzde 86 ile katılımın en yüksek olduğu ülke. Türkiye'nin alt sıralarda olmasının en önemli nedeni kadınların katılımının yüzde 33'lerde kalması. Erkeklerde bu oran yüzde 72'lere kadar çıkıyor. İşgücüne katılım oranı yükseldikçe işsizlik oranı da artacak.
İşgücü piyasası ile ilgili diğer önemli bir sorun her 3 çalışandan birisinin sosyal güvenlikten mahrum koşulları kabulleniyor olması. Bu istihdamın hem ekonomiye hem de bireye katkısı oldukça sınırlı düzeylerde kalıyor. Emeklilik için primi yatmadığı gibi adına gelir vergisi de ödenmiyor.
Daha da önemlisi geliri düşük olduğundan talebe ve tasarrufa katılımı etkisiz oluyor.

HİZMET AĞIRLIKTA

Dikkat çeken bir faktör de işgücünün yarısının hizmet sektöründe istihdam edilmesi.
Sanayinin aldığı pay sadece yüzde 19. Aynı şekilde tarımın da yüzde 17 gibi düşük bir oranı var toplam içinde...
İşgücüne katılımda eğitimin düzeyleri de işgücü piyasasının sorunlarından birisi...
Parçaları yan yana getirdiğimizde gerek eğitimin işgücü ihtiyacına yönelik şekillendirilmesi gerekse ekonominin üretkenliğini artırıcı önlemlerin alınması zorunluluğu ortaya çıkıyor. Eğer yapılan üretim ekonomiye katma değer yaratabilirse işte o zaman istihdam edilen sayısı artacağı gibi aynı zamanda gelirleri de artar. İnsani yaşam koşullarına ulaşmanın yanı sıra sıcak para bağımlılığına neden olan tasarruf açığına da çare olur. Tabi sadece katma değeri yüksek nihai tüketim malı değil, benzer şekilde aramal üretiminin de teşvik edilmesi hayati önem taşıyor. Güney Kore gibi ürettiği telefonun parçalarını da yapmak. Hatta bu parçaları ihraç etmek.
Şu gerçeğin altını bir kez daha çizelim; yüksek teknolojili ya da katma değeri yüksek üretim yapmak diğer sektörlerin ikamesi değildir. Yani sanayi için tarımın ihmal edilmemesi gerek. Çünkü her iki farklı sektör için gerekli üretim faktörleri farklı. Dolayısıyla tarım sektöründe yapılacak reformun kuşkusuz hem işgücüne hem de dış ticarete olumlu etkisi olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN