Hüseyin Kocabıyık

Çevik Bir günah keçisi mi?

Solculuğuyla maruf bir yazar televizyonda konuşuyor; dediği şu: "28 Şubat soruşturması asla yaygınlaşmamalı, sadece askerleri kapsamalıdır".
Bu sözlere gülüyüm mü yoksa bu sözün sahibine acıyım mı bilemedim.
Aslında bu sözler, son günlerde 28 Şubat'ın medyadaki işbirlikçilerinin 28 Şubat'ın bütün sorumluluğunu askerlerin üzerine yıkıp hukuki ve ahlaki sorumluluktan kurtulma çabalarını ifade ediyor.
Yine dün aynı şekilde, 28 Şubat'a destek vermiş bir başka yazar televizyonda Çevik Bir için ağzına geleni söylüyordu.
Bu derece ahlak dışı bir davranışa benim dayanmam mümkün değil.
Çevik Bir gözaltına alındı ya, 28 Şubat'ın ne kadar işbirlikçisi varsa hepsi bu emekli generali elbirliği ile günah keçisi haline getirmeye çalışıyorlar.
***
Çevik Bir masum biri midir?
Asla değildir; 28 Şubat'ın göz önündeki bir numaralı aktörüdür ve yargılanmayı çoktan hak etmiş birisidir.
Ama hiç kimse beni, Çevik Bir'in 28 Şubat'ın ortaya çıkışından ve kurgusundan sorumlu bir numaralı isim olduğuna inandıramaz.
Tam aksine, benim kesin inancım şudur ki 28 Şubat'ı yaratan asıl güç asker değil, medyanın da içinde olduğu büyük sermayedir.
Askerler sadece fedai olarak kullanılmıştır.
Nitekim Çevik Bir 28 Şubat'tan bir süre sonra "bizi kullandılar" diyerek içine düşürüldükleri durumu kavradığını belli etmiştir.
Bu şekilde 28 Şubat'a dair ilk samimi eleştiriyi yapan kişi Çevik Bir olmuştur.
Çevik Bir benim hafızamda, "Demokrasiye balans ayarı yaptık" sözüyle olduğu gibi "kullanıldık" sözüyle de yer etmiştir ve iki sözünde de samimidir.
Çevik Bir kendilerini kullananların kimler olduğunu pekala biliyor; umarım yargı safhasında bütün bu sürecin arka planını savcılarla paylaşır.
***
Çevik Bir'e dair ben de bir tür sempati duygusu geliştiğini itiraf etmeliyim.
Bunun bir sebebi dürüstçe "kullanıldıklarını" kabul etmesi ve öz eleştiri yapmasıdır..
Diğer sebebe gelince: Herkesi biraz şaşırtacağım ama ben Çevik Bir'in 28 Şubat'ın en görünen aktörü iken dahi demokrasiye inandığını düşünüyorum.
İddialı bir cümle kuracağım, belki de 28 Şubat Çevik Bir olmasaydı "postmodern" bir darbe olarak kalmaz, silahlı bir darbe olarak karşımıza çıkardı.
Zira o günün Çetin Doğan gibi perde arkası generalleri 2002 yılında silahlı bir darbe (Balyoz) hazırlığı yapma iddiasıyla halen yargılanıyorlar.
Buna karşın Çevik Bir, 28 Şubat'ın hemen arkasından üniformasını çıkararak Cumhurbaşkanlığına aday olmak istemiştir.
Bunu bir sivil olarak demokratik usulle kamuoyu önünde yapmıştır.
Nitekim bu arzusu bir karşılık görmeyince sessizce köşesine çekildi.
O günden beri 28 Şubat'ın asıl sorumluları olduğuna inandığım çevreler Çevik Bir'e saldırıyorlar.
Şimdi de onu günah keçisi haline getirmek istiyorlar.
Kısaca "Çevik Bir'i yargılayın, canına okuyun; ama bize dokunmayın" diyorlar.
İşte ben de bu ahlaksızlığa dayanamıyorum ve bu yazıyı yazıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.