• 2018 RUSYA
    DÜNYA KUPASI
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Mutlu evlilik için FİLİZ ÖZKOL Mutlu evlilik için filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04.06.2018, 00:00

Kimse sıradan değil. Her insanın bir hikayesi var. Dinlemeye mesai harcamak istemediğimiz için, çevremizde binlerce güzel insanın muhteşem öykülerini kaçıyoruz. Çünkü kendimizle o kadar meşgulüz ki. "İlle de ben" demekten bir türlü kurtulamıyoruz.
Kulaklarımız çevremize sağır, korkularımıza esir olmuş durumdayız. Farklı olmayı kim aklımıza yerleştirdiyse. Ne kadar anlamsız. Her zaman söylemekten bıkmayacağım bir söz, "Boş verin ve ön sıralarda olmayıverin." Yeteneklerimizi toplumun değer yargıları şekillendiriyor. Görsel ve yazılı medyanın arasına sıkışmış karakterlerin belirlediği ölçülerin dışına bir çıkabilsek.
Son günlerde tv'lerde izlediğim bir dizi.
Hani şu meşhur, henüz bir türlü çözemedikleri cinayetleri sorgulayan komiser ve bir genç kız. Hepimizi esir etti. İzlemeyenler için bir sözüm yok. Tercih meselesi.
Ben sezon başından beri sıkı bir takipçi olarak bayağı keyif aldım.

DÜŞÜNDÜREN REPLİK!

Evet !.. Bazı zamanlar "Bu kadarı da olmaz" dedim. Fakat bir türlü vazgeçemedim.
Çok sevdiğim yapımcı arkadaşlarımı tebrik etmek istiyorum. Ortaya farklı bir iş çıkardılar. Her ne kadar orjinali olsa da; yerlisi de bayağı güzeldi. Şimdilerde sezon finali yapmaya hazırlanıyorlar. Dört kadın, dört erkek karakteri arasında ve yan rollerin de yer aldığı, ilginç küçük, iddialı hikayelerin, öfke, hırs, yüksek egoya dönüşmüş hali. Birçoğumuzu ekranlara bağladı. Sahnelerin birinde; iki kadın arasında geçen bir replik vardı ki, beni bayağı düşündürdü.
Kadınlardan biri rol gereği arkadaşını almış karşısına nasihat veriyor. "Bak şekerim aşk ve evlilik basit bir şeydir.
Yapacağın tek şey, güzel bakımlı olmak ve akıllıca davranmak. Maddi durumu iyi bir koca adayı bulup biraz onun üzerinde çalışınca al sana güzel bir yaşam. Fazla çabada sarf etmiyorsun. Bedenine itina et, cilveli, nazlı ol, kendini aciz göster ve heyecanlı bir dişilik yeter."

ACI BİR GERÇEK

İlişkilerin bu kadar basit algılanma şekliyle yaşanan onlarca evlilik olabilir.
Sahne aslında acı bir gerçeğe parmak basıyordu. Aklını ve fiziksel özelliğini iyi bir evlilik için kullanma kılavuzu haline dönüştürmek, bizim toplumuzun bir kesiminde kesinlikle var. Annelerin kızlarını yetişme çağında en çok aşılamaya çalıştığı fikirlerden biridir. "Aman kızım varlıklı bir koca bulsun rahat etsin" Peki sonrası; mutsuz evliliklerin faturasını arada kalan çocuklar ödemiyor mu? Halk arasında bir deyiş daha vardır. "Parayı bulan erkeğin, ilk işi eşini değiştirmektir." Parayı bulamayanların da türlü türlü huyları var ya. O da ayrı bir konu.
Çorap kaçığı ilişkiler kullanılmaz hale gelinceye kadar bizi bir hayli yoruyor.
Bilmem hatırlayanlar var mı?
1980 yıllarda tv'lerde bir reklam vardı, "Eskimiş paspaslarınızı atın yenisini alın" şimdilerde "Beyaz eşyalarınızı yenisiyle değiştiriyoruz" sloganları...
Eşler elbette eşya değil ama yıllar geçtikçe yenisiyle değiştirme çabaları neden, sorusu kafamı kurcalamıyor değil.
İlişkilerimizde nerede hata yaptık? Hangi yanlış algılarla büyütüldük. Son yıllarda dünyada en çok boşanmanın olduğu ülkelerin sıralamasında başlardayız. . Ne acı... Aile önemli bir kavram.

BU NE GÜZEL KEYİF

Bireylerin birbirini tanıması uzun zaman alıyor. Heyecanların alışkanlıklara dönüşmesi belki evlilikte kan kaybettiriyor ama daha güzel bir nitelik kazandırıyor. Eş; en iyi arkadaşın dostun oluyor. Hiç kimseyle paylaşamadığın, anlatamadığın duygularını ona söylüyorsun. Rol yapmıyorsun.
Oynamıyorsun. Sadece kendin oluyorsun.
Bu ne güzel bir keyiftir. Emin olun içerisinin sakinliği, dışarısının kalabalığından iyidir. En önemlisi, kafanız dinç kalır.
Evet... "Sizi şöyle alalım, nasihatımızı yapalım." Gerisi size kalmış.
Huzurlu haftalar...

BİZE ULAŞIN