• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm GONCA ELİBOL Deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 16.11.2020, 00:00

İzmir'de yaşanan depremin ardından, depremzedeler için yeni sorunlar doğmaya başladı. Binalarının güvenliğinden endişe duyan vatandaşların sağlam binalara taşınmaları devam ediyor. Herkes korku içinde. Zaten bazı uzmanlar gelecek aylarda Aydın kaynaklı yeni bir depremin yaşanacağını, çok büyük bir alana yayılacağını ve 7.5 büyüklüğünün de üstünde olacağını dile getiriyor. Allah korusun, bu büyüklükte yeni bir deprem yaşanması durumunda, çok acı felaketler ortaya çıkabilir. Çünkü 6.6'lık depremle İzmir'de binlerce ev hasar aldı. Depremzedeler kiralık veya satılık ev ararken fiyatların çok yükseldiğinden yakınıyor. Bazı fırsatçı ev sahipleri fahiş satış fiyatları ve kira bedelleri istiyor. Yahu hiç vicdan yok mu? İnsanların mağduriyetinden fırsatçılık yaparak alınan o paranın ne kadar bereketi olabilir?

FAİZ ORANI DÜZENLENEBİLİR
Depremle birlikte gündeme gelen en önemli konu kentsel dönüşüm. Eski ve hasar gören binaların kentsel dönüşüme girmesi yeni bir felaketin önlenmesi adına çok gereklidir. Ancak buna maddi sorunlar engel olmaktadır. Çünkü inşaat maliyetlerinin yüksek olması, müteahhitlerin ev sahiplerinden büyük miktarlarda para talep etmesine neden oluyor. Ekonomik anlamda yeterli güce sahip olmayan aileler zorluk çekmektedir. Mevzuata göre kredi çeken kişi kira yardımı alamıyor.

Zaten bankaların verdiği kredi üst limiti müteahhit talebinin altında kalıyor. Hem kredi çekmek hem kira ödemek ev sahipleri için ağır geliyor. Dolayısıyla bu sorunlar kentsel dönüşümün önünü kesiyor, geri adım attırıyor. Kolaylaştırıcı olması bakımından bankaların kredi üst limitinin ve ödeme süresinin arttırılması ve de faiz oranlarının düşürülmesi için yeni bir düzenleme yapılabilir. Ayrıca bankadan kredi çeken kişi, kira yardımı alamadığından, geçici bir süre için eş zamanlı çözüm getirilebilir.

İNŞAAT MALİYETLERİ ARTTI
Genel çerçeveden bakıldığında, kentsel sorunların kök nedeni inşaat maliyetleridir.
Serbest piyasa ekonomisi içinde tedarikçiler hammaddelere dilediği gibi fiyatlandırma yaptığından, durum inşaat sektörü için büyük bir sorun oluşturmaktadır. İlk yapılması gereken, hammaddelere fiyat limiti belirlemek olmalıdır. Fiyatlar devlet kısıtı ve kontrolünde ilerlemelidir. Bu uygulama, fırsatçılığın önünü kesecektir. İnşaat sektörü, lokomotif sektördür. Burada yapılacak yeni bir düzenleme birçok sektörün gelişmesine de yol açacaktır. Ülkemiz 1999 depreminden sonra yasal anlamda çok büyük yenilikler yaptı. İncelediğimiz zaman Avrupa standartlarında mevzuatlarımız var. Deprem ile ilgili yasal bir eksiklik yok. Maalesef tek eksik denetim ve uygulama sorunu. Başta yerel yönetimlere büyük görev düşüyor.

BİNALARA KİMLİK KARTI
İzmir depreminin acı gerçekleri ve çıkarılan derslerle birlikte devletimiz inşaat sektörüne ilişkin yeni düzenlemeler yapacak.
Bu kapsamda önemli çalışmalar yapılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un belirttiği gibi binalara kimlik kartı verilmesi ve inşaat aşamasında çipli sistemlerin oluşturulması ile yapılar şeffaf bir şekilde denetlenebilecektir. Bina takibinin yapılacak olması, 'deprem değil bina öldürür' sözünü de tarihe karıştıracaktır.
21. yüzyıl teknolojisi ile halen bina nedeniyle canların gitmesi bir utançtır.
Dileriz bu teknolojik yenilikle ve denetimler sayesinde kayıp yaşanmayan bir ülke oluruz. Nitekim yüzde 70'i deprem bölgesi olan bir ülkede yaşıyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI