• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Eşim benimle neden sürekli inatlaşıyor? HAKAN URGANCI Eşim benimle neden sürekli inatlaşıyor? hakan.urganci@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23.09.2018, 00:00

Aynı hedefe koşanların, aynı havayı soluyanların diğerlerinden çok zıtlaşması, kaderin garip bir cilvesi. Sorun evlilere, en çok kimden şikayet edecekler? Eşlerinden...
Niye? Eşleri dünyanın en kötü insanı mı? Asla. Hatta belki de onlar için en iyisi. Peki neden hep bam telimize basıyorlar? Eh, çünkü o telin yerini en iyi onlar biliyor. Bizi "mutlu etmesi" için ilişki kurduğumuz hatta evlendiğimiz, tüm bir ömrü adadığımız bir insanın asıl işinin "bizimle zıtlaşmak" gibi görünmesi ne garip! Hatta kaderin önemli bir parçası. İnsan kendini alışverişte (hem de ömrünün en önemli alışverişinde) kazıklanmış hissetmez mi?
Hadi itiraf edin, zaman zaman siz de böyel hissetmiyor musunuz?
Yanılgımız, bakış açımızdan kaynaklanıyor.
Hiç kimsenin (eğer bu bir canlıysa) varoluş amacı, gerekçesi sizin fani bedeninizi ve zihninizi rahatlatıp mutlu etmek, onu sonsuz bir uyuşma odasında tutmak olamaz. O da bir canlı. O da insan.
Onun da ihtiyaçları, öncelikleri var.

TABAN TABANA ZIT

Peki, şöyle de diyebilirsiniz: Neden beni anlamıyor? Neden hep A dediğimi B kabul ediyor? Neden taban tabana zıttız? E, çünkü onun da işi o...
Nasıl, dediğinizi duyar gibiyim.
Tekrar en başa döneyim. Eşlerin her biri de aynı yanılgıyla, hayat arkadaşlarının elmanın diğer yarısı, tablonun eksik parçası, sığınılacak liman olduğunu düşünür. E, çoğu zaman öyledir de... Zor zamanınızda yanınızda olan kişidir o. Size sarılan, teselli eden, göz yaşlarınızı omuzuna silebileceğiniz kişi.
Ancak unutulmamalı ki, yine aynı kişi, pek çok normal anınızı da cehenneme çevirebilecek insandır.
En kirli yanlarınızı, hatalarınızı, herkesten kaçırdığını zaaflarınızı bilir.
İsteyerek veya istemeyerek sizin dosyanızı tutar. Bir nevi kozmik odanızdır. Bu sebeple eğer isterse, canınızı herkesten çok, daha derin ve uzun süreli olarak yakar. İsterse ömür boyu geçmeyecek yaralar açabilir, toplumdaki itibarınızı yerle bir edebilir. Özellikle boşanma davaları, bu durumların tiyatro sahnesidir.
Yaşayan bilir.

AŞK KAMUFLAJI

Yine de ekstrem durumlar haricinde (birlikte olduğunuz insan psikolojik açıdan dengesiz ya da merhametsiz biri değilse) mutlu olmaya bakmalı.
Çünkü dediğim gibi, onun iş tanımında sizi zaman zaman diken üstünde tutmak, eksik yanlarınıza saldırmak, egonuza meydan okumak var. Hayat sahnesi bir sınav alanıysa, o aslında bizi diğerlerinden ayrılık zanına düşüren egomuzun parçalanma alanıdır. Kim olduğumuzu sandığımız şeye saldırı olmazsa, "gerçekte" kim olduğumuzu asla anlayamayacağız.Bu dersleri verecek kişilerin de karşımıza en cazip kılıklarla, özellikle de aşk kamuflajıyla çıkıyor olması fena mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN