Filiz İçke Önal

Çaresiz değilsek de çare de biz değiliz!

Gazeteye nöbete geliyorum.
Çankaya'nın akşam kalabalığını yara yara yürüyorum kaldırımda. Seyyar tezgahındaki çeri domatesler nasıl güzel. "Azıcık da acı biberden ver" derken, bir pandomim kopuyor. En fazla 7 yaşında bir çocuk, ok gibi fırlıyor önümüzden, Arkasında da 12- 13 yaşlarında bir başka çocuk. Birkaç adımda yakalıyor ve başlıyor öfkeyle vurmaya. Herkes şaşkın. Bir adam ve iki delikanlı da -belli ki ailenin kalan üyeleri- soğukkanlı bir şekilde izliyorlar olup biteni.
Öfkeyle bağırıyorum: "Ya ne yapıyor küçücük çocuğa. Niye engel olmuyorsunuz!" Delikanlılardan biri, "Yabancı değil abla" diyor insanın kanını donduran bir rahatlıkla ve devam ediyor:
"Abisi." "Ha, abisi ise sorun değil" dememi bekliyor herhalde!!!
"Ya nasıl insanlarsınız.
Durdursanıza" diye bağırıyorum ki, kendiliğinden bitiyor dayak faslı.
Kimseden çekinip durduğundan değil, o kadarını yeterli görüyor zahir! Seyyar esnaf, "Abla bunlar insan değil ki" diyor para üstünü sayarken...
Hey Allah'ım sen aklıma mukayyet ol!
Öyle bir ortam ki kimi koruyacak, kimi kime şikayet edeceksin? Çaresiz, yoluma devam ediyorum. Omuzlarımda, dünyayı değiştiremeyeceğine zorla ikna edilmişlerin bezginliği...
Hadi "Onlar alt kültür" de, "Her zaman işler böyle yürümüyor" de.
Rahatla. Mümkün mü!
İstismar, ihmal, şiddet hiç de öyle ender rastlanan olgular değil.
Her annenin çocuğunun iyiliği ve mutluluğu için fedakarlık yapmayacağını, her babanın koruyucu ve sevecen olmayabileceğini, her aile ortamının eşittir sevgi dolu bir yuva demek olmadığını anlıyorsun yaşadıkça, gördükçe...
Anlıyorsun ki; herkes kendi benzerini büyütüyor şu hayatta.
Bildiği, öğrendiği, kabul ettiği gibi.
Çekirdekte ne varsa onu büyütüyor, her gün biraz daha. İyilikse iyilik.
Kötülükse kötülük...
Sevgisiz büyüyen birine, yerlere çöp atmamayı nasıl öğretirsin mesela. Ya da dayakla büyümüş bir çocuğa hayvanları sevmeyi, çiçekleri ezmemeyi...
Zor, çok zor.
Yine de günün sonunda görüyor ki insan, kötülüğü yenmek için iyiliği çoğaltmaktan başka çare yok.
Belki boşa çaba ama Nasreddin Hoca'nın da dediği gibi:
Ya tutarsa
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.