Nil Kuyumcu

Sizin kahramanınızı zevk için öldürselerdi ne yapardınız?

Bizlere ve bizden önceki jenerasyonlara "büyüyünce ne olacaksın" diye sorulduğunda yanıt çoğumuz için belliydi: Doktor...
Bu yanıt bir yandan da ilginçti.
Hem küçükken doktora götürülmekten korkup, hem de büyüyünce "doktor olacağım" demek...
Ben de korkardım...
Şimdi ismini, nerede çalıştığını bilsem koşa koşa yanına gidip teşekkür edeceğim bir doktorla, o korkumu yenene kadar...
****
Hemen her kız çocuğu gibi "prenses modu"nda büyütülürken, küçük bir kaza geçirmiştim ve alnım yarılmıştı.
7 yaşında falandım...
Ailem büyük bir telaş içinde beni hastaneye götürüyordu.
Ve şu cümleyi duydum birinden: "Dikiş atılması lazım"
Aman tanrım! Beni iğne iplikle dikeceklerdi!
Ne iğne umurumdaydı, ne canımın acıması, ne kan...
Frankeştayn'ın görüntüsü gelmişti aklıma.
Ve onun yüzündeki "tren yolu" gibi dikiş izleri...
Daha önce de birkaç arkadaşıma dikiş atılmıştı ve onlarda da öyle berbat bir iz vardı.
Alnımın ortasında o izi hayal ediyordum.
Prenseslikten Frankeştayn'a geçiş! Hayır!
Hastanenin ortasında "Bütün güzelliğim bozulacak" diyerek hıçkırıklarla ağlamaya başladım. (Megalomanlık çocukken başlıyor demek!)
Ve benim beyaz önlüklü kahramanım yanıma geldi.
Yüzümü sevdi...
Öptü...
Sesini hatırlamam elbette mümkün değil... Ama sesteki güven tınısını hala hissediyorum...
"Sen çok güzelsin ve ben senin güzelliğini bozmayacağım. Estetik dikiş yapacağım" dedi.
Sustum...
Artık ağlamıyordum...
Estetik dikişin ne olduğu konusunda zerre kadar fikrim yoktu elbette...
Ama anlamıştım...
İz kalmayacaktı...
Güvendim ben ona...
Doktoruma...
Tek sözü yetmişti...
Ve artık benim kahramanımdı.
****
Doktorlarım bilir... Ben çoook soru sorarım aklıma bir sorunum takıldığında...
İşte bu "huyum" o günden kaldı.
O bana dikiş atarken; ben kahramanıma onlarca soru sordum.
Beni neyle dikeceği, ne kadar süreceği ve daha bir sürü şey...
Hepsine cevap verdi...
O benimle konuştukça sesindeki güven beni sakinleştiriyordu.
Sözünü tuttu...
Okulda herkesin dikişi Frankeştayn gibiyken bende sadece ince bir pembe çizgi kaldı.
"Sen büyüdükçe bu çizgi kaybolacak ve saçlarının arasında kalacak" dedi.
Bu sözünü de tuttu. O iz, birkaç yıl sonra gözükmedi...
****
Ve bir cinayet, beni alıp o yıla götürdü....
Sen, hain adam!
"Canım sıkıldı. Böyle zevklerim var. Hoşuma gitti ondan vurdum" diyerek öldürdüğün, yalnızca bir doktor değildi!
Sen, kim bilir kimlerin kahramanını, çocukluk anısını ve "hayatta kalma" şansını yok ettin...
Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde görevli Op. Dr. Kamil Furtun, bir psikopatın silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetmese, daha kim bilir kaç canı kurtaracaktı.
Kaç ameliyatta, hastasını ölümle yaşam arasındaki o çizgiden çekip çıkaracaktı.
Ameliyathanenin kapısında bekleyen bir anne, aşık bir kadın, gözü yaşlı bir evlat, gözyaşını içine akıtan bir erkeğin "yükünü" taşırken yapıyordu o ameliyatları...
Çünkü o kapı açılacak ve ona korkuyla bakan gözlere bir cevap verecekti...
"Hastayı kurtardık"
Ama o kurtarılamadı işte...
O, bu sözü kim bilir kaç kez söylemişti ama meslektaşları ne yazık ki onun için diyemedi...
Op. Dr. Furtun hayatını kaybetti...
****
Kasten adam yaralamaktan sabıkalı katile, "zevk" değil "hak ettiği için" en ağır cezayı verecek bir hakim lazım şimdi...
Son dönemlerde insanın içini kanatan, canını yakan, isyan ettiren, çok büyük toplumsal travmalara yol açan cinayetlere tanıklık ediliyor.
Birileri, bakkaldan leblebi alır gibi silah temin edebiliyor...
Hukuk adamlarının "ezber bozma" vakti geldi de geçiyor bile...
Eğer istenirse, mevcut kanunlarla da en üst sınırdan "katlamalı" cezalar verilebilir.
Ve şimdi bu psikopata ve onu örnek alacak diğerlerine "zevk"in ve "katil" olmanın ne demek olduğunu gösterecek bir ceza çıkmalı...
Tüm kahramanlar için...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.