• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Küresel ekonominin yeni bir dalgaya tahammülü yok CAHİT SÖNMEZ

Küresel ekonominin yeni bir dalgaya tahammülü yok

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30.11.2021, 00:00

Pandemi başladığından bu yana öyle bir ekonomik kriz yaşıyoruz ki gidişata yön veren sağlık tarafındaki gelişmeler oluyor. 2008'de yaşanan küresel boyuttaki kriz ya da öncesinde ülkelerde ve belli bir alanı etkisi altına alan bölgesel krizlerde neden ve gidişatı belirleyen ekonomik unsurlardı. Oysa bu kriz ilk kez sağlık sorunu nedeniyle çıktı ve zamanla şiddetlendi. Bu yüzden hem arz hem de talep şoklarına maruz kaldı ekonomiler.
Geçen senenin Mart ayında resmen ilan edilen pandemi ile başta hizmet olmak üzere bazı sektörler kapanınca piyasalar şoka girmiş ve panikle hisse senetlerinden ve diğer riskli varlıklardan kaçış başlamıştı.
Altın her zaman olduğu gibi güvenli misyonu ile ön plana çıkmıştı. Ancak ekonomi yönetimlerinin ve merkez bankalarının çok hızlı aksiyon almaları ve hem para hem de maliye politikalarını sonuna kadar genişletmeleri ile panik kısa sürede atlatılmıştı.
Gerçekten her iki makroekonomik politika setini de son limite kadar kullanmışlardı.
Gelişmiş ülke merkez bankaları politika faizlerini sıfıra çekmiş, gelişmekte olan ülkelerde ise aşağı doğru reel faize göre revizyon yapmışlardı politika faiz oranlarında.
Doğal olarak kamu açıkları arttı, ABD'nin kamu borçlarının milli gelire oranı yüzde 128'e, Euro Bölgesi'nin ise yüzde 98'e kadar çıktı.

BU SEFER KOŞULLAR FARKLI
Tam atlattık derken, bu işin 2022'nin ortalarında mevsimsel hastalığa dönüşeceğini beklerken Güney Afrika'dan yeni bir varyant haberi geldi. Omicron mutasyonu ile filmi yeniden başa saracağımız olasılığının kendini hissettirmesi bile yetti piyasaların türbülansa girmesine. Klasik resim vakit kaybetmeden bir kez daha karşımıza çıktı.
Riskli enstrümanlardan kaçış, altına hücum başladı. Evet, yine seyredeceğiz film aynı olabilir ama hükümetlerin ve merkez bankalarının hareket alanları bu sefer çok farklı. Daha doğrusu hareket alanları yok gibi. Özellikle para politikalarında...
Politika faiz oranını ancak negatif seviyelere çekerlerse biraz kendilerine alan açmış olabilirler ki bu da teknik olarak mümkün görünmüyor.
Bir önemli fark da mevcut ekonomik koşulların tamamen ters duruma gelmiş olması. Pandemiye yakalandığımızda gelişmiş ülkelerde enflasyon sorunu yoktu.
Hatta yüzde 2 hedefine çıkarmaya çalışıyorlardı.
Oysa şimdi uzun süredir alışık olmadıkları yüksek enflasyonla karşı karşıyalar üstelik büyüme hızlarının momentum kaybettiği bir dönemde.

DSÖ'DEN OLUMLU AÇIKLAMA
Gelişmekte olan ülkelerin FED'in şahinleşmesi olasılığına karşın parasal sıkılaştırmaya gittikleri bir süreçte yeni varyant ile ortalık biraz karıştı. Acaba bu ülkeler faiz indirimleri yaparlar mı sorusunun yanıtı da aranmaya çalışılıyordu. Tabi bu fırsatı değerlendirmek isteyen yorumcular ve akademisyenler Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin doğruluğunu empoze etmeye çalışıyorlar. Oysa Merkez Bankası öngörüsünden değil kendince belirlediği ilginç fiyat istikrarı politikası için bu rotayı benimsemişti. Cari açıktan başlayıp enflasyona gelen tuhaf bir patika...
Neyse ki Dünya Sağlık Örgütü yeni varyant ile ilgili olumlu açıklamalar yaptı, başa dönülmeyeceğini vurguladı. Yazımı kaleme alırken piyasaların normalleşmeye işaret eden fiyatlamalar yaptığını gördüm.
Umarız yeni bir dalga gelmez küresel ekonomi üzerine. Çünkü alınacak tedbirler açısında kımıldayacak yer kalmadı.
Yaklaşık iki hafta sonra FED son toplantısında varlık alım miktarının azaltılmasını hızlandıran ve gelecek yılda iki faiz artırım sinyalleri verirse sürpriz olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI