Nihan Yarkent İnce

Biz böyleyiz

Korona virüsle mücadelede rakamların giderek artması gayet normal. Neden mi? Devlet istediği kadar maske, mesafe desin, tınlayan yok da ondan. Tıpkı trafik kurallarını hiçe saydığımız gibi. Tıpkı yasak olmasına karşın ormanda mangal keyfi için ağaçlarımızı yaktığımız gibi. Tıpkı fay hatları üzerine ev yaptığımız gibi.
Tıpkı elimizdeki pet şişesini ayrıştırılmış çöp kutusu yerine yere atmayı tercih ettiğimiz gibi. Denizimizi kirlettiğimiz, havamızı kirlettiğimiz, estetikten uzak binalar dikmeyi sevdiğimiz gibi. Biz daha bunları önleyemedik, virüsün yayılımını nasıl önleyeceğiz?
TAKMIYORUZ
Kim takar maskeyi. Kim takar mesafeyi. Hangimiz bakkala, manava gittiğinde, hangimiz sokağa çıktığında maskesiz-mesafesiz şuursuzları görmüyoruz ki. Hepimiz görüyoruz.
Hangimiz her gün trafik kurallarını çiğneyen bir maganda görmüyor ki. Hepimiz görüyoruz. Hangimiz yaşadığımız şehrin pisliğinden dem vurmuyor ki. Hangimiz otobüs, metro, vapura binerken, binmeyi, inmeyi bilmeyenle karşılaşmıyor ki. Biz böyleyiz.
Öyle olmayan azınlıkta. Bunu kabul etmek gerek. Bayramda plajları gördük. Plajları geçtim, öyle olmayan yer mi var? Öyle, çünkü biz öyleyiz.
Takmıyoruz.
Sonrasında trafikte kuralları hiçe saydığımız için ölüyoruz, öldürüyoruz.
Güzelim yeşil ormanlarımızı cayır cayır yakıyoruz. İçindeki binlerce canlıya kendi ellerimizle kıyıyoruz. Betondan, ondan bundan çalarak yaptığımız konutlarla insanları tabuta sokuyoruz.
Doğamızı hançerliyoruz. Tüm bunları bile bile yapıyoruz. Çünkü biz öyleyiz.
Virüse inanmayanımız var yahu..
INANMAYAN DA VAR
Hani Ay'a ilk insanın indiğine inanmayanı anlarım da bunu anlamak için çok çırpındım ama başaramadım.
"Virüs yok, bu bir proje" diyen var.
Aslında bunu diyenin hiçbir kabahatı yok. Bunu demeyip virüs olduğunu bilenlerin, kuralları takmaması daha büyük sorun elbette. Ama yapacak bir şey yok. Öyleyiz işte..
E öyle olunca n'olacak? Olacağı şu. Sevdiklerimizi, yakınlarımızı, tek tek kaybedeceğiz. Eğer daha fazla duyarsız olursak, kurallara uymazsak olacağı bu.
Düşünsene bugün virüs testinin pozitif çıktığını. Bittin. Annen, baban, kardeşin, ağabeyin, eşin, dostun, çocuğun...
Hepsini riske attın. Büyük bir olasılıkla onlar da artık pozitif. Düşün bir kere.
KEK BÖREK GÜNLERI
"Bak şunu söyleyeyim. Sen öylesin ama biz değiliz" İşte bunu da söylemek çok zor. Dürüst olmak lazım. Kurallara uymak için çaba gösteren o azınlık da dürüst olmalı. Hepimizin kaçamakları var. Hepimizin sokağa çıkarken, bir dostu geldiğinde, orda burda, şu veya bu nedenle mesafeyi de maskeyi de hiçe saydığı anlar var. Öyleyiz işte.
Sonuçta yazın bitmesine şurada sayılı günler kaldı. Rehavet, belki tatile girer umudu yavaş yavaş yeşermeye başladı. Çok kısa sürede yine evlerde kek-börek günleri başlarsa şaşırmayın.
Çünkü bu virüs "öyle" olanları çok seviyor. Bu karşılıksız aşkta kaybetmek istemiyorsanız, öyle olmayı bırakın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.