• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Kore Savaşı’nda Türk esirler

MEHMET DEMİRCİ

Kore Savaşı’nda Türk esirler

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08 Temmuz 2026

Milletimizin yüksek karakteri, özgüveni, dayanıklı oluşu, insani meziyetleri, dayanışma duygusu, şefkati, merhameti konusunda çok şey duyarız. Bazen bütün bunlar "Türk'e Türk propagandası" ve kuru bir övünme olabilir mi şeklinde sorular hatırıma gelir. Yeni okuduğum bir kitapta bunun böyle olmadığını açık seçik delillerle ortaya konduğunu görünce içim ferahladı. Milletime olan sevgim bir kat daha arttı.

Kitabın yazarı Dr. Aynur Onur Çifçi. ODTÜ Uluslararası İlişkiler mezunu, ABD'de alanında Yüksek Lisans ve doktora yapmış. Bu sırada rastladığı "Kore savaşında esir düşen Türk Askerleri"ne ait bir belge yazarın ilgisini çeker. Amerika'da bu konuda ulaşabildiği başka malzemeler ve Türk Genel Kurmayı'nın hazırladığı raporlar ışığında bir kitap yazar: Ben Türk (Timaş yayını).

1950'de BM'nin çağrısına uyarak Kore'ye 5090 asker gönderdik. Bunlardan 725'i şehid düştü, 244 tanesi Komünistlere esir oldu. Kitabın konusu üç yıl süren bu esaret döneminde yaşanan çok feci, son derece acıklı günler. Açlık, sefalet, aşırı soğukta yağmurda karda, giyecek ve yiyecek sıkıntısı içinde, uykusuz günlerce çamur deryası içinde yürüme gibi tarife sığmaz işkence manzaraları.

TÜRKLERDEKİ DAYANMA GÜCÜ

Kore Savaşı süresince 7190 Amerikalı esirin %38'i; 1148 İngiliz esirin %15'i esir kamplarında öldü. 244 Türk esirden kamplarda ölen olmadı. Çünkü Türkler arasındaki disiplin ve birlik ruhu o derece kuvvetliydi ki bir Türk hasta olduğunda, silah arkadaşları kendisine bir bebek gibi bakarak onu iyileştiriyorlardı. Oysa hasta düşen çok sayıda Amerikalı, esir kamptaki vatandaşları tarafından ölüme terk edildi.

ABD esirlerinin %15'i kamplarda kaldıkları süre boyunca düşmanla iş birliği yaptı. Türk esirler arasında sadece bir çavuş komünizmi kabul etti ve Türkiye'ye dönmek istemedi. Türk esirler Ruslara dolayısıyla da Rusların temsil ettiği komünist ideolojiye derin bir düşmanlık duyduklarından, komünistlerle işbirliği yapanlara mesafeliydi.

Amerikalı esirler ile Türk esirlerin dayanma gücü arasındaki uçurum ABD'li askerî ve siyasi çevrelerde rahatsızlık yarattı. Türk esirlerin düşmana karşı gösterdiği başarılı direnişin altında yatan faktörler tespit edilecek ve Amerikan KK bu bilgiyi muharebe ve esaret eğitiminin hazırlanmasında kullanacaktı.

GÜCÜMÜZ İNANCIMIZDAN

ABD'li yetkililer askeri eğitimde hangi talimnameyi kullandığımızı sordular, bunu örnek alacaklardı. Aynı talimnameyi kullandığımız söylenmesine rağmen inanmak istemediler. Aslında başarılı esaret performansının dayandığı nokta Türk kültürüydü. Daha doğrusu, Türk toplumundaki inanç ve düşünce yapısı, adalet anlayışı, disiplin ve sosyal yardım geleneğiydi.

Türk insanı Batılı modernleşme yönünde yapılan tüm reformlara rağmen hâlâ âdetlerine bağlı; toprakla ilişkisi kopmamış; doğduğu andan itibaren katı bir disiplin ile babasına, devlete ve orduya itaat etmesi gerektiği fikriyle yaşamıştı. Türk anneleri daha bebeklerini emzirirken onlara Türklüğün üstünlüğünü ve Allah'tan başka ilah olmadığı öğretiyordu.

Bu tespitler 75 sene öncesine, 1950'lere ait. Umarım aynı ruh ve anlayış devam ediyordur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.